8. Ceza Dairesi 2020/350 E. , 2020/17457 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 18.06.2010 tarihli talimat duruşmasının CMK.nın 185. maddesine aykırı olarak kapalı yerine açık yapılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I- Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile müştekiler ... ve ...’a yönelik başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya göre sanık müdafi ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık ... müdafiinin, 19.03.2015 tarihli celsede tekrar ettiğini belirtiği 16.03.2015 tarihli beyan dilekçesinde; "sanığın mağdurlarının zararının giderilmesi konusunda üzerine düşeni yerine getirmek istemekte " olduğunu belirterek etkin pişmanlık iradesinin ortaya koyulduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından sanığa uygun süre verilerek, gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçlardan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında TCK.nın 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, eksik araştırmayla yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- TCK"nın 245/1. maddesinde düzenlenen banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunun mağduru kart sahibi olup, suçtan doğrudan zarar görmeyen ... Katılım Bankası A.Ş"nin davaya müdahale hakkı bulunmadığı halde, katılan sıfatı ile davaya kabulüne karar verilip lehine vekalet ücreti tayini,
II- Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... ... hakkında müşteki ...’e yönelik başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
1- Başkasına ait banka veya kredi kartı bilgilerinin ele geçirilerek bu bilgileri kullanmak suretiyle yarar sağlanması halinde eylemin TCK.nın 245/1. maddesi ile uyarınca uygulama yapılması, harcama yapılmak istenmesine rağmen başarılı işlem yapılamaması halinde TCK.nın 245/1 maddesine teşebbüs suçundan uygulama yapılması gerektiği, mağdurlara ait kart bilgileri kullanılarak herhangi bir işlem yapılmaması halinde eyleminin mağdur sayısınca TCK.nın 136. maddesinde düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçunu oluşturacağı cihetle; müşteki ...’e ait ... numaralı kredi kartından ... iletişim hizmetlerinden 22/08/2008 tarihinde 23,00 TL, 29/08/2008 ve 02/09/2008 tarihinde 2 adet 9 TL olmak üzere harcamaların yapıldığı iddia ve kabul edilen olayda; müştekiye ait kredi kartı hesap özetinde ... iletişim hizmetlerinden yapılan harcamaların... numaralı GSM hattına yapıldığının görülmesi, bu GSM hattın da müştekinin soruşturma beyanında bildirdiği üzere kendisine ait olması, müştekinin, kredi kartından bilgisi dışında harcama yapıldığı beyan etmesine rağmen hangi harcamaların bilgisi dışında yapıldığına ilişkin beyanının bulunmaması, müştekiye ait ... numaralı kredi kartına ait bilgilerin suça sürüklenen çocukta ele geçmesi karşısında; müştekiye, ... numaralı kredi kartına ait hesap özetleri gösterilerek bilgisi dışında yapıldığını iddia ettiği harcamalar hususunda beyanın alınması, 22/08/2008, 29/08/2008 ve 02/09/2008 tarihlerindeki harcamaların hangi GSM numarasına yapıldığının ... iletişim hizmetlerinden sorulması, ayrıca ... numaralı kredi kartı ile suç tarihlerinde başarısız çekim işlemi yapılıp yapılmadığının ilgili bankadan tespit edilmesi suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanık ve suça sürüklenen çocuğun hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de; sanık ... müdafiinin, 19.03.2015 tarihli celsede tekrar ettiğini belirtiği 16.03.2015 tarihli beyan dilekçesinde; "sanığın mağdurlarının zararının giderilmesi konusunda üzerine düşeni yerine getirmek istemekte " olduğunu belirterek etkin pişmanlık iradesinin ortaya koyulduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından sanığa uygun süre verilerek, gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçlardan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında TCK.nın 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, eksik araştırmayla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.