Abaküs Yazılım
7. Ceza Dairesi
Esas No: 2009/8573
Karar No: 2012/401

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2009/8573 Esas 2012/401 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Finike Sulh Ceza Mahkemesi, bir kişinin ehliyetinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5. maddesi gereğince 730 gün süreyle geri alınmasına yönelik karara verdiği itirazın süre yönünden reddine dair bir karar verdi. Yüksek Adalet Bakanlığından gelen kanun yararına bozma istemi üzerine yapılan incelemeler sonucunda, kararda kanun yolu, süresi, ve mercii belirtilmediği için kararın kesinleşmediği tespit edildi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemi reddedildi. Kararda belirtilen kanun maddeleri ise; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2. maddesi ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 26/2. maddesidir.
7. Ceza Dairesi         2009/8573 E.  ,  2012/401 K.

    "İçtihat Metni"



    İkinci kez alkollü araç kullanmak eyleminden ..."ın sürücü belgesinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu"nun 48/5. maddesi gereğince 730 gün süreyle geri alınmasına dair Kumluca Bölge Trafik Denetleme ve İstasyon Amirliğinin 11/01/2008 tarihli kararına yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin FİNİKE Sulh Ceza Mahkemesinin 21/04/2008 tarihli ve 2008/199 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 31.03.2009 gün ve 18168 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2009 gün ve KYB. 2009-93468 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
    Mezkür ihbarnamede;
    Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29/06/2006 tarihli ve 2006/4216-2876 sayılı ilâmı ile Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 19/11/2007 tarihli ve 2007/11696-13395 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası"nın 40/2.maddesinde "Devlet işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmünün düzenlendiği, keza 5326 sayılı Kabahatler Kanunu"nun 26/2.maddesinde "İdarî yaptırım kararının ilgili gerçek kişinin huzurunda verilmesi halinde tutanakta bu husus açıkça belirtilir. Bu karara karşı başvurabileceği kanun yolu, mercii ve süresine ilişkin olarak bilgilendirildikten sonra kişinin karar tutanağını imzalaması istenir. İmzadan kaçınılması halinde bu durum tutanakta açıkça belirtilir. Karar tutanağının bir örneği kişiye verilir." hükmünün yer aldığı, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası"nın 40/2.maddesinin gerekçesinde açıklandığı gibi, bireylerin yargı ya da yönetsel kurumlar önünde etkin bir biçimde haklarını arayabilmelerine olanak tanıması ve kolaylık sağlanmasının amaçlandığı, son derece karmaşık ve dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesi ile hak arama, hak ve özgürlüklerin korunmasının amaçlandığı, bu bağlamda idare kararlarına karşı başvurulacak kanun yolu ile süresinin açıkça ve doğru olarak gösterilmemiş olması bu hakkın etkin bir şekilde kullanılmasını doğrudan etkileyebileceğinden belirtilen eksiklik giderilmeden kanunlarda öngörülen başvuru süresinin işlemeye başlamayacağının kabulünde zorunluluk bulunduğu cihetle,
    İtiraza tâbi kararlarda kanun yolu, mercii ve süresi hiç gösterilmemiş veya hatalı gösterilmiş ve bu kararlara karşı kanun yoluna müracaat edilmemiş olunan hâllerde ise itiraz süresinin işlemeye başlamayacağı, ilgililere kanun yolunu, süresini ve merciini gösterecek şekilde yeniden tebliğ işleminin yapılması ve itiraz etme hakkının bundan sonra başlayacağının gözetilmesi gerektiği, somut olayda kabahatlinin ehliyetinin geri alınmasına dair 11/01/2008 tarihli tutanakta kanun yolu, mercii ve sürelerinin gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, kabahatli tarafından verilen itiraza ilişkin 27/03/2008 tarihli dilekçenin, 7201 sayılı Kanun"un 32.maddesi uyarınca öğrenme üzerine süresinde verilmiş itiraz dilekçesi olarak merciince değerlendirilip, itiraza konu işlemin esasına girip esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde başvurunun süre yönünden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

    Yazılı emirle bozulması talep edilen sulh ceza mahkemesinin kararında idari para cezası yanında ehliyetin geri alınması talebi de birlikte değerlendirildiğinden itiraz yasa yolu açık olduğu halde kararın kesin olarak verildiği yazılarak sanığın yasa yolunda yanıltıldığı anlaşılmakla;
    Yargıtay C.G.K.nın 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 Karar sayılı kararında belirtildii üzere, Anayasa"nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Kanun yararına bozmaya konu kararda anılan hususların belirtilmediği bu suretle hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 17.01.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi