(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2017/3793 E. , 2019/12309 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ..."ye üzüm sattığını, ancak davalının satın aldığı üzümlerin parasını tam olarak ödemediğini ileri sürerek, ödenmeyen üzüm bedeli olan 13.000 TL nin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkeme, davaya konu satım sözleşmesinin miktar itibarıyla yazılı delille ispati gereken hukuki işlemlerden olduğu, tanık beyanları ile ispat edilemeyeceği, davalıların davacı ile kişisel olarak borç ve alacak ilişkisi kurmadıkları gerekçelerine dayanarak davanın reddine karar vermiştir. Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun "Senetle ispat zorunluluğunun istisnaları" kenar başlıklı 203. Maddesinin 1. Fıkrasının (b) bendinde, "işin niteliğine ve tarafların durumlarına göre, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler" ile ilgili olarak tanık dinlenebileceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan madde uyarınca uygulama yapılarak tanık dinlenebilmesi için teamül unsurunun gerçekleşmesi ve bir çevrede herhangi bir hukuki işlemin devamlı olarak senede bağlanmamasının âdet haline gelmesi ve bu hususun zaman içinde herkesçe uyulmak suretiyle istikrarlı bir nitelik kazanmış bulunması ve ayrıca kamuoyunda da bu teamüle inanılmış olması gerekmektedir.
Somut olayda davacı, dava dilekçesi ile birlikte bildirdiği deliller arasında tanık deliline de dayanmış ve tanık dinlenmesi talebinde bulunmuştur. Yukarıda belirtilen istisnai kanun hükmü mahkemece nazara alınarak işlemin niteliği itibariyle yörede yapılan üzüm satışlarının senede bağlanıp bağlanmadığının Ticaret Odası Başkanlığı, İl/İlçe Tarım Müdürlüğü, ... odası, Belediye Başkanlığı gibi ilgili resmi makamlardan sorulması, gelecek cevabî yazılar uyarınca satışların senede bağlanmaması yönünde teamül oluşup oluşmadığı hususunun belirlenmesi ve bu belirlenmenin ardından tanık dinlenip dinlenmeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usûl ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Kabule göre de; davalı ..., davacıdan teslim aldığı üzümlerin ortağı olduğu ... Sebze Meyve Gıda İth. İhr. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına satın aldığını, bu alım satım nedeni ile davacının şirketten 6,000 TL alacağı bulunduğunu kabul etmiş, ancak söz konusu borç nedeniyle şirket ortağı olarak kişisel sorumlulukları bulunmadığını savunmuş; mahkemece, davalı ..."nin üzüm alımının şirket adına yapıldığı yönündeki savunmalarına itibar edilerek, davalıların davacı ile kişisel ilişki içerisinde bulunmadıklarının kabulü ile sonuca gidilmiştir. Davalılar hakkında yürütülen ceza yargılamasında şirkete ait ticari defterlerin bilirkişi marifeti ile incelendiği, bilirkişinin raporunda, şirket defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığını, dava konusu üzüm alış verişi ile ilgili olarak herhangi bir alacak-borç ilişkisinin defter kayıtlarında yer almadığını bildirdiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece ceza yargılamasında alınan bu bilirkişi raporu değerlendirilmek ve gerekirse ceza yargılamasının sonucu beklenmek suretiyle, davalı ..."nin teslim aldığını kabul ettiği üzümleri kendi adına mı yoksa şirket adına mı aldığının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle
BOZULMASINA, peşin alınan 29,20 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.