Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/2603
Karar No: 2021/7858
Karar Tarihi: 15.11.2021

1- Hakaret - 2-Kişilerin huzur ve sükununu bozma - 3-Tehdit - - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/2603 Esas 2021/7858 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2020/2603 E.  ,  2021/7858 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suçlar : 1- Hakaret, 2-Kişilerin huzur ve sükununu bozma, 3-Tehdit,
    4-Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
    Hüküm : 1-Hakaret suçundan TCK’nın 125/1, 43, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet,
    2-Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan TCK"nın 123/1, 62, 51/3-7-8.maddeleri gereğince mahkumiyet,
    3-Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan TCK’nın 136/1, 62, 53/1, 51/3-7-8. maddeleri gereğince mahkumiyet,
    4-Tehdit suçundan TCK’nın 106/1-1.cümle, 43, 62, 51/3-7-8. maddeleri gereğince mahkumiyet,


    Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve tehdit suçlarından sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükümler sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret, tehdit ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından açılan kamu davası sonunda yerel mahkemece 25.02.2014 tarihli kararla sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi üzerine katılan vekili tarafından yapılan itiraz üzerine merci Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kaldırıldığı belirlenerek yapılan incelemede:
    1-Hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
    Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete"de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 Karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar, 5237 sayılı TCK"nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL"ye kadar (2000 TL. Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL. Dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, sanık hakkında hakaret suçundan 16.07.2014 tarihinde verilen 1.860 TL adli para cezasından ibaret mahkumiyet hükmüne karşı suç vasfına ilişkin herhangi bir temyiz istemi de bulunmadığından sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK"un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE;
    2-Kişilerin huzur ve sükununu bozma, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
    1412 sayılı CMUK"un 251. maddesine benzer hükümler içeren 5271 sayılı CMK"nın “Delillerin tartışılması” başlıklı 216. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca katılmış olduğu takdirde son söz mutlaka sanığa verilerek duruşma bitirilecektir. Ceza muhakemesinde sanığın en önemli haklarından biri de savunma hakkı olup, hazır bulunduğu oturumda son söz sanığa verilmeden hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır.
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2017 gün ve 59-39; 01.03.2016 gün ve 216-109; 03.03.2015 gün ve 170-20; 03.06.2014 gün ve 1207-309; 29.01.2013 gün ve 1406-30; 28.04.2009 gün ve 77-111; 29.01.2008 gün ve 193-7; 04.12.2007 gün ve 246-261; 25.04.2006 gün ve 3-124; 06.07.2004 gün ve 138-159 sayılı kararlarında açıkça belirtildiği üzere, savunma hakkı ile yakından ilgili olan son sözün sanığa ait bulunduğuna ilişkin usul kuralı emredici nitelikte olup, bu kurala uyulmaması hukuka kesin aykırılık oluşturmaktadır.
    Kovuşturmanın sona erdirilip hükmün kurulması ve tefhimine geçilmesinden önce son söz alan tarafın sanık olması gerektiği şeklinde anlaşılması gereken “son sözün sanığa verilmesi” kuralına uyulmaması hali, gerek “savunma hakkının sınırlandırılamayacağı” ilkesine gerek CMK"nın 216. maddesinin üçüncü fıkrasına açık aykırılık teşkil edecek ve bu durum temyiz incelemesi aşamasında hükmün esasına geçilmeden önce bozma nedeni kabul edilecektir.
    Açıklanan gerekçelerle yargılamanın sanık ...’in de hazır bulunduğu 16.07.2016 tarihli son oturumunda, önce sanık ...’in, ardından sanık müdafiinin diyecekleri tespit edilip, savunma hakkı ile yakından ilgili bulunan CMK"nın 216/3. madde ve fıkrasına aykırı olarak, son söz alan tarafın sanık ... olması gerektiği gözetilmeksizin, sanık müdafiinin beyanlarıyla yargılama bitirilmek suretiyle hükümlerin kurulması ve tefhim edilmesi,
    Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 15.11.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi