Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2013/102
Karar No: 2014/2294
Karar Tarihi: 03.02.2014

2863 Sayılı Kanuna Aykırılık - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/102 Esas 2014/2294 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanığın Uzungöl beldesinde 3. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen bir bölgede izinsiz betonarme ev inşa ettiği tespit edilmiştir. Mahkeme sanığı 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkum etmiştir. Ancak, yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanığın eyleminin hukuka uygun bir zeminde gerçekleşmediği ve izne bağlanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına hükmedilmiş ve sanık beraat etmiştir. Kararda, 2863 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının tespiti konusunda Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğüne atıfta bulunulmuştur. Ayrıca kararda, \"Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile koruma bölge kurullarından izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptı
12. Ceza Dairesi         2013/102 E.  ,  2014/2294 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
    Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK" nın 52/2, 51/1-3, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme.

    2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    .... İlçe Jandarma Komutanlığı görevlilerince devriye görevi yapıldığı esnada sanık tarafından Uzungöl beldesinde izinsiz ev yapmakta olduğunun tespit edilmesi üzerine, sanık hakkında soruşturmaya başlanıldığı, sanığın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 04/12/1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ile 3. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen beldeye betonarme ev yaptığı iddiasıyla hakkında dava açıldığı, mahalli bilirkişi Hilmi İnan"ın da keşifteki beyanında, dava konusu yerin 3. derece doğal sit alanı olduğunu, sanığın izin almadan 2011 yılında betonarme evi yaptırdığını beyan ettiği, dosya kapsamında Kültür ve Tabiat Valıklarını Koruma Bölge Kurulu"nun 04/12/1998 tarih ve 3332 sayılı kararının .... Belediye Başkanlığı"nca 01.03.1999 tarihinde ilan edildiğine dair tutanağın da bulunduğu, dosya kapsamında mevcut fen ve inşaat bilirkişilerinin raporunda, sanığın 3.derece doğal sit alanı içerisinde kalan 111 ada 21 parsel üzerinde 149 metre kare, 3 katlı, betonarme bina ile buna ek 44,46 metre kare eklentiyi 2011 yılı içerisinde yaptığı ve kalıcı nitelikteki yapı için izin alınmadığının belirtildiği, bu nedenlerle sanığın suçunun sabit olduğu anlaşılmakla;
    2863 sayılı Kanunun, 11/11/2013 tarih, 28792 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan tespit ve tescil başlıklı 7. maddesinde korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespitinin Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde yapılacağı ve bu tespitlerin koruma bölge kurulu kararı ile tescil edileceği, tescil kararlarının ilanı, tebliği ve tapu kütüğüne işlenmesi ile ilgili hususların yönetmelikle düzenleneceğinin öngörüldüğü, bu amaçla çıkarılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik ile sit kararlarının ilan şeklinin kaleme alındığı, 6498 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde yapılan değişiklik ile sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazların tescil kararlarının, Resmî Gazete’de yayımlanacağı ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı hükmünün getirildiği, ayrıca anılan Kanunun 3. maddesi ile 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde “Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile koruma bölge kurullarından izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacağının öngörüldüğü, gerek 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 7. maddesi ile anılan madde gereğince çıkarılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik hükümlerinin, gerekse 6498 sayılı Kanunun 1. maddesi ile öngörülen tescil kararlarının, Resmî Gazete’de yayımlanma ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulma zorunluğunun amacının, ilgili kurul kararlarından muhataplarını haberdar etmek olduğu,
    Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, ..."nün 04.12.1998 tarih ve 3332 sayılı kararının .... Belediye Başkanlığı tarafından 01.03.1999 tarihinde ilanının yapıldığı, sanığın ilanın yapıldığı bölgede yaşadığının gerek beyanı, gerekse MERNİS kayıtları ile sabit olduğu, kaldı ki, bitki örtüsü tahrip edilen taşınmazın sanık adına kayıtlı bir arazi olmaması nedeniyle eylemin hukuka uygun bir zeminde icra edilmediği ve eylemin izne bağlanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, sanığın dava konusu yerin sit alanı içerisinde yer aldığını bildiği, buna rağmen Kuruldan izin alınması mümkün olmayan dava konusu taşınmazın bitki örtüsünü tahrip ederek fiziki müdahalede bulunduğu, üzerine atılı suçu işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu, 6498 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesinde öngörülen yaptırım miktarında sanık lehine herhangi bir değişiklik olmadığı anlaşılmakla,
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Hükümde, sanık hakkında temel cezanın belirlenmesinden sonra takdiri indirim nedeni ile cezada indirim yapılmasına karar verilirken ve hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceğine karar verilirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK"nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
    Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının ikinci paragrafına “5237 sayılı TCK"nın 62. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi, yine sekizinci paragrafına “TCK’nın 51/7. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi