
Esas No: 2014/32085
Karar No: 2015/32341
Karar Tarihi: 16.11.2015
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2014/32085 Esas 2015/32341 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı şirkete ait işyerinde bölge teknik sorumlusu olarak çalışırken fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş akdini feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram çalışması ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, davacının fazla mesai, hafta tatili ve resmi tatil ücreti çalışması alacaklarının bulunmadığını, kıdem tazminatı alacağının da bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının ulusal bayramlarda çalışması olmasına rağmen, ulusal bayram çalışması alacaklarının tam olarak ödenmediği, davacının iş akdini haklı nedenle feshettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı ile genel tatil ücret alacağının tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm davacının aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Satış temsilcileri genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışmaktadırlar. Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. İşverenin istek ve değerlendirmesine bağlı olabileceği gibi, sözleşme gereği olarak da verilebilir. Fazla mesai ise kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, kanunda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İşçi fazla mesai yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır. Bu nedenle de ödenen prim alacağının fazla mesai ücretinden mahsubuna gidilemez.
Ancak ister gezerek, isterse işyerinde çalışsın satış temsilcisi mesaisi artıkça prim alacağı artacağından, bir anlamda yüzde usulü ile çalışması sözkonusu olduğundan fazla çalışma ücretinin yüzde usulünde olduğu gibi sadece zamlı kısmının (% 50) hesaplanması gerekir.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Dosya içeriğine göre, davacı satış uzmanı olarak çalışmaktadır. Davacının dışardaki çalışması, işyerinde amiri konumundaki kişi tarafından bir program dahilinde kararlaştırılmakta ve hedef verilmektedir. Davacı işyerine bu program dahilinde görevini yaptıktan sonra dönmektedir.
Diğer taraftan sözleşmenin eki niteliğindeki yönetmelik hükümlerine göre fazla mesai ücretinin ücretin içinde olduğu yönündeki kural geçerlidir. Bu nedenle yıllık 270, aylık 22,5, haftalık 5,2 saat fazla çalışma karşılığının ücretin içinde olduğunun kabulü gerekir.
Keza fazla mesai alacağı ile prim ayrı olgular olduğundan, prim ödenen aylar için fazla mesai hesaplanmaması ve prim alacağının fazla mesai ücretinden mahsubu da isabetsizdir.
Sonuç olarak davacının haftalık 45 saatte ilaveten 5,2 saati de içeren yönetmelik hükmü nedeni ile haftalık 50,2 saati aşan çalışmaları fazla mesai olarak kabul edilerek sadece zamlı (%50) kısmı hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır. Hükme esas bilirkişi raporundaki gerekçe ile fazla mesainin ücretin içinde kararlaştırıldığı ve prim ödendiği gerekçesi ile fazla mesai ücretinin reddi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.