Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/7675
Karar No: 2013/9040
Karar Tarihi: 03.06.2013

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2013/7675 Esas 2013/9040 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, davalılarla yapılan bir satış sözleşmesi gereği ödenen bedelin tapu kaydının bugüne kadar devredilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla ödenen bedelin uyarlanması sonucu belirli bir miktarın tahsil edilmesini talep etmiştir. Davalılar ise satış sözleşmesi bulunmadığını ve iddia edilen belgenin imzalarının kendilerine ait olmadığını savunmuşlardır. Mahkeme, inkâr sebebiyle davacının iddiasını kesin delille ispat etmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Davacı yemin deliline başvuracağını beyan etmiş, ancak sadece bir davalı yemin etmiştir. Mecburi dava arkadaşlarından birinin ya da birkaçının ettiği yemin ile yeminin eda edilmiş sayılamayacağına dair Yargıtay kararlarına rağmen bu husus gözden kaçırılmış ve yemin eden davalı yönünden davanın reddine, yemin davetiyesi tebliğ edilmesine rağmen gelmeyen davalılar yönünden ise tefrike karar verilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 228/2. maddesine göre yemin davetiyesi tebliğ edilen kişi, geçerli bir özrü olmaksızın yemine katılmazsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır. Kanunan maddesi gereği mecburi dava arkadaşlarından birinin yeminden kaçınmış sayılacaklarının gözönünde tutulması gerektiği sonucuna varan Yargıtay, mahkeme kararının bu yönde bozulması gerektiği kararına varmıştır. Kanun maddeleri açısından detaylı bir açıklama yapılmamıştır.
3. Hukuk Dairesi         2013/7675 E.  ,  2013/9040 K.

    "İçtihat Metni"


    Davacı ... ile davalılar ... vd. aralarındaki alacak davasına dair .... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.05.2012 günlü ve 2006/541 E.-2012/327 K.sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 23.01.2013 günlü ve 2012/22334 E.-2013/929 K.sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
    Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı vekili dilekçesi ile; .... beldesi, .... mevkii, 6 pafta, 334, 336 ve 337 parsellerin satımı hususunda müvekkili ile davalı ... ve davalıların murisi ...arasında 15.09.1999 tarihli harici gayrimenkul satış sözleşmesi yapıldığı, 5 000,00 TL bedel ödendiği halde sözleşme gereği tapu kaydının bugüne kadar devir edilmediği ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile ödenen bedelin uyarlanması sonucu ortaya çıkacak miktardan şimdilik 10.000,00 TL nin hak ediş tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ve %25 cezai şartıyla birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
    Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile eşi ....ve davacı arasında yapılmış bir harici satış sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafça fotokopisi sunulan 15.09.1999 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi başlıklı belgede isimleri altındaki imzanın müvekkiline ve eşi ...."a ait olmadığını, ayrıca o tarihte müvekkilinin eşi ile yaşadığı tartışmalar nedeniyle ....deki evini geçici olarak terk ettiğini, murisin davacıdan 5.000.00 TL aldığı iddiasını kabul etmediklerini, murisin sözleşme yapıldığı iddia edilen tarihten 11 ay sonra vefat ettiğini, terekesinden böyle bir para çıkmadığını, 1999 yılının son aylarından itibaren ağır kanser hastası olarak hastanede yatan ve 21.08.2000 tarihinde vefat eden bir kimsenin bu sırada malını mülkünü elden çıkarmasının hayatın olağan akışına uygun bir durum olmadığını, murisin emekli olduğunu hastane giderlerinin devlet tarafından karşılandığını, ayrıca taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen sözleşmedeki imzaların müvekkili ve muris eşine ait olduğu kabul edilse dahi resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Diğer davalılara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmalara katılmamışlardır.
    Mahkemece, imza incelemesi sonucu sözleşme altındaki imzanın murise ait olup-olmadığının belirlenemediği ve davalı.... tarafından davacının teklif ettiği yemin eda edildiği gerekçeleri ile.... yönünden ispat edilemeyen davanın reddine; diğer davalılar yönünden ise tefrik kararı verilmesi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece, verilen hüküm davacının temyiz talebi üzerine dairemizce onanmış, davacı bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
    Davada, iştirak halinde mülkiyete konu taşınmazın haricen satımı nedeniyle ödenen bedelin iadesi istenilmektedir. Bir taşınmaza iştirak halinde malik olan kişiler arasında maddi anlamda mecburi dava arkadaşlığı olduğu için bu taşınmazın satışının ispatına ilişkin teklif edilen yeminin hepsine birden yöneltilmesi gerekir. Teklif edilen yemin hepsi tarafından eda edilir. Birinin veya bir kaçının ettiği yemin ile yemin eda edilmiş sayılmaz.
    Bu açıklananların ışığında somut olaya dönersek, davada davalılardan...."in sözleşme altındaki "hazirun" ve murisin de "satıcı" olarak attığı imzaların inkârı sebebiyle alınan raporlarda söz konusu imzanın ..."ın eli ürünü olmadığı; muris ...."ın eli ürünü olup-olmadığı hususunda da müspet ya da menfi bir kanaat bildirmenin mümkün bulunmadığının belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemenin de kabulünde olduğu gibi davacının iddiasını kesin delille ispat etmesi gerekir. Mahkemece, davacıya yemin deliline başvurup başvurmayacağı hatırlatılmış, davacının yemin deliline başvuracağını beyan etmesi üzerine, davalılar, usulüne uygun yemin davetiyesi ile duruşmaya çağrılmış ve duruşmada sadece davalı .... hazır olup taşınmazını murisi tarafından davacıya "satılmadığına ve bedelinin alınmadığına" dair yemin ettiği gerekçesi ile davacı tarafından bu davalı aleyhine açılan davanın ispat edilememiş olması nedeni ile reddine, usule uygun yemin davetiyesi tebliğine rağmen duruşmaya gelmeyen davalılar (Çağdaş ve İsa) yönünden ise davanın tefrikine karar verilmiştir.
    Hukuk Muhakemeleri Kanununun 228/2.maddesine göre; yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelipte yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır.
    Somut olayda; davalı .... mirasçıları arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Mecburi dava arkadaşlığında yeminin hepsi tarafından eda edilmesi gerekir. Mecburi dava arkadaşlarından birinin veya birkaçının ettiği yemin ile yeminin eda edilmiş sayılamayacağı yani bütün mecburi dava arkadaşlarının yeminden kaçınmış sayılacakları (Yargıtay 13.HD"nin 17.10.1975 gün ve 865-6330 E, K; 4.HD."nin 11.03.1965 gün ve 3497-1356 E, K sayılı ilamları) gözönünde tutularak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözden kaçırılarak, yemin davetiyesi tebliğine rağmen gelmeyen davalılar yönünden tefrike ve yemin eden .... yönünden ise; davanın reddine ilişkin karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    Ne var ki; mahkeme kararının açıklanan bu gerekçe ile bozulması gerekirken zuhulen onandığı anlaşılmakla, davacıların karar düzeltme taleplerinin kabulü ile dairemizin 23.01.2013 tarihli 2012/22334-2013/929 sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde düzeltme edene iadesine, 03.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi