Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2019/81
Karar No: 2020/23

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/81 Esas 2020/23 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2019/81 E.  ,  2020/23 K.

    "İçtihat Metni"

    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 19. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Asliye Ceza
    Sayısı : 124-336

    Sanık ..."in orman alanının işgali ve faydalanma suçundan beraatine ilişkin Marmaris (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 11.10.2012 tarihli ve 227-783 sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesince 11.12.2014 tarih ve 29683-41385 sayı ile;
    "Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı kapsamından suç tarihi itibarıyla işgal ve faydalanma eyleminin devam ettiğinin, dava konusu yerle ilgili firmaya orman işletmesince verilen iznin 07.09.2006 tarihinde iptal edildiğinin, dava konusu yerin orman sınırları içinde kaldığının anlaşılmasına göre sanığın eyleminin sübut bulduğu gözetilmeden yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Bozmaya uyarak yargılama yapan Marmaris 4. Asliye Ceza Mahkemesi ise 13.01.2016 tarih ve 410-32 sayı ile sanığın beraatine karar vermiş, bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 19. Ceza Dairesince 09.11.2016 tarih ve 11414-22266 sayı ile;
    "Sanığın yetkilisi olduğu ... İnşaat, Su Ürünleri, Sanayi ve Ticaret Şirketine orman idaresi tarafından verilen işletme izninin süresinin dolması nedeniyle 07.09.2006 tarihinde idare tarafından iptal edildiği, şirketin ise bu idari işleme karşı Muğla 1. İdare Mahkemesine açmış olduğu iptal davasının 22.10.2009 tarihinde reddine karar verildiği ve kararın temyiz aşamasında olduğu gözetildiğinde, söz konusu iptal davasının akıbetinin beklenmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Bozmaya uyarak yargılama yapan Marmaris 4. Asliye Ceza Mahkemesi ise 01.03.2017 tarih ve 967-180 sayı ile sanığın beraatine karar vermiş, bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 19. Ceza Dairesince 27.12.2017 tarih ve 4314-11731 sayı ile;
    "Sanığın, Söğüt köyü Çomçalık mevkisinde faaliyet gösteren ... Su Ürünleri San. Tic. AŞ"nin yetkili teknik müdürü olduğu, söz konusu şirkete suça konu tahdidi yapılmış 194 bölme no"lu orman alanında Orman Genel Müdürlüğünün 25.09.1996 tarih ve 30 no"lu olurları ile 9 yıl süreli deniz yüzeyinde yapılan su ürünleri üretimiyle ilgili karada 500 m²"lik açık alanda 5,91 m² jeneratör odası, 44,48 m² depo olmak üzere toplam 550,39 m²"lik kapalı alanda balık üretimi tesis kesin izni verildiği, izin süresinin resmi olarak 25.09.2005 tarihinde sona erdiği, Orman Genel Müdürlüğünün 07.09.2006 tarihli ve 02 no"lu olurları ile adı geçen şirketin balık üretim tesis izninin iptal edildiği, buna rağmen suç tarihinde yapılan denetimde adı geçen şirket yetkilisinin suça konu orman alanında bulunan tesisleri kullanmaya devam edip faaliyette bulunduğu gibi iddianame tarihinde dahi işgal ve faydalanma eyleminin devam ettiğinin tespit olunduğu, sanık hakkında verilen beraat kararının Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 11.12.2014 günlü kararı ile mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, bu bozmadan sonra yargılamaya devam eden mahkemenin ise sanığın yetkilisi olduğu şirketin orman idaresi aleyhine ruhsat ve izin iptali işlemine karşı İdare Mahkemesine iptal davası açmış olup ilgili İdare Mahkemesince Orman İdaresinin işleminin iptali ile yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş olması ve kararın Danıştayda temyiz aşamasında olması nedeniyle yeniden beraat kararı verildiği, bu kararı temyizen inceleyen Dairemiz tarafından 09.11.2016 tarihinde verilen bozma ilamıyla Danıştayda bulunan davanın beklenilmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesine karar verilerek beraat kararının bozulduğu, bu bozmadan sonra Danıştay tarafından sanığın yetkilisi olduğu şirketin ruhsat ve izin işleminin Orman İdaresi tarafından iptal edilmesine dair idari işlemin usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle İdare Mahkemesinin iptal kararının bozulmasına karar verildiği ve İdare Mahkemesi tarafından da bozma ilamı doğrultusunda karar tesis edilmesi, bu durumda somut olayın değerlendirilmesi sonucunda;
    Sanığın yetkili olduğu şirketin izin ve ruhsat süresinin resmi olarak 25.09.2005 tarihinde sona ermesi, bu nedenle Orman İdaresi tarafından 07.09.2006 tarihinde izin ve ruhsatın iptaline karar verilmesi, buna rağmen sanığın bu iptal işlemine karşı 20.03.2008 tarihinde açtığı iptal davasına kadar işgal ve faydalanma eylemini sürdürdüğü gibi sanığın Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığında yapmış olduğu 08.02.2010 tarihinde dahi fiili kullanımın devam ettiğini belirtmesi, idari dava sonucunda da idarenin ruhsat iptali işleminin hukuka uygun olduğuna karar verilmesi, bilirkişi raporlarına göre dava konusu alanın tahdidi yapılmış orman alanı içinde yer aldığının belirtilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçe ile beraatine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Marmaris 4. Asliye Ceza Mahkemesi ise 22.06.2018 tarih ve 124-336 sayı ile bozma kararına direnerek önceki hüküm gibi sanığın beraatine karar vermiştir.
    Bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2018 tarihli ve 87670 sayılı "düşme" istekli tebliğnamesiyle dosya, 6763 sayılı Kanun"un 36. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 19. Ceza Dairesince 04.02.2019 tarih ve 8382-3694 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı orman alanının işgali ve faydalanma suçunun sabit olup olmadığının tespitine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği"nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca 24.03.2010 tarihli ve 711-368 sayılı iddianamesi ile; sanık ...’in 17.06.2009 tarihinde, Söğüt köyü Çomçalık mevkisinde faaliyet gösteren ... Su Ürünleri San. Tic. AŞ’nin yetkili teknik müdürü olarak 194 no’lu orman sahasının 50,39 metrekarelik kısmında balık üretim tesisi için alınan iznin süresinin bitmesine rağmen tesisi kullanmaya devam etmek suretiyle 6831 sayılı Orman Kanunu"nun 93/1-2. maddesine muhalefet ettiğinden bahisle kamu davası açıldığı,
    Yerel Mahkemece sanığın sorgusunun 13.07.2010 tarihinde yapıldığı, yargılama sonucunda sanığın beraatine karar verildiği,
    Anlaşılmaktadır.
    6831 sayılı Kanun’un 93. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları;
    "Bu Kanunun 17 nci maddesinde yasak edilen fiilleri işleyenler veya izne bağlı işleri izinsiz yapanlar, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.
    İşgal ve faydalanma suçunun yeniden tarla açmak suretiyle veya yanmış orman sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır",
    5237 sayılı TCK’nın “Dava zamanaşımı” başlıklı 66. maddesi ise;
    "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası;
    a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
    b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
    c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
    d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,
    e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
    Geçmesiyle düşer.
    (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.
    (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur.
    (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır…" şeklinde düzenlenmiştir.
    TCK"nın 66. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça kamu davasının maddede yazılı sürelerin geçmesiyle ortadan kalkacağı düzenlenmiş, aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda bu sürenin 8 yıl olacağı hüküm altına alınmıştır.
    Zamanaşımını kesen sebepler ise TCK"nın 67/2. maddesinde sayılmıştır. Buna göre, bir suçla ilgili olarak;
    a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
    b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
    c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
    d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,
    Hâlinde, dava zamanaşımı kesilecektir.
    TCK"nın 67. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kesen bir nedenin bulunması hâlinde zamanaşımı, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak, dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması hâlinde ise son kesme nedeninin gerçekleştiği tarih esas alınacak, dördüncü fıkrası uyarınca da kesilme hâlinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır.
    Ceza Genel Kurulunun süreklilik gösteren birçok kararında açıkça vurgulandığı üzere, yargılama yapılmasına engel olup davayı düşüren hâllerden biri olan zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi hâlinde, mahkeme ya da Yargıtay, resen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar verecektir.
    Bu açıklamalar ışığında ön sorun değerlendirildiğinde:
    Sanığa atılı yeniden tarla açmak suretiyle veya yanmış orman sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlenen işgal ve faydalanma suçunun yaptırımı, 6831 sayılı Kanun"un 93/1-2. maddeleri uyarınca 12 aydan 4 yıla kadar hapis cezası olup TCK"nın 66/1-e. maddesi uyarınca bu suçun asli dava zamanaşımı süresi sekiz yıl, 67/4. maddesi göz önüne alındığında ise kesintili dava zamanaşımı süresi on iki yıldır.
    Daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 17.06.2009 tarihinde gerçekleştirildiği iddia edilen eylemle ilgili olarak, sanık hakkında dava zamanaşımını kesen son işlem, 13.07.2010 tarihli sanığın sorgusu olup bu tarihten sonra dava zamanaşımını kesen veya durduran başkaca bir sebep bulunmadığı gözetildiğinde, 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresi, Ceza Genel Kurulunun inceleme tarihinden önce 13.07.2018 tarihinde dolmuş bulunmaktadır.
    Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu beraat hükmünün gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle bozulmasına, ancak yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, 1412 sayılı CMUK"nın 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi gereğince uygulanması gereken 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmelidir.
    Diğer taraftan, Yerel Mahkemece yapılan keşif sırasında suça konu tesislerin kaldırılmış olduğunun belirlenmesi sebebiyle müsadere talebinin konusuz kaldığı anlaşılmış ise de müsadere talebine ilişkin olarak mahallinde her zaman karar verilebileceği kabul edilmiştir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Marmaris 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2018 tarihli ve 124-336 sayılı direnme kararına konu beraat hükmünün, gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle BOZULMASINA,
    Ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, 1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi gereğince uygulanması gereken 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının TCK’nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK"nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,
    2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 23.01.2020 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi