
Esas No: 2022/3749
Karar No: 2022/14220
Karar Tarihi: 07.09.2022
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/3749 Esas 2022/14220 Karar Sayılı İlamı
2. Ceza Dairesi 2022/3749 E. , 2022/14220 K."İçtihat Metni"
Nitelikli hırsızlık, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığını ihlâl etme suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 35, 62, 151 ve 116/2. maddeleri gereğince 5 ay 12 gün hapis, 3 ay 10 gün hapis ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2014 tarihli ve 2014/801 esas, 2014/811 sayılı kararının Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 15/10/2018 tarihli ve 2016/10216 esas, 2018/12618 karar sayılı ilâmı ile nitelikli hırsızlık ve mala zarar verme suçları yönünden onanması, iş yeri dokunulmazlığını ihlâl etme suçu yönünden bozulmasını takiben, yeniden yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı Kanun’un 116/2, 119/1-c, 35 ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2019 tarihli ve 2018/1011 esas, 2019/253 sayılı sayılı kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20/10/2020 tarihli ve 2020/27439 esas, 2020/11000 karar sayılı ilâmı ile onanmasını müteakip, sanık tarafından 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılması nedeniyle hukukî durumunun uzlaşma hükümleri yönünden yeniden değerlendirilmesi talebinin reddine ilişkin anılan Mahkemenin 03/03/2021 tarihli ve 2014/801 esas, 2014/811 sayılı ek kararına karşı sanık tarafından yapılan itirazın kabulüne dair Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/03/2021 tarihli ve 2021/200 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/02/2022 gün ve 16211/2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/04/2022 gün ve 2022/26856 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 19/04/2018 tarihli ve 2018/2207 esas, 2018/6087 karar sayılı ilamında yer alan "06.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 5560 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesine eklenen 4. fıkra gereğince “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.” ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'uzlaşma' başlıklı 253/3. maddesinin suç tarihi itibariyle, "Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde düzenlenmesi karşısında, 30/10/2008 olan suç tarihi itibarıyla, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlenen mala zarar verme suçunun şikayete tabi olmadığı gibi 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olmadığı anlaşılmakla, itirazın bu nedenle reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile...BOZULMASINA.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinin 2. cümlesinde yer alan,“Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki hükmün, suç tarihi olan 09/05/2009 tarihinden sonra 26/06/2009 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bahisle Ankara 30. Ağır Ceza Ceza Mahkemesince mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçları yönünden dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verilmiş ise de, suç tarihi itibarıyla, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez...." şeklinde düzenlemenin bulunduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun aynı Kanun’un 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olamayacağı, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasındaki “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı ancak, “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki hükmün yürürlükte olması nedeniyle, suç tarihinde uzlaştırma kapsamına girmeyen nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarıyla birlikte işlenmiş ve etkin pişmanlık hükümlerine tabi olan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı, konut dokunulmazlığını ihlal suçunun da anılan Kanunun 119/1-c maddesi kapsamında olması sebebiyle uzlaştırma kapsamında olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinin 2. cümlesinde yer alan,“Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki hükmün, suç tarihi olan 09/05/2009 tarihinden sonra 26/06/2009 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bahisle Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesince mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçları yönünden dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verilmiş ise de, suç tarihi itibarıyla, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez...." şeklinde düzenlemenin bulunduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun aynı Kanun’un 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olamayacağı, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasındaki “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı ancak, “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki hükmün yürürlükte olması nedeniyle, suç tarihinde uzlaştırma kapsamına girmeyen nitelikli hırsızlık ve birden fazla kişi ile birlikte iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarıyla birlikte işlenmiş ve etkin pişmanlık hükümlerine tabi olan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı anlaşıldığından yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, sanık ... hakkında mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçları ile ilgili olarak (ANKARA) 30. Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 23.03.2021 tarihli ve 2021/200 Değişik İş sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 07/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.