10. Hukuk Dairesi 2020/9152 E. , 2021/8633 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, fer’i müdahil ve davalı vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, fer’i müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 10.05.2003 – 30.11.2009 tarihleri arasında kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II- CEVAP
Davalılar ve fer’i müdahil vekilleri davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“Davanın kabulü ile;
... T.C. Kimlik ve ...s.s. numaralı davacı ...’nın;
-Davalı işveren...İnş.Malz.Odun Kömür San.Tic.Ltd.Şti.ne ait ... sicil sayılı işyerinde; 10.5.2003 – 30.11.2009 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 2362 gün çalıştığı,
-2362 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“... 1. İş Mahkemesi"nden verilen 02/08/2018 tarih, 2014/682 Esas ve 2018/348 Karar sayılı kararına yönelik davalı iflas idaresi ve fer"i müdahil ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Fer’i müdahil vekili; dinlenen 3 tane bordro tanığının davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiği gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re"sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Davacı tarafça 10.05.2003 – 30.11.2009 tarihleri arasında kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespiti talep edilmiş ve mahkemece tam kabul kararı verilmişse de verilen karar eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.
Davacının işveren aleyhine açtığı ve Yargıtaydan onanarak kesinleşen işçilik alacakları istemli davada, 10.05.2003 ile 18.06.2009 arasında çalıştığını beyan ettiği, mahkemece davacının 31.12.2003 – 31.12.2008 tarihleri arasında 5 yıl çalıştığı kabul edilerek hüküm kurulduğu, temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Hukuk Dairesince de 13.01.2014 tarihinde onanarak kesinleştiği, eldeki davanın ise 29.12.2014 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Kesinleşen işçilik alacaklarına ilişkin dava her ne kadar kesin delil değilse de güçlü delil teşkil ettiği kabul edilerek, sadece tanık beyanlarıyla bu gibi bir delilin ortadan kaldırılamayacağı gözetilmeli, davanın hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı da tartışılarak elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.
O halde, fer’i müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren ilk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.