16. Hukuk Dairesi 2017/5880 E. , 2020/5817 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “ Mahkemece ... terekesinin taksim edildiği ve çekişmeli 208 ada 363 parsel sayılı taşınmazın davacı ..."na düştüğü kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermek için yeterli bulunmadığı, davacı ve davalı tarafça dayanılan 15.04.2009 tarihli taksim senedinin muris ... mirasçılarından ... ile kök muris mirasçısı İbrahim mirasçılarından ... arasında yapıldığı, diğer İbrahim mirasçılarının senette imzalarının bulunmadığı nazara alınarak taraflar arasında geçerli bir taksim sözleşmesi yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması gerektiği belirtilerek, mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve önceki tarihli keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ile tanıkların katılımı ile yeniden keşif yapılması, çekişmeli taşınmazın ortak kök muris ..."ten gelip gelmediği, muris ..."ten geliyorsa murisin ölümünden sonra mirasçılar arasında taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise her bir mirasçının payına hangi menkul, gayrimenkul malların ya da hakların düştüğü hususlarının tek tek sorulup saptanması ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarafların ortak murisi ...’ye ait olduğu ve terekenin mirasçıları arasında usulüne uygun şekilde taksim edilmediği, taşınmazın uzun süredir kullanılmadığı, böylece davacı tarafından taksim ve taşınmazın zilyetliğinin kendisine usulüne uygun bir şekilde devredildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki, yapılan keşif ve toplanan delillere göre, çekişmeli taşınmazın tarafların ortak murisi ...’den geldiği ve terekesinin yöntemince taksim edilmediği sübut bulmuştur. Bu durum karşısında "çoğun içinde az da vardır" ilkesi gereğince, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına miras payı oranında tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine hükmedilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.