16. Hukuk Dairesi 2020/3551 E. , 2020/5841 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ... İdaresi vekili, 56 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman dışına çıkarma işlemlerinin yok hükmünde olduğunun tespitine ve ... Mahallesinde bulunan 33 ada 10 parsel sayısı ve 230 metrekare yüzölçümü ile davalı ... adına kayıtlı olan bahçeli kargir ev vasfındaki taşınmazın tapu kaydının iptaline, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline ve üzerindeki şerhlerin terkinine karar verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19.10.2010 gün ve 2010/8655 Esas, 2010/12630 Karar sayılı ilamında özetle “tapu kayıt maliki davalının dava tarihinden önce öldüğü anlaşıldığından mirasçılarına dava açmak için önel verilmesi ve açılacak davaların birleştirilmesi, açılmaması halinde diğer davalılar yönünden davaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak davaya devam olunmuş, Orman İdaresinin davalı ... mirasçıları aleyhine açtığı dava birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazın 1943 yılında 3116 sayılı Kanun"a göre yapılan Orman tahdidinin dışında olduğu, 1977 yılında 1744 sayılı Kanun"a göre yapılan çalışmalarda hatalı aplikasyon yapıldığı taşınmazın orman niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Dosya arasında bulunan orman bilirkişi raporlarında taşınmazın ilk tahdit ve aplikasyondaki durumu aplikasyonun tahdide aykırı olamayacağı ve tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği de düşünülerek denetlemeye elverişli bir şekilde düzenlenmemiş, mahkemece yetersiz raporlar esas alınarak karar verilmiştir.
Hal böyle olunca: önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanan 6831 sayılı Orman Yasası"na göre Orman Kadastrosu ve aynı Yasa"nın 2/B maddesinin Uygulanması hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı "orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çelişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır" hükmü ile. 15.07.2004 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler" başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı; yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli: anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon, 2/B madde uygulama çalışmaları ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde çalışma haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, her bir çalışma ayrı renkli kalemlerle gösterilmek suretiyle keşfi izleme olanağı sağlanmalı; aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı; ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı yönetmelikler ile teknik izahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği ve aplikasyonun tahdide aykırı olamayacağı da düşünülerek, dava konusu taşınmazın tahdit içinde kalan kısımları varsa belirlenmeli ve bundan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece belirtilen hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.