
Esas No: 2015/8465
Karar No: 2016/4929
Karar Tarihi: 20.04.2016
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma - Yargıtay 23. Ceza Dairesi 2015/8465 Esas 2016/4929 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK"nın 155/2, 43, 62, 51 maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 15 gün hapis ve 600 TL adli para cezası ile mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılana ait beyaz eşya dükkanında satış temsilcisi olarak çalışan ve para tahsil etme yetkisi bulunan sanığın, bir kısım müşterilerden daha önce satılan beyaz eşya taksit paralarını farklı tarihlerde tahsil etmesine rağmen katılana vermeyip uhdesinde tuttuğu, bu şekilde sanığın hizmet ilişkisinin gereği olarak kendisine teslim edilmiş olan para üzerinde zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunduğu, sanığın her hangi bir delile dayanmayan soyut suç inkarı, katılan ve tanık beyanları, sanığın katılana 75.000 TL borçlu olduğunu gösterir bono ve tüm dosya kapsamında anlaşıldığından, zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında verilen ve ertelenen hapis cezasının uzun süreli hapis cezası olduğu gözetilmeden, TCK"nın 53/1. maddesi uyarınca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de; hapis cezasının kanuni sonucu olan bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1) Sanık hakkında hükmedilen gün adli para cezasının, adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK’nın 232/6.maddesine aykırılık oluşturulması,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi kanun koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının alt sınırın üzerinde “30 gün” olarak tayin edilmesi,
3) 5237 sayılı TCK"nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanması bakımından, sadece hükmolunan hapis cezası ile sınırlı uygulama yapılması gerektiği gözetilmeyerek adli para cezasını da kapsar şekilde erteleme hükmü kurulması ve ayrıca belirlenecek denetim süresinin mahkum olan hürriyeti bağlayıcı ceza süresinden az olmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 1) hüküm fıkrasında adli para cezasına çevirme ile ilgili kısımlarda bulunan “20 TL"den hesap edilmek suretiyle” ibaresinden önce gelmek üzere “TCK’ nın 52/2 maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi, 2) hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "30 GÜN", “600 TL”, “37 GÜN”, “740 TL”, “30 GÜN” ve “600 TL” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 GÜN", “6 GÜN”, “5 GÜN” ve “100 TL” ibarelerinin eklenmesi, 3) hüküm fıkrasının denetim süresine ilişkin kısmındaki "1 YIL" ibaresi çıkartılarak yerine "1 YIL 15 GÜN” yazılması, 4) Ertelemeye ilişkin hüküm fıkrasında yer alan “cezanın TCK’nın 51. maddesi uyarınca” ibaresindeki “cezanın” ibaresi çıkartılarak yerine “hapis cezasının” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.