12. Ceza Dairesi 2013/3391 E. , 2014/1681 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Sanık ... hakkında TCK"nın 89/4, 53/6, 51/1. maddeleri gereğince mahkûmiyet, erteleme ve sürücü belgesinin geri alınması,
Sanık ... hakkında TCK"nın 89/4, 51/1. maddeleri gereğince mahkûmiyet, erteleme
Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesi gereğince, gerekçeli karar başlığında, suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gösterilmemiş olması ile 03.07.2011 olan suç tarihinin "04.07.2011" olarak hatalı belirtilmesi; mahallinde tamamlanması mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiş; her ne kadar sanıklar ... ve ... davada kendilerini vekaletnameye istinaden aynı avukat ile temsil ettirmiş iseler de; kardeş olan sanıkların olayın oluşum şekli itibarıyla aralarında menfaat çatışması bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A) Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Olayın meydana gelmesinde asli derecede kusurlu olduğu anlaşılan sanık hakkında, temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak tayin edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1. maddesinin (f) ve (g) bentlerinde yer alan "kastın yoğunluğu" ile "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2) Güvenlik tedbiri olması nedeniyle kazanılmış hak oluşturmayacağından, hakkında 1 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilen ve bu cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nın 51/3. maddesi uyarınca, ceza süresinden az olmamak üzere denetim süresine hükmedilmesinde yasal zorunluluk bulunduğunun düşünülmemesi ve TCK"nın 51/6. maddesi gereğince, sanığa denetim süresi içinde yükümlülük yüklenmemesine hükmedilip, 51/7-8 maddeye göre, sanığa denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezasının kısmen veya tamamen infazına karar verileceğinin ve denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği taktirde cezasının infaz edilmiş sayılacağı hususlarının açıklanması gerektiğinin nazara alınmaması,
3) Sanık ..."ın katılan lehine hükmedilen avukatlık ücretinin tamamından ve yargılama giderinin de kendisinin sarfına neden olduğu bölümünden sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, sanık ..."a verilen temel cezanın belirlenmesinde gösterilen diğer gerekçeler yasal ve yeterli olduğundan, hüküm fıkrasının 1. bendindeki “sanıkların kastına, suç sebep ve saiklerine," ibarelerinin gerekçeden çıkartılması, ertelemeye ilişkin 6. paragraftan sonra gelmek üzere "TCK"nın 51/3. maddesi gereğince, sanık ..."ın 1 yıl 6 ay süreyle denetime tabi tutulmasına, TCK"nın 51/6. maddesi gereğince, sanık ..."ın denetim süresini herhangi bir yükümlülük belirlenmeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirmesine, TCK"nın 51/7-8. maddesi gereğince, sanık ..."a denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde, ertelenen cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ve denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde, cezasının infaz edilmiş sayılacağı hususlarının ihtarına" bendinin eklenmesi, avukatlık ücretine dair 7. bentteki ""sanıklardan tahsili" ibaresinin "sanık ..."dan tahsili" olarak ve yargılama giderine ilişkin 8. bendin son satırında yer alan "sanıklardan tahsili" kelimelerinin de "sanık ..."dan tahsili"" şeklinde değiştirilmeleri suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Olay tarihinde saat 23.55 sırasında, diğer sanık ..."ın sevk ve idaresindeki otomobil ile yanında ağabeyi olan sanık ... ve akrabası Memiş Arslan olduğu halde meskûn mahalde bölünmemiş iki yönlü caddede seyrettiği sırada, karşı istikametten gelen plakası alınamayan bir otomobilin şerit ihlali yapması nedeniyle paniğe kapılması üzerine direksiyon hakimiyetini tamemen kaybederek, seyrine göre sol taraftan kaplama dışındaki katılanlar ... ve ..."un ikamet ettiği evin mutfak bölümüne ait duvara çarpması sonucunda, yıkılan duvarın altında kalan ..."un hayati fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kırıklar oluşacak, ..."un ise sol ayak bileğinde ve sağ ön kolunda ağrı ve hassasiyete neden olacak şekilde yaralandıkları olayda; her ne kadar mahkemece sanıkların kollukta alınan ilk ifadelerine göre, sanık ..."ın olay anında telaşeye kapılarak direksiyonu tutmak suretiyle sanık ..."ın direksiyon hakimiyetini tamamen kaybetmesine neden olduğu beyanlarını esas alarak sanık ..."ın olayın oluşumunda kusurlu olduğunu kabul etmiş ise de; sanıkların kollukta alınan savunmalarından önce, 04.07.2011 günü saat 03.30 sırasında hastahane polisi tarafından mağdur sıfatıyla ifadesi alınan ve araçta yolcu olarak bulunan tanık Memiş Arslan"ın, karşı yönden gelen plakasını göremediği bir aracın kendi şeritlerine girmesi üzerine sanık ..."ın direksiyonu kırması üzerine savrularak yoldan çıktıkları yönündeki anlatımının, her iki sanık ile aynı derecede akraba oluşu gözetildiğinde samimi ve olayın oluşumuna uygun bulunmuş, bu ifadeye göre sanık ..."ın olay anında direksiyona müdahale etmediği yönündeki anlatımının sanıkların yargılama aşamasında alınan savunmalarını da doğrular nitelikte olduğu dikkate alınarak; sanık ..."ın beraatine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelere dayanılarak yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.