Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/5720
Karar No: 2013/9186
Karar Tarihi: 04.06.2013

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2013/5720 Esas 2013/9186 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, davalının yönetim kurulu üyesi olduğu sırada yaşlılık nedeniyle sözleşmesinin sona erdirildiğini, daha sonra açtığı davayı kazanarak 20.517 TL ödeme aldığını ancak daha sonra davanın temyiz edildiği ve reddedildiği için ödemenin geri istenebileceğini talep etmiştir. Davalı yetki itirazında bulunmuş ve hatalı ödemelerin istirdadının, hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten itibaren başlamak üzere 90 gün içinde kabil olduğunu savunmuştur. Mahkeme ise davanın reddine karar vermiştir çünkü yasal koşulları oluşmamıştır. Ancak, Borçlar Kanunu'nun 61 ve ardından gelen maddelerine göre, haklı bir nedenin ortadan kalkması sonucunda geri ödeme yapılabilir. Mahkeme kararının sonradan bozulması sonucu davalının sebepsiz zenginleşmesi kabul edilmiştir ve aldığı para iade edilmelidir. Kanunların açıklaması: Borçlar Kanunu'nun 61 ve ardından gelen maddelerinde sebepsiz zenginleşmenin tanımı ve geri ödeme borcu konusunda düzenlemeler yapılmıştır.
3. Hukuk Dairesi         2013/5720 E.  ,  2013/9186 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen istirdat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
    Davacı vekili dilekçesi ile; davacı kurumda yönetim kurulu üyesi olan davalının, 65 yaşını doldurmuş olması nedeniyle, ....Bakanlığının 27.10.2003 tarihli onaylama yazısı ile .....yönetim kurulu üyeliğinin sona erdirildiğini; davalının, idare mahkemesine dava açarak işlemi iptal ettirdiğini; bu nedenle, Kasım 2003-Ocak 2005 tarihleri arası için tahakkuk eden (maaş ve ikramiye tutarı) 20.517 TL nin kendisine ödendiğini; ancak, idare mahkemesi kararının temyizi üzerine....12.Dairesince önce 26.04.2005 tarihli yürütmenin durdurulması kararı verildiğini, sonra kararın bozulduğunu; mahkemece bozmaya uyularak davanın reddedildiğini ve deracetten geçerek kesinleştiğini; davacı idarenin haksız yere ödediği 20.517.34 TL nin ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdaten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunmuş, esası bakımından da; ....İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu"nun 22.12.1973 tarih ve 1968/8 Esas, 1973/14 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi “idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde, süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceğine; ancak, yukarıda belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin istirdadının, hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten itibaren başlamak üzere 90 gün içinde kabil olduğu ve 90 günlük süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceğinin gözetilmesi gerektiği; kaldı ki, Yönetim Kurulu Üyesine ödenen özlük ve mali haklar, bilahare yürütmeyi durdurma kararı kaldırılmış olsa bile haksız bir zenginleşme sayılamadığından geri alınmasının talep edilemeyeceğini savunarak; davanın reddini istemiştir.

    Mahkemece; davacı taraf, her ne kadar, mahkeme kararı ile davalıya ödediği paranın istirdat yoluyla iadesini istemiş ise de; talebin yasal koşulları oluşmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
    Borçlar Kanunu’nun konuya ilişkin 61 ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir.
    Sebepsiz zenginleşmede geri verme borcu, zenginleşmenin geçersiz bir nedene dayanması durumunda hemen; geleceğe yönelik bir neden bulunuyorsa onun oluşmadığı an; var olan bir neden bulunuyorsa da onun ortadan kalktığı zaman doğmuş olur. Edim yerine getirildiği sırada geçerli bir hukuksal nedenin bulunmasına karşın sonradan bu neden ortadan kalkmış olursa, bu durumda sebepsiz zenginleşme, nedenin ortadan kalktığı an meydana gelir (HGK. 6.2.2008 gün 2008/3–40 E.–102 K.).
    Uyuşmazlık; kendisine, mahkeme kararına dayanılarak davacı idare tarafından ödenen paranın, mahkeme kararının bozulup davanın reddedilmesi nedeniyle, geri istenip istenemeyeceği noktasındadır.
    Önemle vurgulanmalıdır ki, davalıya yapılan ödeme mahkeme kararına dayanmakla, ödeme anında davalının bir sebepsiz zenginleşmesinden, davacının da sebepsiz fakirleşmesinden söz edilmesi olanağı bulunmamaktadır.
    Ne var ki, mahkemece verilen iptal ve parasal hakların tahsiline ilişkin karar, temyiz incelemesi sonucunda .... 12.Dairesince, davanın reddi gereğine işaretle bozulmuş, ilk derece mahkemesince de bozma kararına uyularak davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur. Bu durumda, ödemenin dayanağını teşkil eden karar ortadan kalkmış ve dolayısıyla ödeme yasal dayanaktan yoksun hale gelmiştir.
    Hal böyle olunca da, yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerde gözetildiğinde, davalının sebepsiz zenginleşmesinin, kendisine yapılan ödemenin dayanağı ilamın bozulmakla ortadan kalkması ve aksi yönde yeni bir hüküm oluşturulmasıyla sonradan ortaya çıktığının ve bu yeni olgu karşısında davalının iade borcu altına girdiğinin kabulü gerekir.
    Sonuç itibariyle; davalı yönünden, ödeme anında var olan hukuksal dayanak-ödemeyi sağlayan ilam-davanın reddi gerektiğine ilişkin bozma kararıyla ortadan kalkıp, aksine hüküm kurulmakla, yapılan ödeme sebebini yitirmiş ve dolayısıyla ödemeyi haklı kılan neden de ortadan kalkmıştır. Böylece, sonradan gasp eden durumuna düşen davalının, aldığı parayı iade etmekle sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
    Mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddine ilişkin hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi