16. Hukuk Dairesi 2014/5354 E. , 2014/3079 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ÇİFTELER ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/01/2013
NUMARASI : 2012/108-2013/15
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı Belediye vekili; davalı adına kayıtlı 128 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 22.12.1998 tarih ve 49/6 sayılı Belediye Encümen Kararına istinaden dört kısma ifraz edildiğini, ancak Encümen kararında (D) harfi ile gösterilen 726 metrekarelik kısmın imar planına göre yola terki yapılması gerekirken davalı adına 128 ada 31 sayılı parsel olarak sicil kaydının oluşturulduğunu, bu yanlışlığın giderilmesi için alınan Encümen kararının Tapu Müdürlüğü tarafından, hatanın ancak mahkeme ilamı ile düzeltilebileceğinden bahisle yerine getirilmediğini ileri sürerek; 128 ada 31 sayılı ifraz parselinin tapu kaydının iptali ile yol olarak terkini istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptal ve yol olarak terkin isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 128 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı iken, Mahmudiye Belediyesinin 22.12.1998 tarih ve 49/6 sayılı Encümen Kararıyla, hazırlanan değişiklik beyannamesine göre dört parçaya ifraz edilmesine 3194 sayılı Yasa"nın 15. maddesi uyarınca karar verildiği; ifraz tescil bildirimi beyannamesinde de, 128 ada 13 parsel sayılı taşınmazın; anılan Encümen Kararı gereğince; 358m2 miktarıyla dükkan kerpiç ev ve avlu cinsiyle aynı ada 28 sayılı, 297 m2 miktarıyla 2 dükkan ve avlu cinsiyle aynı ada 29 sayılı, 329 m2 miktarıyla kerpiç ahır ve avlu cinsiyle aynı ada 30 sayılı ve de 726 m2 miktarıyla kerpiç ahır ve avlu cinsiyle aynı ada 31 sayılı parseller olarak ifraz edilmesinin öngörüldüğü ve Encümen kararı ile tescil beyannamesine uygun olarak da 29.12.1998 tarihinde 128 ada 13 sayılı parselin sicil kaydı kapatılarak ifraz suretiyle 128 ada 28, 29, 30 ve 31 sayılı parseller olarak davalı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı Belediye; ifraza ilişkin Belediye Encümen kararında belirtilen 726 metrekarelik kısmın imar planına göre yola terki yapılması gerekirken, sehven davalı adına 128 ada 31 sayılı parsel olarak sicil kaydı oluşturulduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır. Hemen belirtilmelidir ki; sicil kayıtlarının dayanağını teşkil eden ifraza ilişkin Belediye Encümen kararında ve tescil bildirim beyannamesinde yola terkin ile ilgili bir belirtme bulunmamaktadır. Aksine, çekişme konusu 128 ada 31 sayılı parselin 726 metrekare miktarıyla ve kerpiç ahır ve avlu cinsiyle davalı adına ifrazı öngörülmüş olup, tescil de bu doğrultuda gerçekleştirilmiştir. Öte yandan, ifraza ilişkin Belediye Encümen Kararının idari yargı yerinde iptal edilmediği ve hukuki geçerliliğini koruduğu dosya kapsamıyla sabittir. Bilindiği üzere, sicil kaydının dayanağı olan idari işlem, idari yargı yerinde iptal edilmediği sürece, bu idari işlemin hatalı olduğundan bahisle açılan tapu iptal ve tescil davasının dinlenilme olanağı bulunmamaktadır. Diğer taraftan; 3194 sayılı Yasa"nın 15. maddesinde, imar planlarına göre yol, meydan, yeşil saha, park ve otopark gibi umumi hizmetlere ayrılan yerlere rastlayan taşınmazların Belediyelerce re’sen terkin edilebileceğine ilişkin bir hüküm yoktur. Ayrıca; Belediyece, yasal düzenlemeler uyarınca yapılacak işlemlerle (kamulaştırma, 3194 sayılı Yasa"nın 18. maddesi uyarınca yapılacak imar uygulaması, vs. suretiyle) taşınmazların imar planlarına uygun hale getirilebileceği de tartışmasızdır. Öyleyse; somut olayda yolsuz tescilin bulunmadığı açıktır. Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Kabule göre de, fen bilirkişi raporuyla imar planına göre çekişmeli taşınmazın kısmen yol alanında kaldığı belirlenmesine rağmen tamamının kabul kapsamına alınmış olması da isabetsizdir. Temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.