12. Ceza Dairesi 2013/27914 E. , 2014/1506 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 27.08.2012
Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak suçundan sanık ..."ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 22/4. maddesi dikkate alınarak 85/2. maddesi gereğince 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun"un 53/6. maddesi gereğince ehliyetinin 3 yıl süreyle geri alınmasına dair, Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/04/2010 tarihli ve 2009/218 esas, 2010/90 sayılı kararının Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09/12/2010 tarih ve 2010/13282 esas, 2010/12506 sayılı kararı ile onanmasını müteakip hükümlü vekili tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine talebin reddine ilişkin, aynı Mahkemenin 26/07/2012 tarihli ve 2009/218 esas, 2010/90 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair, Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/08/2012 tarihli ve 2012/913 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, olaydan sonra 30/11/2007 tarihli trafik kaza tespit tutanağını düzenleyen Hakkı Gündoğdu, Ahmet Tat ve Özgür Yılar haklarında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan Uzunköprü Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2013 tarihli ve 2012/407 esas, 2013/45 karar sayılı dosyalarında yapılan yargılama neticesinde sanıklardan Hakkı Gündoğdu ve Ahmet Tat"ın suç işleme kastı ile hareket ettiklerini gösterir delil bulunmadığından beraatlerine, sanık Özgür Yılar"ın ise yargılama aşamasında öldüğü anlaşıldığından açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi ve kararların kesinleşmesi, yine bu dosyada olayın oluşumunun birbirinden farklı şekilde tespit edildiği Ölü Muayene ve Otopsi Tutanağı ile Kaza Tespit Tutanağında imzası bulunan sanıklardan Hakkı Gündoğdu"nun imza ve yazı örneklerinin karşılaştırılması neticesinde ölü muayene otopsi tutanağındaki imzanın Hakkı Gündoğdu eli ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 18/04/2012 tarihli ve 070685 sayılı raporu ile tespit edilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, hükümlü vekilinin yargılamanın yenilenmesi talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 31l/a maddesinde yer alan "Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa...." yine aynı maddenin e fıkrasında yer alan "Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa……" şeklindeki hükümler kapsamında hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünüldüğünden, itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken sanık aleyhine sonuç doğuracak surette yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü"nün 14.11.2013 gün ve 94660652-105-22-7356-2013/16814/69069 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2013 tarih ve 2013/364369 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/04/2010 tarih ve 2009/218 esas, 2010/90 sayılı ilamı ile, vekili aracılığıyla talepte bulunan hükümlü ... hakkında taksirle öldürme suçundan TCK"nın 22/4, 85/2, 53/6. maddeleri gereğince 9 yıl hapis cezası ile ehliyetinin 3 yıl süreyle geri alınmasına karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09/12/2010 tarih ve 2010/13282 esas, 2010/12506 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği, hükmün infazı sırasında, hükümlü vekili tarafından verilen dilekçe ile, dosya kapsamında yeni deliller mevcut olduğundan yargılamanın yenilenmesini ve hakkında verilen infazın durdurulmasını mahkemesinden talep ettiği, mahkemesi tarafından itirazın reddine karar verilip bu karara karşı yapılan itiraz üzerine Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/08/2012 tarihli ve 2012/913 değişik iş sayılı kararı ile itirazın da reddine karar verilmiş ve hükümlünün istemi üzerine Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbarda bulunulmuş ise de; hükümlünün taksirle öldürme suçundan aldığı cezanın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, 5271 sayılı CMK"nın 311. maddesinin (1.) fıkrasının (e) bendinde “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” bu durumun yargılamanın yenilenmesi nedeni sayılacağının belirtildiği,
Dosya kapsamına göre, hükümlü ..."ın kazadan bir gün sonra jandarmada, üç gün sonra savcılıkta ve yaklaşık bir yıl sonra yine savcılıkta verdiği ifadelerinde, duruşmadaki beyanı ile bu aşamadan sonra yaptığı bütün yazılı ve sözlü savunmalarından farklı olarak, olay tarihinde kazadan önce Meriç ilçesine gitmediğini, ticari işleri sebebiyle İpsala"da ödemede bulunduktan sonra Küplü"de bulunan tanıdığının yanına gidip teminat senedini alacağını, bu nedenle kaza sırasında İpsala yönünden Meriç yönüne doğru seyir halinde olduğunu beyan ettiği, ancak soruşturma ve kovuşturma aşamalarında dinlenilen tanıklar Nazmi Deniz ve Arif Turan"ın tutarlı anlatımlarında, sanığın saat 15:00 sıralarında Meriç ilçesinde yemek yediğini, lokantadan ayrıldıktan sonra kaza haberini aldıklarını, kazanın saat 16:00 sıralarında olduğu dikkate alındığında, sanığın İpsala tarafında olmasının mümkün olmadığını, ayrıca sanığın kaza saatinden önce Meriç ilçesi istikametinde bulunan Küplü tarafından Adasarhanlı tarafına doğru seyir halinde gördüklerini beyan ettikleri, ayrıca yine dosya içine getirtilen sanığa ait cep telefonunun baz istasyonu sinyal bilgilerine ilişkin rapordan, kaza saatinden önce sanığın Meriç ilçesinde görüşmeler yaptığının tespit edildiği, sanığın, tanık beyanları ve dosya içerisine getirtilen bu tespitlerden sonra, savunmasını değiştirdiği, hakkında dava açıldıktan sonra duruşmada ve sonraki savunmalarında bu kez, teminat senedini alacağı kişiyi bulamadığını, Adasarhanlı köyüne gittiğini, daha sonra Meriç ilçesinde yemek yediğini beyan ettiği, diğer sanık Cesur Mutlu"nun da, aşamalarda değişmeyen savunmalarında, sevk ve idaresindeki vasıta ile İpsala ilçesi istikametinden Meriç ilçesi istikametine doğru seyrettiği sırada, karşı yönden gelen hükümlü ..."a ait aracın sinyal vermeden ve kendisinin geçişini beklemeden sol tarafta bulunan Adasarhanlı köyüne dönmek istemesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini beyan ettiği, kazanın hükümlü ve vekilinin beyanlarının aksine, hükümlünün sevk ve idaresindeki aracı ile Meriç ilçesi istikametinden İpsala ilçesi istikametine doğru seyir halinde iken, sola dönüş kurallarına ve geçiş önceliğine uymayarak asli kusurlu hareketi ile meydana geldiğinin anlaşıldığı, hükümlünün ve vekilinin yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkin dilekçelerinde beyan ettikleri hususların bir çoğunun yargılama aşamasında dosya içerisinde mevcut olup temyiz incelemesi sırasında değerlendirildiği, yine hükmün kesinleşmesinden sonra, özel bir bilirkişiye ücreti karşılığında hazırlattırılan bilirkişi raporunun CMK"nın 311. maddesi kapsamında “yeni delil” kapsamında değerlendirilemeyeceği, yargılamanın yenilenmesi istemine dayanak olarak gösterilen, 30.11.2007 tarihli trafik kaza tespit tutanağını düzenleyen Hakkı Gündoğdu, Ahmet Tat ve Özgür Yılar haklarında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan Uzunköprü Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2013 tarih ve 2012/407 esas, 2013/45 karar sayılı dosyalarında yapılan yargılama neticesinde, sanıklar Hakkı Gündoğdu ve Ahmet Tat"ın suç işleme kastı ile hareket ettiklerini gösterir delil bulunmadığından beraatlerine karar verilmiş olmasının ve ölü muayene otopsi tutanağındaki imzanın Hakkı Gündoğdu eli ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 18.04.2012 tarihli ve 070685 sayılı raporu ile tespit edilmesinin sonucu değiştirmeyeceği, temyiz incelemesinden geçen hükümlülüğe esas ilamda, hükümlüye kusur izafesinde bulunulmayan kaza tespit tutanağına itibar edilmediği, mahkumiyet hükmünün gerekçesinin, tanık beyanlarına, sanık Cesur"un değişmeyen savunmasına, hükümlünün cep telefonu sinyal bilgileri tespitine ve hükümlünün soruşturma aşamasından karar aşamasına kadar devam eden çelişkili ifadelerine dayandırıldığı, tüm bu hususlar gözetildiğinde hükümlü vekili tarafından ileri sürülen nedenlerle yargılamanın yenilenmesine karar verilemeyeceği anlaşılmakla, Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin, 26.07.2012 tarih ve 2009/218 esas, 2010/90 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.08.2012 tarih ve 2012/913 değişik iş sayılı kararında isabetsizlik bulunmadığından, bu karara yönelik kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 27.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.