20. Hukuk Dairesi 2013/4842 E. , 2014/4850 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4/3. madde gereği orman olarak sınırlandırılıp, bu şekilde tesbit tutanağı düzenlenen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkin davadan dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 05/03/2013 gün ve 2012/13327 - 2013/2287 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacılar ... ve ... tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar ... ve ..., 27.01.2011 günlü dilekçelerinde sınırlarını bildirdikleri ... Köyünde bulunup ekli krokide yeri işaretlenen 25-30 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın kendilerinin zilyetliğinde olduğu ve yararlarına zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, buna rağmen, yörede 3402 sayılı Kanunun 4/3. maddesine göre yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılıp, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilen 101 ada 1 sayılı parsel içerisinde bırakıldığı iddiasıyla bu taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece davacıların zilyetliğe dayandıkları, kadastro tesbitinin askı suretiyle ilânından sonra hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar ... ve ...’un temyizi üzerine, Dairenin; 05/03/2013 gün ve 2012/13327 - 2013/2287 sayılı kararıyla “İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 3402 sayılı Kanunun 4/3 ve 11/1. maddeleri gereğince çekişmeli 101 ada 1 sayılı parsel içinde orman olarak tesbit edilerek askı ilânı yapıldığı ve 30 günlük askı süresinde itiraz edilmediğinden orman niteliğinin kesinleştiği, bu tesbite karşı itiraz davasının askı ilân süresi içinde açılması gerektiği, açılmaması halinde ise 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi hükmüne göre 10 yıllık süre içinde açılacak iptal ve tescil davasının tapuya dayalı olarak açılabileceği belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı H.U.M.K."nun 438. maddesi gereğince onanmasına” oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Davacılar ... ve ..., bu kez kararın düzeltilmesini istemiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanununun 4.maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucu orman olarak tescil edilen taşınmazın zilyetliğe dayalı olarak tapusunun iptali ile tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, 13/05/2010 - 14/06/2010 tarihlerinde ilân edilmiş ve çekişmeli taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmıştır.
Mahkeme kararı ve Dairenin onama kararından sonra Anayasa Mahkemesi tarafından 22.05.2013 tarih, 2012/108 esas, 2013/64 karar sayılı ilâm ile 31/8/1956 günlü, 6831 sayılı Orman Kanununun, 5/11/2003 günlü, 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6. maddesiyle değiştirilen 11. maddesinin birinci fıkrasının “Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir. Bu süre hak düşürücü süredir.” biçimindeki üçüncü ve dördüncü cümlelerinin Anayasa’nın 13, 35 ve 36. maddelerine aykırı görülerek iptallerine karar verilmiştir. Karar 12.07.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanmış, yayımdan itibaren 6 ay sonra yürürlüğe gireceği düzenlenmiş olup, 13.01.2014 günü itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra 26/2/2014 tarihli 6527 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 01.03.2014 tarih ve 28928 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve 65277 sayılı Kanunla, 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 11’inci maddesinin somut davayı ilgilendiren birinci fıkrası, “Orman kadastro komisyonlarınca alınan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar askı suretiyle otuz gün süre ile ilân edilir. Bu ilân ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak ve haritalara karşı itirazı olanlar; askı tarihinden itibaren otuz gün içinde kadastro mahkemelerinde, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemelerde dava açabilirler. İlân süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar kesinleşir. Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” şeklinde değiştirilmiştir.
Getirilen bu yeni düzenlemeye göre, tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıllık süre içerisinde tapuya dayalı olsun veya olmasın kadastrodan önceki sebeplere dayalı olarak dava açılabilecektir.
Eldeki dava 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanununun 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucu orman olarak tescil edilen taşınmaza karşı on yıllık süre içerisinde açılmış olup, kanundaki değişikliğin derdest davalarda da uygulanması gerektiğinden tapu kaydı koşulu aranmaksızın işin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesinin temini için karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar ... ve ...’un karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 05/03/2013 gün ve 2012/13327 - 2013/2287 sayılı onama kararı kaldırılarak, 15/06/2012 gün ve 2011/11-2012/187 sayılı yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 21/04/2014 günü oy birliği ile karar verildi.