
Esas No: 2020/383
Karar No: 2021/8008
Karar Tarihi: 16.11.2021
Taksirle öldürme - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/383 Esas 2021/8008 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK"nın 85/1, 62/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan bir miktar uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde alt sınırdan hüküm kurularak eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Olay günü saat 07.25 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki minibüs ile meskun mahalde, yol yapım çalışması nedeniyle gidiş istikameti trafiğe kapalı, diğer istikametin iki yönlü kullanıldığı, düz, eğimsiz, kuru, stabilize mıcır ile kaplı yolda seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybedip solundaki trafiğe kapalı yola savrularak toprak yığınına çarptığı, akabinde toprak yığınına 3 metre uzaklıktaki menfez çukuruna düştüğü, kaza nedeniyle aracında sanığın aracında yolcu olarak bulunan ...’nın öldüğü, kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu tespit edilen olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura, hagb uygulnaması gerektiğine ve saire ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; Ancak;
CMK’nın "Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar" başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas- 2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK’nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup;
Dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı ve sabıkası bulunmayan, hakkında takdiri indirim uygulanan, asli kusurlu olmasına rağmen alt sınırdan ceza tayin edilen, lehe hüküm talebi bulunan sanık hakkında;
TCK"nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın geçmişi, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, TCK"nın 50/4. maddesi hükmü uyarınca taksirli suçlardan dolayı hükmedilen hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olduğu, dosya içeriğine göre, sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK’nın 50. maddesi hükümlerinin karar yerinde hiç tartışılmadığı, TCK’nın 51. maddesinde tanımlanan erteleme hükümlerinin ‘’erteleme halinde suçtan çekineceğine dair yeterli kanaat oluşmadığı’’ şeklindeki yasal olmayan, eksik gerekçeye dayanılıp uygulanmayarak hüküm kurulması suretiyle CMK"nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 16.11.2021 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.