Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2019/432
Karar No: 2021/438

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/432 Esas 2021/438 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2019/432 E.  ,  2021/438 K.

    "İçtihat Metni"


    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Ağır Ceza
    Sayısı : 32-18

    Sanık ... hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında, ... 13. Asliye Ceza Mahkemesince 27.02.2009 tarih ve 1257-215 sayı ile sanığın eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarını oluşturabileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın gönderildiği ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince 13.05.2009 tarih ve 188-182 sayı ile karşı görevsizlik kararı verilerek olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın gönderildiği Yargıtay 5. Ceza Dairesince 17.11.2009 tarih ve 8976-12682 sayı ile ... 13. Asliye Ceza Mahkemesi kararındaki gerekçeye göre görevsizlik kararı kaldırılarak dosyanın tevdi edildiği ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince 27.01.2011 tarih ve 32-18 sayı ile sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK"nın 158/1-f, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 14.320 TL adli para cezası; resmî belgede sahtecilik suçundan ise aynı Kanun"un 204/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının taksitlendirilmesine ve her iki suç yönünden TCK"nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına ilişkin hükümlerin, sanık ve müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesince 09.12.2014 tarih ve 5067-20682 sayı ile;
    "Tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında TCK"nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır." eleştirisi ile onanmasına karar verilmiştir.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 10.06.2019 tarih ve 38527 sayı ile;
    "...Sanığın değişmeyen savunmalarında çeki bir önceki ciranta şirket ile yapmış olduğu alışveriş karşılığı aldığını, daha doğrusu imzalı olarak gönderildiğini savunup, alışverişe dair faturayı ibraz etmesi, ciro zincirine göre sanığın şirketine çeki ciro etmiş görünen şirket yetkilisi ..."ın aşamalarda ciddi çelişkiler taşıyan beyanlarda bulunması ve çeki diğer ortakları ... ve ..."in ciro etmiş olabileceklerini beyan etmesi ve tüm dosya kapsamına göre; ... isimli şahsın açık adres ve kimlik bilgileri temin edilip, sanık ve ..."ın beyanlarına karşı diyecekleri sorulup, tanık olarak beyanına başvurulduktan sonra, çekte yazı ve imzası bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, ayrıca sanığın ibraz ettiği faturanın gerçek bir ticari ilişkiyi temsil edip etmediği hususunda her iki şirketin defter ve belgeleri de getirtilerek bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeksizin, sadece çekin sanık tarafından kullanıldığı gerekçesi ile yazılı şekilde atılı suçlardan mahkûmiyetine karar verilemeyeceği," görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
    CMK"nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesince 01.07.2019 tarih ve 4818-7387 sayı ile itirazın yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, sanığın iddianamede anlatılan eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu kapsayıp kapsamadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
    Uyuşmazlık konularının sağlıklı bir çözüme kavuşturulabilmesi için aşağıda belirlenen sıra dahilinde incelenmesinde yarar bulunmaktadır.
    1- Sanığın iddianamede anlatılan eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu kapsayıp kapsamadığı;
    İncelenen dosya kapsamından;
    Katılan ... Hizmetleri AŞ vekili Av. ..."ün 12.06.2006 havale tarihli dilekçesi ile; sanık ..."nun katılan şirkete ibraz edip bedelini tahsil ettiği Akbank ... Şubesi"ne ait ... numaralı ve 8.600 TL tutarındaki çekin katılan şirket tarafından bankaya ibrazında ödemeden men talimatı bulunduğunun ve akabinde çekin çalıntı bir çek olduğunun tespit edildiğini belirterek şikâyette bulunması üzerine soruşturmanın başladığı,
    Yapılan soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 29.11.2007 tarih ve 19724-11803 sayı ile;
    "Müşteki ...Faktoring Hizmetleri AŞ ile ... Döküm Katkı Malzemeleri ve Torna İşleri İmal. Nak. İthalat İhracat ve Tic. Ltd. Şti. arasında 15.02.2006 tarihli ve 3541 numaralı Genel Faktoring Sözleşmesi yapılmıştır.
    Bu sözleşmeye dayalı olarak yapılan işler nedeniyle müşteki firma tarafından faktoring ön ödemesi tutarı olan 7.775 YTL ... Döküm Katkı Malzemeleri ve Torna İmal. Nak. Taah. İhr. İth. San Tic. Ltd. Şti"nin talimatı doğrultusunda şirket yetkilisi bulunan şüphelinin TEB AŞ ... Şubesi"ndeki 679691 nolu hesabına havale edilmiş olup şirket yetkilisi şüpheli de ciro yapmak suretiyle müşteki ...Faktoring Hiz. AŞ"nin faktoring işlemine konu yapılmak üzere verilmiştir.
    Suça konu çekin çalıntı çeklerden bulunduğu, yapılan araştırma sonunda ise 04.02.2006 tarihinde müşteki ..."e ait çalınan çek karnesine ait çek yapraklarından biri olduğu ve tamamen boş olan çek yaprağının sahte olarak doldurulmak suretiyle şüpheli tarafından kullanıldığı anlaşılmıştır.
    Çekin Akbank AŞ ... Şubesi"ne ait ... numaralı çek olduğu, düzenleme yapılarak keşide tarihinin 05.06.2006, miktarının 8.600 YTL olarak yazılıp imzalandığı, çek üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu düzenlenen 07.09.2007 tarihli bilirkişi raporuna göre müşteki ... eli ürünü olmadığının, keza 31.05.2007 tarihli ve 2007/897 sayılı ... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenmiş ekspertiz raporlarına göre de ciranta gözüken ... Teknik Metal Dök. Katk. Mad. Mak. İmal. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ..."ın eli ürünü olmadığının, aynı raporda ise ... Döküm Katkı Malz. San. Tic. Ltd. Şti. temsilcisi şüpheli ..."na ait ciro olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
    Açıklanan nedenlerle söz konusu çekin şüpheli tarafından kullanıldığı da bizzat şüphelinin alınan savunması ile de doğrulandığı görülmekle delillerin taktir ve değerlendirilmesi mahkemeye ait olmak üzere;
    Şüphelinin müsnet suçtan yargılamasının yapılarak eylemine uyan sevk maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi," talep ve iddiası ile kamu davası açıldığı,
    ... 13. Asliye Ceza Mahkemesince 27.02.2009 tarih ve 1257-215 sayı ile;
    "Sanık hakkında müşteki ..."e ait çalıntı çek yaprağını sahte olarak doldurulmak suretiyle kullandığı iddiası ile resmî belgede sahtecilik suçundan mahkememize kamu davası açılmış olup iddianame anlatımı ve dosya içeriği dikkate alındığında iddia konusu sahte çek kullanmanın aynı zamanda TCK"nın 158/1-f maddesinde düzenlenen bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçu kapsamında kalma ihtimali bulunduğu, iddianame içeriğine göre sanığın sahte olduğu iddia edilen çeki müşteki ...Faktoring Hizmetleri AŞ"ye ciro ettiğinin belirtilmiş olması karşısında bu suç açısından mağdurun da ...Faktoring AŞ olduğundan 5235 sayılı Kanun"un 12. maddesi gereğince bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık suçuna bakma görevinin de Ağır Ceza Mahkemesine ait olması nedeniyle delillerin takdir ve değerlendirmesi üst dereceli mahkemeye ait olmak üzere, CMK"nın 4/1. maddesi gereğince mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerektiği," gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği,
    Dosyanın gönderildiği ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince 13.05.2009 tarih ve 188-182 sayı ile;
    "5237 sayılı TCK"nın 240/1. maddesine göre; davaya konu Akbank ... Şubesi"ne ait 05.06.2006 keşide tarihli, ... nolu, 8.600 TL bedelli çekin Türk Ticaret Kanunu"nun 692. maddesinde sayılan unsurları ihtiva eden bir kambiyo senedi olduğu, TCK"nın 204/1. maddesi kapsamındaki resmî belgelerden olduğu, TCK"nın 212. maddesinde ise sahte resmî belgenin başka bir suçun işlenmesi sırasında kullanılması hâlinde hem sahtecilik hem ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunacağının belirtildiği, dolayısı ile resmî belgede sahtecilik eyleminin dolandırıcılık suçunun unsuru olmadığı, dolandırıcılık suçu ile birlikte işlenen resmî belgede sahtecilik suçunun müstakil hüviyetini koruduğu, 5271 sayılı CMK"nın 170. maddesine göre kamu davası açma görevinin Cumhuriyet savcısına verildiği, CMK"nın 171. maddesine göre kamu davasını açmada takdir yetkisinin Cumhuriyet savcısına ait olduğu, ayrıca CMK"nın 225. maddesine göre iddianamede unsurları gösterilen suçun resmî belgede sahtecilik (TCK 204/1) olduğu, TCK"nın 204/1. maddesinde tarif edilen suçlara ilişkin davalarda görevli mahkemenin Asliye Ceza Mahkemesi olduğu, ancak görevli mahkeme resmî belgede sahtecilik suçu ile birlikte işlenmiş başka bir suç (Dolandırıcılık gibi) işlendiğini tespit eder ise bu suça ilişkin ek iddianame tanzimini talep edebileceği gibi görevine girmeyen suçlarda Cumhuriyet savcılığına ihbar yazması gerektiği, ek iddianame tanzimi veya yeni suç ihbarı yoluna gitmeden, TCK"nın 158/1-f maddesinden yöntemince açılmış dava olmadan ve TCK"nın 158/1-f maddesinden bir karar da vermesi gerekmeyen Asliye Ceza Mahkemesinin TCK"nın 204/1. maddesinden yöntemince açılan ve 5235 sayılı Kanun uyarınca görevine giren davada esas hakkında bir karar vermesi gerekirken, eylemin aynı zamanda dolandırıcılık da olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesinin 5235 sayılı Kanun"un 11, CMK"nın 3-7, 170, 171, 225 ve TCK"nın 212. maddelerine aykırı olduğu," gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın gönderildiği Yargıtay 5. Ceza Dairesince 17.11.2009 tarih ve 8976-12682 sayı ile;
    "İncelenen dosya içeriğine, sanığın üzerine atılan suçun niteliğine, iddianamede olayın anlatılış biçimine ve ... 13. Asliye Ceza Mahkemesi kararındaki gerekçeye göre, yerinde görülmeyen ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2009 tarihli ve 2009/188 E. 2009/182 K. sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına," karar verildiği,
    Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonucunda da sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilerek TCK"nın 158/1-f, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 14.320 TL adli para cezası; resmî belgede sahtecilik suçundan ise aynı Kanun"un 204/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının taksitlendirilmesine ve her iki suç yönünden TCK"nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verildiği, hükümlerin sanık ve müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesince "Tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında TCK"nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır." eleştirisi ile onanmasına karar verildiği,
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca;
    "Sanığın değişmeyen savunmalarında çeki bir önceki ciranta şirket ile yapmış olduğu alışveriş karşılığı aldığını, daha doğrusu imzalı olarak gönderildiğini savunup, alışverişe dair faturayı ibraz etmesi, ciro zincirine göre sanığın şirketine çeki ciro etmiş görünen şirket yetkilisi ..."ın aşamalarda ciddi çelişkiler taşıyan beyanlarda bulunması ve çeki diğer ortakları ... ... ve ..."in ciro etmiş olabileceklerini beyan etmesi ve tüm dosya kapsamına göre; ... isimli şahsın açık adres ve kimlik bilgileri temin edilip sanık ve ..."ın beyanlarına karşı diyecekleri sorulup tanık olarak beyanına başvurulduktan sonra çekte yazı ve imzası bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, ayrıca sanığın ibraz ettiği faturanın gerçek bir ticari ilişkiyi temsil edip etmediği hususunda her iki şirketin defter ve belgeleri de getirtilerek bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği," görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurulduğu,
    Anlaşılmaktadır.
    Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK"nın 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Anılan Kanun"un 170. maddesinin 4. fıkrasında da; "İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır." düzenlemesine yer verilmiştir.
    CMK"nın 225. maddesinde de; "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu madde gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir.
    Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Öğretide "davasız yargılama olmaz" ve "yargılamanın sınırlılığı" olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır.
    Yine, CMK"nın 226. maddesinde ise "Sanık, suçun hukuki niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanuni unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.
    Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır.
    Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir.
    Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır." hükmü getirilmiştir.
    Soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile CMK"nın 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüde yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık; iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir. CMK"nın 226. maddesindeki düzenlemeyle iddianamede anlatılan eylem değişmemiş olduğunda, kanun koyucu o eylemin hukuki niteliğinde değişiklik olmasını "yargılamanın sınırlılığı" ilkesine aykırı görmemiş, bu gibi hâllerde sanığa ek savunma hakkı verilerek değişen suç niteliğine göre bir hüküm kurulmasına imkân sağlamıştır. Bu düzenlemenin bir sonucu olarak mahkeme, eylemin hangi suçu oluşturacağına ilişkin nitelendirmede iddia ve savunmayla bağlı değildir. Örneğin, iddianamede kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilen eylemin kasten yaralama suçunu oluşturacağı görüşünde olan mahkemece, sanığa ek savunma hakkı da verilmek suretiyle bahse konu suçtan hüküm kurulabilecektir. İddianamede anlatılan ve kapsamı belirlenen olayın dışında bir failin yargılanması söz konusu olduğunda ise suç duyurusunda bulunulması ve iddianame ile dava açılması hâlinde gerekli görülürse her iki iddianame ile açılan davaların birleştirilmesi yoluna gidilebilecektir.
    Bu açıklamalar ışığında ön soruna ilişkin uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
    Sanık ... hakkında, katılan ... Hizmetleri AŞ vekilinin şikâyeti üzerine başlatılan ve yürütülen soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 29.11.2007 tarihli ve 19724-11803 sayılı iddianamenin başlığında, suç kısmına "Resmî belgede sahtecilik" yazılarak sanığın işlediği iddia edilen suçun resmî belgede sahtecilik suçu olduğunun açıkça belirtilmesi, sevk maddesi kısmında da "TCK"nın 204/1" ibaresine yer verilmek suretiyle sanığın cezalandırılması istenilen Kanun maddesinin gösterilmesi, olayın anlatıldığı bölümde ise sanığın eyleminin; "...Suça konu çekin çalıntı çeklerden bulunduğu, yapılan araştırma sonunda ise 04.02.2006 tarihinde müşteki ..."e ait çalınan çek karnesine ait çek yapraklarından biri olduğu ve tamamen boş olan çek yaprağının sahte olarak doldurulmak suretiyle şüpheli tarafından kullanıldığı anlaşılmıştır.
    ...Söz konusu çekin şüpheli tarafından kullanıldığı da bizzat şüphelinin alınan savunması ile de doğrulandığı..." şeklinde anlatılması, iddianamede; sanığın, TCK"nın 210/1. maddesine göre resmî belge hükmünde olan suça konu çeki hileli davranışlarla katılan şirketi aldatıp kendisine bir yarar sağlamak suretiyle dolandırıcılık yapma kastıyla kullandığı değil de, TCK"nın 204/1. maddesi kapsamında sahte resmî belgeyi kullandığı vurgulanmak suretiyle sanığın sahtecilik yaptığına dikkat çekilmesi ve belirtilen iddianame ile kamu davasının açıldığı ... 13. Asliye Ceza Mahkemesince 27.02.2009 tarih ve 1257-215 sayı ile sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de iddia makamının soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre düzenlediği iddianame ile CMK"nın 225/1. maddesi uyarınca belirlediği kovuşturma aşamasının sınırlarının görevsizlik kararı ile genişletilemeyecek olması, Cumhuriyet savcısının resmî belgede sahtecilik suçu yanında ayrıca nitelikli dolandırıcılık suçundan dava açma iradesinin bulunmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, belirtilen iddianameyle sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılmış bir kamu davasının bulunmadığı ve sanığın iddianameye konu edilen eyleminin resmî belgede sahtecilik suçu kapsamında kaldığı kabul edilmelidir.
    Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının saptanan ön sorun nedeniyle değişik gerekçe ile kabulüne karar verilmelidir.
    Çoğunluk görüşüne katılmayan bir Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanığın iddianamede anlatılan eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu kapsadığı düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.
    2- Sanığın iddianamede anlatılan eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu kapsamadığı sonucuna ulaşılmış olmakla, sanık hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının değerlendirilmesine gelince;
    İncelenen dosya kapsamından;
    ... Ticaret Sicili Memurluğunun 25.09.2006 tarihli ve 10951 sayılı yazısında; 35137 sicil numarasında kayıtlı ... Döküm Katkı Malzemeleri ve Torna İşleri İmalatı Nakliye Taahhüt İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti"nin 27.02.2004 tarihinde tescil edildiği, 24.02.2004 tarihli ortaklar kurulu kararına göre şirketi 10 yıl süre ile temsil ve ilzama sanık ..."nun yetkili kılındığı,
    Ticaret Sicili Gazetesinin 31.10.2005 tarihli ve 6422 sayılı nüshasında; ... Döküm Katkı Malzemeleri ve Torna İşleri İmalatı Nakliye Taahhüt İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti"nin yeni adresinin Tepebağ Mahallesi, Abidinpaşa Caddesi, Çaylaklı İşhanı, Kat 1, Seyhan, ... olarak değişip tescil edildiği, 29.09.2006 tarihli kolluk tespit tutanağında ise şirketin bu adresten 6 ay önce taşındığı ve nereye taşındığının belirlenemediği,
    ... Ticaret Sicili Memurluğunun 25.09.2006 tarihli ve 10948 sayılı yazısında; 45665 sicil numarasında kayıtlı ... Teknik Metal Döküm Katkı Madde ve Malzemeleri İnşaat Malzemeleri Hırdavat ve Sanayi Malzemeleri Makina Takım Yedek Parça Yakıt Ürünleri Nakliye İmalat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti"nin 14.10.2004 tarihinde tescil edildiği, 12.10.2004 tarihli ortaklar kurulu kararına göre ..."ın başkan, ... ..."ın üye olduğu, şirketi 10 yıl süre ile temsil ve ilzama ..."ın münferiden yetkili kılındığı,
    Ticaret Sicili Gazetesinin 22.02.2005 tarihli ve 6245 sayılı nüshasında; ... Teknik Metal Döküm Katkı Madde ve Malzemeleri İnşaat Malzemeleri Hırdavat ve Sanayi Malzemeleri Makina Takım Yedek Parça Yakıt Ürünleri Nakliye İmalat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti"nin yeni adresinin Fevzipaşa Mahallesi, 176 Sokak, No: 13, ... olarak değişip tescil edildiği, 18.09.2006 tarihli kolluk tespit tutanağında ise şirketin bu adresten taşındığı ve nereye taşındığının belirlenemediği,
    ... Döküm şirketinin 08.02.2006 tarihli ve 641 numaralı irsaliyeli faturasında; ... Döküm şirketi tarafından ... Tek. Metal San. Tic. Ltd. Şti"ye 620 kg miktarındaki sarı dökümün 8.779,20 TL karşılığında satıldığı,
    Katılan ... Hizmetleri AŞ ile ... Döküm Katkı Malzemeleri ve Torna İşleri İmalatı Nakliye Taahhüt İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalanan 15.02.2006 tarihli ve 3541 sayılı Genel Faktoring Sözleşmesinde; ... Döküm şirketinin mal ve hizmet satışlarından doğan alacaklarının peşinen ve toptan katılan şirkete temlik edileceği,
    Katılan ... Hizmetleri AŞ tarafından ibraz edilen 22.03.2006 tarihli çek giriş bordrosunda; ... Döküm şirketi tarafından ... numaralı, 05.06.2006 vade tarihli ve 8.600 TL tutarındaki ve keşidecisi Kökerler İnş. Nakl. Temiz. Turz. Ltd. Şti. olan çekin katılan şirkete verildiği,
    Türk Ekonomi Bankası AŞ"nin 22.03.2006 tarihli ve 595 sayılı dekontunda; katılan şirket tarafından sanığın hesabına 7.775 TL havale işlemi yapıldığı,
    Katılan ... Hizmetleri AŞ"nin tahsil amacıyla ... Kredi ve Kalkınma Bankası AŞ"ye ibraz ettiği suça konu çekin arkasında; keşidecinin 06.02.2006 tarihinde ödemeden men talimatı vermiş olması nedeniyle çek hakkında hiçbir işlem yapılamadığı,
    Kriminalistik uzmanı bilirkişi Ahmet Tekiner tarafından düzenlenen 07.09.2006 tarihli raporda; suça konu çekin ön yüz sağ alt köşesinde atılı bulunan keşideci imzasının katılan ... elinden çıkmadığı kanaatine varıldığı,
    ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 31.05.2007 tarihli ve 897 sayılı raporunda; tanık ..."ın karşılaştırmaya esas yazı ve imzalarını içeren huzurda alınmış tarihsiz dört adet belge ile sanığın karşılaştırmaya esas yazı ve imzalarını içeren huzurda alınmış 03.04.2007 tarihli bir adet belge ve suça konu çek üzerinde yapılan incelemede, suça konu çekin arka yüzünde "... Döküm Katkı Mad. Malz..." içerikli kaşe izi üzerinde atılı bulunan ikinci ciranta imzası, "..." ibareli üçüncü ciranta yazısı ve bu yazı altında atılı bulunan üçüncü ciranta imzasının sanığın elinden çıktığı, diğer yazı ve imzaların tanık ... ve sanığın ellerinden çıktığını gösterir nitelikte aralarında uygun ve yeterli kaligrafik bulgular tespit edilemediği,
    ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 14.11.2007 tarihli ve 1697 sayılı raporunda; tanık ..."ın karşılaştırmaya esas yazı ve imzalarını içeren huzurda alınmış tarihsiz altı adet belge ve suça konu çek üzerinde yapılan incelemede, suça konu çekin ön ve arka yüzündeki yazı ve imzaların ..."ın elinden çıktığını gösterir nitelikte aralarında uygun ve yeterli kaligrafik bulgular tespit edilemediği,
    04.02.2006 tarihli kolluk tarafından düzenlenen "Araçtan Hırsızlık Görgü Tespit Tutanağı"nda; katılan ..."e ait olan ... plakalı otomobilin sol ön camının kırık olduğu ve cam parçalarının içeride olduğu,
    Katılan ... Hizmetleri AŞ vekili olan Av. ..."ün 12.06.2006 havale tarihli dilekçesinde; ... Teknik Metal Döküm şirketinin 536 782 .. .. numaralı telefonu arandığında telefonu açan kişinin olaydan haberdar olduğu, bilahare 322 352 .. .. numaralı telefondan arayan ve isminin... olduğunu ifade eden şahsın bu olayı en kısa zamanda çözeceğini ifade ettiği,
    Yerel Mahkemece yapılan gözlemde; suça konu çekin Akbank ... Şubesi"ne ait 05.06.2006 tarihinde ..."da keşide edilen 8.600 YTL bedelli ... Teknik Met. San. Tic. Ltd. Şti. adına tanzim edilmiş, yazı ile "Sekizbinaltıyüz" tutarında, ... İnş. Nakl. Temiz. Turz. Ltd. Şti. tarafından keşide edilen ve keşideci imzası bulunan, hesap ve çek numaraları gibi unsurları taşıyan Türk Ticaret Kanunu"nun aradığı niteliklere sahip kıymetli evrak vasfında bir çek olduğu,
    Bilgilerine yer verilmiştir.
    Katılan ... hırsızlık olayına ilişkin olarak 04.02.2006 tarihinde kollukta; aynı gün saat 13.00 sıralarında ... plakalı aracını Ziyapaşa Bulvarı üzerinde ... Oto Elektrik önüne park edip ayrıldığını, yaklaşık bir saat sonra döndüğünde aracın sol ön kapı camının kırılmış ve ön koltuklar arasındaki cüzdanı ile ... Ltd. Şti"ne ait hiç kullanılmamış ve boş hâldeki çek karnesinin çalınmış olduğunu gördüğünü,
    Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde; 04.02.2006 tarihinde çalınan çek karnesindeki Akbank ... Şubesi"ne ait ... numaralı çek yaprağının tamamen boş olduğunu, sonradan kim tarafından düzenlendiği hususunda bilgisinin bulunmadığını, anladığı kadarıyla çekin çalındıktan sonra doldurulup kullanıldığını, olaydan 3-4 ay sonra katılan şirketin bu çek nedeniye aleyhinde icra takibinde bulunulduğunu, imza inkârına ilişkin dava açtığını, imzanın kendisine ait olmadığını ve takibin durdurulduğunu, çalınan çek yapraklarından bugüne kadar 4 adedinin ortaya çıktığını,
    Hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen ve Yerel Mahkemece tanık olarak beyanı alınan ... soruşturma evresinde yakalama emri üzerine 11.04.2007 tarihinde Silopi Sulh Ceza Mahkemesinde; ... Teknik Metal şirketinin kendisi adına kurulduğunu, tarihini tam olarak hatırlamadığını, şirketi tanık ... ve ..."in arkadaşı olan ... isimli soyadını hatırlamadığı bir şahsın kurduklarını, şirket kurulurken kendisinin Kazakistan"da bulunduğunu, şirketin kurulduğundan haberinin olduğunu, ... Döküm isimli şirket ile veya çalıntı ve boş çeke imza atılmasıyla bir ilgisinin olmadığını, sanığı bir defa gördüğünü, ... ve ... isimli şahısların suçu işlemiş olabileceklerini,
    Kovuşturma evresinde ise farklı olarak; ... Teknik Metal şirketi bir alakasının bulunmadığını, bu şirketin kendisi adına sahte olarak kurulduğunu, kuran kişilerin ... ve ... olduğunu, sanığı ilk defa gördüğünü, ..."i aynı mahallede oturdukları için tanıdığını, kendisinin ... ve sanık ile arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını,
    Hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen ... 30.10.2007 tarihinde Savcılıkta; ... Teknik Metal şirketine 2004 yılının 10. ayında girdiğini ve 4 ay çalıştığını, yani 2005 yılının Şubat ya da Mart ayında ayrıldığını, bu şirketin ortağı olarak görev yaptığını, ticaret sicilinde de isminin ortak olarak geçtiğini, şirketin diğer ortağının tanık ... olduğunu, kendisi şirketten ayrıldıktan sonra anladığı kadarıyla tanık ..."ın ... adlı şahsa yetki verdiğini ve kendisinin yerine ..."in şirket ortağı olarak devam ettiğini, şirkette çek imzalamaya tanık ..."ın yetkili olduğunu, şirkete ait çek kullanmadıklarını, şirkette çalıştığı dönemde hiçbir çek düzenlemeye yetkisinin olmadığı gibi başkaları tarafından verilen çekler üzerinde de gerek ciro yapmaya gerekse çekleri tahsile yetkisinin olmadığını, suça konu çek üzerindeki yazıların kendisine ait olmadığını, şirkete ait kaşe üzerindeki imzanın da kime ait olduğunu tespit edemediğini, sanığı tanımadığını, ... Döküm şirketinin olduğunu duyduğunu,
    İfade etmişlerdir.
    Sanık ...; daha önce ... Döküm Katkı Malzemeleri Ticaret Ltd. Şti. adında bir şirketi olduğunu, şirket olarak ... Teknik şirketine 3-4 kez mal verdiğini, verdiği mallar karşılığında da çek aldığını, mal vermeden önce çeki alıp katılan şirkete göndererek çekin sağlamlılığını kontrol ettiğini, malı da buna göre verdiğini, aldığı çekleri de yine katılan şirkete kırdırdığını, pik demir döküm ham maddesini tanık ..."a satıp suça konu çeki aldığını, katılan şirketten bu çek karşılığında 7.000 TL"nin üzerinde para aldığını, aldığı parayı geri vermediğini, suça konu çekin çalıntı olduğunu bilmediğini, bu çekin sahte olarak doldurmadığını, çeki ... Döküm şirketinde müdür olan tanık ..."tan aldığını, tanık ..."ı ve ..."i tanıdığını ve her ikisinin birlikte ticari faaliyette bulunduğunu savunmuştur.
    Ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda kanuna ve usulüne uygun olarak toplanan delillerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmektir. Gerek 1412 sayılı CMUK, gerekse 5271 sayılı CMK, adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir değişle adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur.
    Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
    Katılan ..."in 04.02.2006 tarihinde aracından boş hâlde iken çalınan suça konu Akbank ... Şubesi"ne ait ... numaralı çekin 8.600 TL tutarında olmak üzere sahte olarak doldurulduğu ve sanık ... tarafından katılan ... Hizmetleri AŞ"ye verildiği, sanık ile katılan şirket arasındaki sözleşme gereğince suça konu çek karşılığında 7.775 TL"nin sanığın banka hesabına havale edildiği ve bu şekilde sanığın atılı resmî belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilen olayda;
    Sanığın aşamalarda yetkilisi olduğu ... Döküm Katkı Malzemeleri şirketi ile tanık ..."nın yetkilisi olduğu ... Teknik Metal şirketi arasında yapılan ticaret nedeniyle sattığı mal karşılığında suça konu çeki tanık ..."tan aldığını ve tanık ..."ın ... isimli şahıs ile birlikte ticaret yaptığını savunarak mal satışına ilişkin 08.02.2006 tarihli irsaliyeli faturayı ibraz etmesi, katılan şirket vekilinin şikâyet dilekçesinde ve soruşturma evresinde ifadesi alınan ..."ın beyanında ismi geçen ..."in olaydan haberdar olduğunun ve ... Teknik Metal şirketinde çalıştığının anlaşılması, tanık..."ın soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmemesi, ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne sanığın, tanık... ve ..."in sadece huzurda alınmış yazı ve imzalarının gönderilmiş olması hususları birlikte nazara alındığında;
    Ceza yargılamasının amacının, hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olduğundan hareketle, öncelikle katılan ..."in aracında meydana gelen hırsızlık olayına ilişkin soruşturma veya kovuşturmanın akıbetinin araştırılması, ... isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek olaya ilişkin beyanının alınması, sanık, tanık..., ... ve ... isimli şahsın huzurda alınan yazı ve imzaları ile birlikte suç tarihinden önceki tarihlerde atılmış imza ve yazı örneklerini içerir belgelerin ilgili kurum ve kuruluşlardan araştırılarak temin edilmesi sonrasında suça konu çekteki yazı ve imzaların adı geçenlerin eli ürünü olup olmadığı ile sanığın ibraz ettiği 08.02.2006 tarihli irsaliyeli faturadan hareketle ... Döküm Katkı Malzemeleri şirketi ile ... Teknik Metal şirketinin ticari defterler, hesap ekstreleri, tahsilat ve ödeme belgeleri ile ilgili kayıtların temin edilerek her iki şirket arasında mal alışverişi olup olmadığı ve mal satışı karşılığında ödemenin suça konu çek ile yapılıp yapılmadığı hususlarında bilirkişi incelemeleri yaptırılması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, Yerel Mahkemece sanık hakkında eksik araştırmayla karar verilmesinin isabetsiz olduğu kabul edilmelidir.
    Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının;
    a) Ön soruna ilişkin uyuşmazlık konusu bakımından DEĞİŞİK GEREKÇE İLE KABULÜNE,
    b) Asıl uyuşmazlık konusu bakımından KABULÜNE,
    2- Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 09.12.2014 tarihli ve 5067-20682 sayılı sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin onama kararının KALDIRILMASINA,
    3- ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2011 tarihli ve 32-18 sayılı;
    a) Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, sanık hakkında yasaya uygun olarak açılmış bir kamu davası bulunmadığı gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
    b) Sanık hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, eksik araştırma ile karar verilmesi,
    İsabetsizliklerinden BOZULMASINA,
    4- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının asıl uyuşmazlık konusu ve değişik gerekçe ile de ön soruna ilişkin uyuşmazlık konusu bakımından kabulüne karar verilip Özel Daire onama kararının kaldırılarak Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi nedeniyle incelemeye konu dosyada nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından verilen cezaların İNFAZLARININ DURDURULMASINA ve sanığın TAHLİYESİNE, başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde derhal salıverilmesi için YAZI YAZILMASINA,
    5- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 30.09.2021 tarihinde yapılan müzakerede ön soruna ilişkin uyuşmazlık konusu bakımından oy çokluğu, asıl uyuşmazlık konusu bakımından ise oy birliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi