10. Hukuk Dairesi 2016/9145 E. , 2016/13341 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalı ... Merkezinde 18.11.1991- 15.06.1992 tarihleri arasında aralıksız olarak giyim öğretmeni olarak çalıştığının tespitini talep etmiş; Mahkemece, 18.11.1991-14.06.1992 tarihleri arasında aylık ders saati 7,5 saate bölünerek ay içerisindeki çalışma süreleri tespit edilip, buna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
3- 6552 sayılı Kanunun 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.
6552 sayılı Kanun ile ilgili olarak öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan hükümet teklifinde, söz konusu düzenleme 54. madde olarak yer almış, izleyen 55. maddede “5521 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.” denildikten sonra “7 nci maddeye bu Kanunla eklenen dördüncü fıkra hükmü, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalarda da uygulanır.” hükmü Geçici 3. madde olarak öngörülmüş, ancak yasalaşma aşamasında anılan Geçici madde çıkarılıp 6552 sayılı Kanunda bu türden düzenlemeye yer verilmemiştir.
Diğer taraftan, 5521 sayılı Kanunun 15. maddesinde, bu Kanunda açıklık bulunmayan durumlarda Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 66. maddesinde, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği, 447/2. maddesinde, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı, 448. maddesinde, bu Kanun hükümlerinin, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanacağı açıklanmıştır.
Şu durumda, hizmet tespiti davalarında kurumun feri müdahilliğine ilişkin hükmün geçmişe yürütüleceği yönündeki düzenlemenin kanun koyucu tarafından benimsenmemiş olması, ayrıca ve özellikle yukarıda değinilen 448. madde kapsamında, kurum bakımından taraf oluşumu gerçekleştiğinden tamamlanmamış işlemden söz edilemeyeceğinin de belirgin bulunması karşısında, 5521 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkranın 11.09.2014 tarihinden önce açılan davalarda uygulanamayacağı açık olmakla inceleme konusu davada, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu gerekçeli karar başlığında, "Fer"î Müdahil" olarak belirtilen Kurum"un, "davalı" olarak gösterilmesi gerektiği hususunun, mahkemece göz önünde bulundurulmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir (HMK m. 326/I). Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır (HMK m. 326/2). Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinde tarafların kusuru değil, davada haklı çıkma oranları göz önünde tutulmuştur. Mahkemece, davacı istemi dikkate alındığında, kısmen kabule karar verilmemesi ve yargılama giderlerinin haklılık oranına göre paylaştırılmaması, davalı SGK’nın, harçlar dışında avukatlık ücretinden ve yargılama giderlerinden herhangi bir muafiyetinin bulunmadığı gözetilmeksizin 6552 sayılı Kanun hükümleri göz önünde bulundurularak davalı SGK aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi ve 6552 sayılı Kanunun 54. maddesi ile 6100 sayılı HMK."nun 312 ve 323. maddelerine aykırı şekilde ve hatalı değerlendirme sonucu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderinin tamamının davalı MEB"den tahsiline karar verilmesi, davalılardan .................................... harçtan muaf olmasına rağmen aleyhine harç ücretine hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: 1-) Karar başlığında geçen “Feri Müdahil” ibarelerinin silinerek yerine “davalı” ibaresinin yazılmasına,
2-) Hüküm fıkrasının tamamen silinerek, yerine;
“1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile,
Davacının davalı ..."na bağlı 2806.59 sicil sayılı ...Müdürlüğü"nde 18/11/1991 den itibaren,
18/11/1991-14/12/1991 döneminde 19 gün,
15/12/1991-14/01/1992 döneminde 12 gün,
15/01/1992-14/02/1992 döneminde 21 gün,
15/02/1992-14/03/1992 döneminde 18 gün,
15/03/1992-14/04/1992 döneminde 21 gün,
15/04/1992-14/05/1992 döneminde 18 gün,
15/05/1992-14/06/1992 döneminde 10 gün,
olmak üzere toplam 119 gün sigortalı hizmetinin TESPİTİNE,
2-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereğince 1.800,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 1.800,00 TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine,
3-Davalılar ... ve ...harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı yanca yatırılan 24,30 TL başvuru ve 24,30 TL peşin olmak üzere toplam 48,60 TL harç masrafının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 529,75 TL yargılama giderinden, kabul - red oranına göre 317,85 TL"nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı yanca yatırılıp sarf olunmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,” ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.11.2016 günü oybirliği ile karar verildi.