10. Hukuk Dairesi 2016/8653 E. , 2016/13339 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, davalıya ait apartman işyerinde 31.12.2000 tarihinden 08.07.2013 tarihine kadar kesintisiz çalıştığının tespitini istemiş, mahkemece dava kısmen kabul edilerek, 01.01.2005- 08.07.2013 tarihleri arasında Kilis Belediyesi"nce bildirilen 690 gün dışındaki kalan sürede part-time (yarım gün hizmet verdiği) çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir.
Dava, 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan, mülga 506 sayılı Kanunun 79/10 hükmü uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re"sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
506 sayılı Kanunun 4. maddesinde “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. ”Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Sigortalının taraf olduğu hizmet akdinin hangi işverenler tarafından düzenlenmiş olduğu tespit edilip, hizmet tespitine yönelik davanın, anılan Yasanın 79/10. maddesine göre, sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltmesi gerekir.
Husumet konusu ise kamu düzeni ile ilgili olup, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 116. maddesinde yer alan ilk itirazdan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.
Somut olayda davacının husumet yönelttiği ve Mahkemece aleyhine hüküm tesis edilen davalı ..., çalışmaların geçtiği iddia edilen apartmanın bağımsız bölüm maliklerinden biri olup, dosyaya getirtilen apartman bağımsız bölümlerinin tapu kayıtları ve resmi satış senetleri incelendiğinde, bağımsız bölümlerin çok sayıda farklı şahsa ait olduğu anlaşılmaktadır. Yine davaya konu apartmanda kat irtifakı da 15.12.1997 tarihinde kurulmuştur.
Bu açıklamalar ışığında mahkemece yapılacak iş; talep döneminde apartman yönetiminin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasına göre oluşup oluşmadığı, buna göre apartman yönetiminden sorumlu kişilerin kimler olduğu ilgili yerlerden sorulmak suretiyle kesin olarak belirlenerek, Kat Malikleri Kurulunca yöntemince seçilmiş yönetici veya yönetim kuruluna, şayet yoksa, ilgili birimlerden apartmanın kayıtlı tüm kat malikleri tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilerek, tüm kat maliklerine davacı yanca husumet yöneltilip, dava dilekçesi, ilamlar ve duruşma günü tebliğ edilerek, duruma göre davaya dahil edilecek tüm davalıların delilleri toplandıktan sonra yapılacak değerlendirme sonucuna göre, karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule göre de; 01.01.2005 - 08.07.2013 tarihleri arasında Kilis Belediyesi"nce bildirilen 690 gün dışındaki kalan sürelerle ilgili olarak part-time çalışmanın tespitine karar verilmiş ise de, hüküm fıkrasında dışlanan 690 günün hangi dönemi kapsadığı yazılmaksızın, infaza elverişli olmayan şekilde hüküm kurulması, isabetsiz bulunmuştur.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair hususlar incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle, sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalı ..."e iadesine, 03.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.