16. Hukuk Dairesi 2014/5964 E. , 2014/3752 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : DOĞANŞEHİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/12/2012
NUMARASI : 2010/207-2012/275
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında H.Köyü çalışma alanında bulunan dava konusu taşınmaz orman sahası olması nedeniyle tescil harici bırakılmıştır. Davacı D.. A.., irsen intikal ve tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı D.. A.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın kadim mera olduğu ve meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de, davacı tarafın dayanağı olan tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş, revizyon durumu araştırılmamış, yapılan keşifte mahalline yöntemince uygulanmamıştır. Keşifte bilgisine başvurulan 1930 doğumlu komşu köyden yerel bilirkişi ile 1949 doğumlu davacı tanığının taşınmazın mera olduğuna dair soyut beyanlarına itibar edilerek karar verilmiş, yöntemince mera araştırması da yapılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için davacı taraf dayanağı olan 25.12.1962 tarih 23 ve 24 numaralı tapu kayıtları varsa haritaları ve oluşum belgeleri ile birlikte tesisinden İtibaren tüm tedavülleri ile getirtilmeli, komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler ile dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları dosya arasına konulmalı, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları, fen ve üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu da hazır olduğu halde keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında varsa davacı taraf dayanağı olan tapu kayıtlarının haritası uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasa"sının 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmelidir. Ancak tapu kaydının krokisi zemine uygun değilse ve uygulama kabiliyeti yok ise tapu kaydının sınırlarına itibar edilmelidir. Tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle okunup kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, kayıt uygulamasının, bilirkişi ve tanık sözlerinin
doğruluğu komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beraberinde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydı kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmelidir. Üç kişilik ziraat mühendisi kurulu ile jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetine belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle inceleme yaptırılmalı, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmeli, çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, taşınmazın kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılmalı, 3 kişilik uzman ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazların toprak yapısı, eğimi, niteliği, mera vasfında olup olmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı ve bu suretle kaydın kapsamı ile taşınmazın vasıfları kesin olarak saptanmalıdır. Mahkeme gözlemi de keşif tutanağına yazılmalıdır. Taşınmazın niteliği değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri üzerinde durulması gerektiği de düşünülmelidir. Bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.