20. Hukuk Dairesi 2014/3519 E. , 2014/5941 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... vekili ile davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
... Köyünde 2008 yılında yapılan kadastro sırasında 242 ada 1 parsel sayılı 2388000,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 10/04/1987 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunda orman sayılan yerlerden olduğu belirtilerek 3402 sayılı Kanunun 22/son maddesi uyarınca kadastro tutanağı tutulmaksızın tapuya aktarılmıştır.Davacılar ... ve ..., Kadastro Mahkemesinin 2009/8 Esas sayılı dosyasında 242 ada 1 sayılı parsele yönelik açtıkları davanın görevsizlikle asliye hukuk mahkemesine devredildiğini, asliye hukuk mahkemesince de takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, çekişmeli taşınmazın 3 parça halinde murislerinde kaldığını iddia ederek, dava açmışlardır.Mahkemenin birleşen 2009/140 sayılı dosyasında, davacılar ... ... ve ...’in kadastro mahkemesine verdikleri dava dilekçe ile Hazine adına ağaçlık niteliğiyle tesbit edilen 101 ada 36 parsel sayılı taşınmazın tesbitinin iptalini istedikleri, yargılama sırasında talep edilen taşınmaz bölümlerinin 242 ada 1 sayılı parsel ile ... adına tesbit edilen 101 ada 37 sayılı parselin kapsadığının belirlendiği ve kadastro mahkemesinin 21/05/2009 gün ve 2009/21-77 karar sayılı ilâmıyla 242 ada 1 sayılı parsele yönelik davanın tefrikiyle yeni bir esasa kaydına, 101 ada 36 ve 37 sayılı parsellere yönelik davanın reddine taşınmazların tesbit gibi tesciline karar verilmiş; davacılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02/11/2009 gün ve 2009/13549-16172 sayılı kararıyla 101 ada 36 sayılı parsele ilişkin hüküm onanmış, 101 ada 37 sayılı parsele ilişkin hüküm kaldırılarak “101 ada 37 sayılı parsel hakkında süresinde açılmış dava bulunmadığından kadastro mahkemesinin görevsizliğine” şeklinde düzelterek onanarak kesinleşmiştir. Davacıların, 101 ada 37 sayılı parsele yönelik davası asliye hukuk mahkemesinin 209/140 esasına kaydedilmiştir.Asliye hukuk mahkemesi tarafından; 101 ada 37 sayılı parsel içinde yer alan ve 15/10/2012 tarihli bilirkişi raporunda (b3) ile gösterilen taşınmazla ilgili davacı ...’ın davasının tefrikiyle mahkemenin ayrı esasına kaydına, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 242 ada 1 sayılı parsele yönelik asıl davanın reddine, asil müdahilin talebinin kabulü ile önceki gibi orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, 101 ada 36 sayılı parsele yönelik davanın reddine, 101 ada 37 sayılı parsel içinde kalan ve (c1) ile gösterilen 22,10 m²"lik bölümün tapusunun iptaliyle davacı ... adına, (a2) ile gösterilen 1642,26 m²"lik bölümün tapusunun iptaliyle davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar ... ve ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 2896 sayılı Kanuna göre yapılıp 10.04.1987 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanuna göre yapılıp 20.10.1988 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, davacıların 101 ada 36 sayılı parsele yönelik davalarının reddine ilişkin Kadastro Mahkemesinin 21/05/2009 gün ve 2009/21-77 sayılı kararının Yargıtay 20. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiş olması ayrıca 241 ada 1 sayılı parselin yöntemince yapılan araştırma neticesi kesinleşen orman tahdidi sınırları içinde kaldığının anlaşılması ve 101 ada 37 sayılı parselin (c1) ve (a2) ile işaretli bölümleri üzerinde adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun belirlenmiş olmasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; dava, tapu iptali ve tescil niteliğinde olup; mahkemece, 242 ada 1 sayılı parsele yönelik davanın reddiyle yetinilmesi gerekirken, mükerrer sicil oluşturacak şekilde yeniden orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan “önceki gibi Hazine adına orman vasfında tapuya kayıt ve tesciline,” ibaresi kaldırılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 02/06/2014 günü oy birliği ile karar verildi.