Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/477
Karar No: 2020/33

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/477 Esas 2020/33 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan açılan kamu davası sonucunda, Yerel Mahkemece, şikayetçi adına yapılmış geçerli bir şikayetin bulunmadığı gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi ise bu kararın isabetsiz olduğunu belirterek, şikayet hakkının süresinde kullanıldığı tespit edildiği için davaya devam edilmesine karar vermiştir. Ancak Yerel Mahkeme, bozma kararına direnerek önceki kararını onaylamıştır. Ceza Genel Kurulu ise Yerel Mahkeme'nin direnme kararının gerekçesiz olduğu ve usul ve kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.
556 sayılı KHK’nın 61/A-6, TCK’nın 73/4 ve CMK’nın 223/8 maddeleri uyarınca, kamu davasının düşürülmesi şikayet hakkının kullanılmaması durumunda geçerlidir. Ancak bu maddelerle belirtilen şartların gerçekleştiği konusunda Yargıtay'ın karar vermesi gerekir. Bu maddelerle ilgili açıklama yapmadan veya yanlış uygulayarak hüküm vermek isabetsiz olacaktır.
Ceza Genel Kurulu         2017/477 E.  ,  2020/33 K.

    "İçtihat Metni"


    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 19. Ceza Dairesi
    Mahkemesi : İZMİR 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza
    Sayısı : 27-257

    Marka hakkına tecavüz suçundan sanık ... hakkında geçerli bir şikâyet bulunmadığı anlaşıldığından 556 sayılı KHK’nın 61/A-6, TCK’nın 73/4 ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşürülmesine ilişkin İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesince verilen 15.04.2013 tarihli ve 856-216 sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 19. Ceza Dairesince 07.12.2015 tarih ve 13862-8147 sayı ile;
    "Dosya içerisinde bulunan ve 09.02.2011 tarihinde Massachusetts Eyaletinde düzenlenmiş olup Beşiktaş 2. Noterliği tarafından 24.02.2011 tarihinde tercüme edilen 02946 yevmiye no’lu vekâletname kapsamına göre, suça konu markanın hak sahibi olan "... Inc." şirketinin, söz konusu markanın korunması adına şikâyetçi "... İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketini" markayı ihlal eden kişiler hakkında takibat yapılması ve adli ve cezai davaların açılması için vekil tayin ettiği, vekil tayin edilen firmanın da genel vekâletname ile vekil atadığı, söz konusu marka hakkının ihlali nedeniyle ... Inc. firması adına vekaleten şikâyet hakkının süresinde kullanıldığı ve dolayısıyla ortada geçerli bir şikâyet bulunduğu anlaşılmakla, yargılamaya devam ile sonucuna göre karar verilmesi yerine, ... Inc."den lisans hakkını devralan ... AŞ vekili tarafından verilen vekâletname ile ... Inc. adına şikâyet hakkı kullanılamayacağı, dolayısıyla soruşturma ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçe gösterilmek suretiyle 556 sayılı KHK"nın 61/A-6, TCK"nın 73/4 ve CMK"nın 223/8 maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine dair yazılı şekilde hüküm tesisi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Yerel Mahkeme ise 19.09.2016 tarih ve 27-257 sayı ile bozma kararına direnerek önceki hükümdeki gibi kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
    Direnme kararına konu bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2016 tarihli ve 385833 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca 14.12.2016 tarih ve 1395-2088 sayı ile; 6763 sayılı Kanun"un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 19. Ceza Dairesince 23.02.2017 tarih ve 310-1543 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Katılanlar Adidas AG ve Nike International Ltd. tarafından marka hakkına tecavüz suçundan yapılan şikâyetlerle ilgili sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup direnmenin kapsamına göre inceleme katılan ... Inc. adına ... İç ve Dış Ticaret AŞ’nin şikâyetiyle ilgili olarak marka hakkına tecavüz suçundan sanık hakkında kurulan düşme hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı marka hakkına tecavüz suçundan soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için katılan adına yapılmış geçerli bir şikâyet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği"nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; direnme kararının yasal ve yeterli gerekçe içerip içermediği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan açılan kamu davası sonucunda; Yerel Mahkemece 15.04.2013 tarih ve 856-216 sayı ile;
    “Şikâyetçi ... Inc. adına şikâyet dilekçesi veren ... AŞ vekillerinin ... Inc."yi temsil etmeleri mümkün değildir. ... AŞ vekillerinin ibraz ettiği vekâletname sadece ... AŞ"nin taraf olduğu davalarda ... AŞ"yi temsil etme hakkı vermektedir. Conteks Inc. ile kurulmuş bir vekâlet ilişkisi yoktur. Conteks Inc."nin davaya icazeti ve vekâlet ilişkisi sağlanamamıştır. Bu yüzden ... AŞ vekillerinin ... Inc. adına yaptıkları geçersiz şikâyet nedeniyle açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
    ...
    Şikâyetçi ... Inc."ye yönelik eylem bakımından: ... Inc."den lisans hakkını devralan ... AŞ vekili tarafından ... AŞ"nin kendisi için verdiği vekâletname ile ... Inc. adına şikâyet hakkı kullanılamayacağından, mahkemece verilen makul süreye rağmen ... Inc."nin davaya icazeti veya ... Inc. tarafından suç tarihini kapsayacak şekilde düzenlenmiş ... AŞ vekillerine verilmiş bir vekâletname ibraz edilmediğinden bu durumda şikâyet ve katılma talebi geçerli olmadığından, tekelci lisans hakkına sahip olduğu belirtilen ... AŞ vekilleri tarafından altı aylık şikâyet süresi içerisinde ... AŞ adına geçerli bir şikâyette veya katılma talebinde bulunulmadığından altı aylık süre dolduğu için bundan sonra şikâyet ve katılma talebinde bulunulması olanaksız olduğundan, soruşturma ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği ve bundan sonra gerçekleşmeyeceği...” şeklindeki gerekçeyle verilen düşme kararının katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesince 07.12.2015 tarih ve 13862-8147 sayı ile bozulmasına karar verildiği,
    Yerel Mahkeme ise 19.09.2016 tarih ve 27-257 sayı ile; “Şikâyetçi ... Inc. adına şikâyet dilekçesi veren ... AŞ vekillerinin ... Inc."yi temsil etmeleri mümkün değildir. ... AŞ vekillerinin ibraz ettiği vekâletname sadece ... AŞ"nin taraf olduğu davalarda ... AŞ"yi temsil etme hakkı vermektedir. Conteks Inc. ile kurulmuş bir vekâlet ilişkisi yoktur. Conteks Inc."nin şikâyet süresi içerisinde davaya icazeti ve vekâlet ilişkisi sağlanamamıştır. Bu yüzden ... AŞ vekillerinin ... Inc. adına yaptıkları geçersiz şikâyet nedeniyle açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
    ...
    Şikâyetçi ... Inc."den lisans hakkını devralan ... AŞ vekili tarafından ... AŞ"nin kendisi için verdiği vekâletname ile ... Inc. adına şikâyet hakkı kullanılamayacağından, mahkemece verilen makul süreye rağmen ... Inc."nin davaya icazeti veya ... Inc. tarafından suç tarihini kapsayacak şekilde düzenlenmiş ... AŞ vekillerine verilmiş bir vekâletname ibraz edilmediğinden bu durumda şikâyet ve katılma talebi geçerli olmadığından, tekelci lisans hakkına sahip olduğu belirtilen ... AŞ vekilleri tarafından altı aylık şikâyet süresi içerisinde ... AŞ adına geçerli bir şikâyette veya katılma talebinde bulunulmadığından altı aylık süre dolduğu için bundan sonra şikâyet ve katılma talebinde bulunulması olanaksız olduğundan, soruşturma ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği ve bundan sonra gerçekleşmeyeceği” şeklindeki gerekçe ile bozma kararına direnerek önceki hükümdeki gibi sanık hakkında düşme kararı vermiştir.
    Yerel Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda, direnme nedenleri gösterilmeden ve bozmaya niçin uyulmadığı açıklanmadan, ilk hükümdeki gerekçenin tekrarlanması suretiyle direnme kararı verildiği anlaşılmaktadır.
    Anayasamızın 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi uygulamada da keyfiliğe yol açacağında kuşku yoktur. Nitekim Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş uygulamalarına göre de bir karar bozulmakla tamamen ortadan kalkacağından, Yerel Mahkeme tarafından CMK’nın 34, 230 ve 232. maddeleri uyarınca yeniden usulüne uygun olarak hüküm kurulması, bunun yanında direnmeye ilişkin gerekçenin de gösterilmesi gerekmektedir.
    Bu açıklamalar ışığında ön soruna ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
    Yerel Mahkemece, sanık hakkındaki ilk hükümde direnilirken, bu ilkeler doğrultusunda işlem yapılmamış olup direnme nedenleri gösterilmeden ve bozmaya niçin uyulmadığı açıklanmadan ilk hükümdeki gerekçenin tekrarlanması suretiyle hüküm kurulması isabetli değildir.
    Bu itibarla, diğer yönleri incelenmeyen direnme kararına konu hükmün belirtilen nedenle bozulmasına karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 19.09.2016 tarihli ve 27-257 sayılı direnme kararına konu hükmünün, usul ve kanuna uygun direnme gerekçesi gösterilmeden karar verilmesi isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
    2-Dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 28.01.2020 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi