
Esas No: 2019/6201
Karar No: 2022/4033
Karar Tarihi: 08.03.2022
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/6201 Esas 2022/4033 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen bir kararın temyiz incelemesi yapılmıştır. Suça doğrudan zarar görmeyen şikayetçilerin davaya katılma hakkının olmadığı belirtilmiş, bu nedenle şikayetçilerin temyiz istemleri reddedilmiştir. Cumhuriyet Savcısı, sanık avukatları ve sanık tarafından yapılan temyiz istemleri de incelenerek, suçun cinsel saikle işlendiği ve sanıkların suç işlediği kararına varılmıştır. Ancak, bir katılanın beraat kararına itirazı kabul edilerek, kararın bozulması kararına varılmıştır. Kararda, TCK'nın 109/5 ve 37/1 maddeleri açıklanmıştır.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Katılanlar ... ve ...'nin istemlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen şikayetçilerin davaya katılma hakkı bulunmadığı ve mahkeme tarafından da katılma kararı verilmiş olmasının hükmü temyiz hakkı vermeyeceği cihetle; şikayetçilerin temyiz istemlerinin CMUK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Cumhuriyet Savcısı, sanık ... müdafii ve sanık ... ile katılan vekilinin mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerine ilişkin yapılan incelemede;
Sanık ...'in olay gecesi birlikte kaldıkları süre içerisinde eski nişanlısı olan mağdureye karşı herhangi bir söz veya cinsel eylemi olmadığı olay günü, sadece evlenmeye ikna etme saiki ile diğer sanık ... ile birlikte atılı suçu işledikleri anlaşılmakla, sanıklar hakkında ceza tayin olunurken 5237 sayılı TCK'nın 109/5. maddesi uygulanması gerektiğine yönelik Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, Cumhuriyet Savcısının suçun cinsel saikle işlendiğinin sabit olduğuna, sanıklar ... müdafii ve ...'ın suçun unsurlarının oluşmadığına, katılan vekilinin ise üst hadden ceza verilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
3-Katılan vekilinin beraat hükmüne yönelik istemine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde ise;
Sanık ...'in, katılanı mağdurenin araca zorla bindirilmesinden sonra aracın lastiğinin patlaması üzerine katılan ile sanık ...'in araçtan inerek yaya olarak gittikleri sırada sanık ...'in yanlarına aracıyla giderek, katılan ve sanık İsmaili kendisine ait bağ evinin yakınlarında bıraktığı ve geceyi kendisine ait bu evde geçirmelerini sağladığının, katılanın aşamalarda değişmeyen beyanlarından anlaşıldığı, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'na ait HTS kayıtlarında olay günü ve saatine ilişkin sanık ...'in diğer sanıklar ... ve ... ile olay öncesine ilişkin iletişimlerinin mevcut olduğu dikkate alındığında, sanığın olaydan önceden haberdar olduğu ve diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği bu nedenle TCK'nın 37/1. maddesi delaleti ile aynı Kanun'un 109/2, 109/3-b maddelerinde yer alan suçu diğer sanıklarla birlikte iştirak halinde işlediğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi gereğince, BOZULMASINA, 08.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.