10. Hukuk Dairesi 2015/1798 E. , 2015/4860 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İş Mahkemesi
Asıl dava, ölüm aylığının kesilmesi yönündeki kurum işleminin iptali ile yeniden aylık bağlanması gerektiğinin tespiti, birleşen dava ise, yersiz ödenen aylıkların tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle, hak sahibi davacının davasının kabulüne; birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Hükmün, asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hakkında verilen boşanma kararı 13.11.2008 tarihinde kesinleşen davacı-birleşen dava davalısına, yaşamını yitiren 5434 sayılı Yasa kapsamında sigortalı (emekli sandığına tabi) babası ...... üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan yetim aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davacı Kurumca gerçekleştirilen işlemle 01.12.2008 tarihi itibarıyla kesildiği, 01.09.2010-28.02.2011 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden Kurumca 2.114,18 TL borç tahakkuk ettirildiği, bu aylıkların tahsili için Kurum tarafından işbu dava öncesinde,...... İş Mahkemesine dava açıldığı, anılan Mahkemenin 17.09.2013 tarih ve 2012/573 E, 2013/503 K sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği ve kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği, hak sahibi sıfatı ile asıl davanın davacısının işbu dava ile; sigortalı babası üzerinden aldığı yetim aylığının kesilmesi yönündeki kurum işleminin iptali ile yeniden aylık bağlanmasını talep ettiği, birleşen dava da ise; davacı-birleşen dava davalısına, yaşamını yitiren 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı (....) annesi......üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının, yine boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davacı Kurumca gerçekleştirilen işlemle 26.11.2008 tarihi itibarıyla kesildiği, 26.11.2008-25.03.2011 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden Kurumca 12.733,41 TL borç tahakkuk ettirildiği ve davacı Kurumun yersiz ödenen bahse konu alacağın tahsili için dava açtığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56. maddesinin 2. fıkrasında, eşinden boşandığı hâlde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde
düzenleme yapılmıştır. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir.
Eldeki dosyada, .........."nca gerçekleştirilen soruşturma kapsamında elde edilen somut veri ve saptamalar, asıl davanın davacısının boşandığı eşi olan......nin uyuşmazlık konusu dönem içerisinde adına kayıtlı bulunan..... hattına ilişkin bildirilen adresin asıl davanın davacısının mernis adresi ile aynı olması, Kurum tarafından yersiz aylıkların tahsiline ilişkin açılan ve..... İş Mahkemesinin 2012/573 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılama sonucunda verilen 17.09.2013 tarih ve 2013/503 K sayılı karar ile tarafların fiilen birlikte yaşadıklarının belirlenerek davanın kabulü yönünde hüküm kurulması ve işbu kararın temyiz edilmeyerek kesinleşmesi dikkate alındığında davalı ve eski eşinin fiilen birlikte yaşadıkları belirgindir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı-birleşen dava davacısı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.