5. Hukuk Dairesi 2020/6021 E. , 2021/7323 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 6292 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince taşınmazın bedelsiz iadesi, olmadığında tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın davacının asli talebi yönünden reddine, davacının feri talebi yönünden kabulüne ilişkin verilen ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı ve davalı Hazine vekilleri ile Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf isteminin kabulü ile HMK"nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine dair yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının Yargıtay"ca incelenmesi davalı Hazine vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, 6292 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince taşınmazın bedelsiz iadesi, olmadığında tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davacının asli talebi olan tapu iptali ve tescil isteminin reddine, davacının feri talebi yönünden davasının fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla kabulü ile 200.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkin olarak verilen karara karşı, davacı ve davalı Hazine vekili ile ihbar olunan Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapılan istinaf başvurusunun İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf itirazlarının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 353/(1)-b/1 maddesi gereğince esastan reddine; davalı Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 353(1) b-2 maddesi gereğince İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 25/12/2018 tarihli ve 2016/111 Esas-2018/633 Karar sayılı kararının kaldırılmasına; davacı tarafından açılan davanın tüm talepleri yönünden reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili ile ihbar olunan lehine hükmolunan vekalet ücretine ilişkin olarak davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu İzmir İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 263 parsel sayılı, 373,50 m2 yüzölçümlü ve 264 parsel sayılı, 370,50 m2 yüzölçümlü arsa vasıflı taşınmazların ifrazen geldiği 63 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro sonucunda 14/10/1946 tarihinde üçüncü kişiler adına tescil edildiği, 1958 yılında yapılan hükmen taksim sonucunda ifrazen 63 ada 107 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, 1959 yılında yapılan ifraz sonucunda da 137 ada 263 ve 264 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu ve her iki taşınmazın da 22/03/1974 tarihinde satın alma sebebi ile davacı ... adına tescil edildikleri; Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/624 esas, 1984/608 karar sayılı ilamıyla taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından tapu kayıtlarının iptaline, parsellerin orman sınırları içinde bulunduğunun kabulü ile orman kadastro kararının bu şekilde düzeltilmesine karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek 07/07/1987 tarihinde kesinleştiği, taşınmazların tapu kütüğünden terkin edildikleri; taşınmazların bulunduğu yerde 1995 yılında orman tahdidinin aplikasyonu ve 6831 sayılı Orman Kanunu"nun 2/B maddesi uyarınca uygulama yapıldığı, bu çalışmanın 20/03/2013 tarihinde ilana çıkarıldığı, 03/05/2013 tarihinde davacı tarafından 6292 sayılı kanun uyarınca iade talebinde bulunulduğu, dava konusu taşınmazların ihdasen 31/07/2015 tarihinde arsa vasfı ile Hazine adına tescil edildikleri ve davacının iade talebinin reddedildiği, eldeki davanın 04/03/2016 tarihinde açıldığı, davalı Hazine vekilinin süresinde zamanaşımı definde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu İzmir İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 263 ve 264 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydı, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile iptal edildiğinden bu taşınmazların daha sonra orman sınırları dışına çıkarılması önceki tapu malikine bedelsiz iade hakkı tanımayacağından davacının bedelsiz iade talebinin; taşınmazların tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan ve Hazine vekilince süresinde zamanaşımı definde bulunulduğundan HGK’ca tazminat yolunun açıldığı tarihten itibaren makul sürede davacının terditli tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, ihbar olunanın davada taraf sıfatı bulunmamasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabul edilmesi ve ihbar olunan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2019/658 esas, 2020/145 karar sayılı kararının hüküm fıkrasının;
1-a bendine “İhbar olunan Orman Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,” cümlesinin eklenmesine,
1-b bendindeki “vekili ve Orman İdaresi” kelimelerinin çıkarılmasına,
2-e bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Davalı Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; AAÜT uyarınca hesaplanan 22.450,00 Türk Lirası vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine;” cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece HMK"nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK"nın 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi"ne GÖNDERİLMESİNE, 20/05/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.