12. Ceza Dairesi 2013/8138 E. , 2014/3144 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle öldürme
Hüküm :TCK"nın 85/1, 62, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme.
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkûmiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii, katılanlar ve üst Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında uygulanması talep edilen TCK’nın 53/6. maddesi hususunda mahkemesince değerlendirme yapılıp, talebin reddedilmiş olması karşısında tebliğnamedeki bu yöndeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
I-Sanık ... Hakkındaki mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelemesinde;
İnşaat mühendisi sanık ...’in ortağı ve şantiye şefi, sanık ...’ün de formeni olduğu ..... İnşaat’a ait taş ocağında işçi olan ve ekskavatör ile operatör belgesi olmayan ..."nun taş kırdığı bir sırada tepeden kopan büyükçe bir kaya parçasının iş makinesinin sol tarafına çarpıp, makineyi fırlatması ve kabin içine giren daha küçük bir kaya parçasının sırt bölgesine çarpması sonucu akciğer harabiyeti ve göğüs içi kanama nedeniyle öldüğü olayda, emekli olup, herhangi bir teknik yeterliliği bulunmayan sanık ...’ün olayda tali kusurlu olacağı gözetilmeden, sanığın 1. derecede kusurlu olduğuna dair bilirkişi raporuna itibar edilmesi isabetsiz ise de; sanığın asgari hadden cezalandırılmış olması nedeni ile söz konusu isabetsizlik bozma nedeni yapılmamış, aynı nedenle sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine ilişkin ve ekonomik durumu iyi olmayan sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi imkanı varken, ertelenmiş olmasının sanığın lehine olması nedeniyle, sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi imkanının değerlendirilmediğine ilişkin tebliğnamedeki görüşlere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii, katılanlar ve üst Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında tayin edilen uzun süreli hapis cezasının TCK’nın 50/4. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olduğu gözetilmeyerek “sanığa verilen sonuç ceza 5237 sayılı TCK.nun 49/2 maddesi gereğince kısa süreli sayılmayacağından“ şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile TCK’nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının sanık ... hakkındaki (6.) bendinin “Sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının TCK.nun 50. maddesinde sayılan tedbirlere çevrilmesine yer olmadığına,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafii, katılanlar ve üst Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın asli kusurlu olduğunun tespit ve kabul edilmesi karşısında; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asgari hadden ceza tayini,
Kabule göre de;
Sanık hakkında tayin edilen uzun süreli hapis cezasının TCK’nın 50/4. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olduğu gözetilmeyerek “sanığa verilen sonuç ceza 5237 sayılı TCK.nun 49/2 maddesi gereğince kısa süreli sayılmayacağından“ şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile TCK’nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar ve üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.