Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/27361
Karar No: 2019/12084
Karar Tarihi: 04.12.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/27361 Esas 2019/12084 Karar Sayılı İlamı

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2016/27361 E.  ,  2019/12084 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı, ağrıları nedeni ile ... ... Hastanesi’ne başvurduğunu, davalılardan Dr. ... tarafından böbrek taşı teşhisi konulduğunu, ameliyat olması gerektiğinin söylendiğini, bu nedenle ameliyat olduğunu ve aynı gün taburcu olduğunu, ertesi gün solunum sıkıntısı çekmeye başladığını ve şikayetlerini bildirmek için aynı hastaneye gittiğini, aynı doktor tarafından, başka bir doktora göstermeden hastanede dört gün yatırıldığını, taburcu olduktan sonra şikayetlerinin daha da arttığını, yine aynı hastaneye başvurduğunu, hastanede göğüs uzmanı olmadığından başka bir hastaneye gittiğini, orda tomoğrofisinin çekildiğini, ardından evine gitiğinde idrarından kan gelmesi sonucu ... Devlet Hastanesi ambulansı ile ... Hastanesine geldiğini, davalı doktorun kendisi ile ilgilenmediğini ve göğüs hastalıkları uzmanının iç kanama geçirdiğini söyleyerek Devlet Hastanesine sevk ettiğini, burada ciğerine tüp takılarak kanın boşaltıldığını, beş gün burada kaldığını, ancak böbrekteki kanamanın durmaması nedeni ile ... Tıp Fakültesi Hastenesi’ne sevk edildiğini, buraya gelmesini takiben yaklaşık üç saat sonrasında aşırı kanama olduğu gerekçesi ile ameliyata alındığını, böbrekteki iki damarın tıkanması sonucunda kanamanın durdurulabildiğini, ameliyat sonrasındada 4 gün hastanede kalmasına rağmen hekimin kanamayı fark edemeyerek durumunun ağırlaşmasına sebep olduğunu, ameliyat öncesi gerekli bilgilendirmeyi yapmadığını, kırma yöntemi uygullayabilecekken daha ağır yol olan ameliyatı seçtiğini ve hatalı tedavi sonucu böbreğinin %80 çalışır duruma düştüğünü ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
    Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı, davalı hekimin işini gerektiği gibi dikkat ve özenle yapmaması sonucu uğradığı zarardan hekim ve onu istihdam eden hastanenin birlikte sorumlu olduğu iddiası ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, alınan Adli Tıp Kurumu raporunda; perütan cerrahi yöntemle böbrek taşlarının çıkarılabileceği, pertütan taş cerrahisi esnasında böbreğin komşuluğunda bulunan organlarda ve böbrekte major damar ve renal pelvis yaralanmasının oluşabileceği, bu yaralanma sonucu geç dönemde renal arterde pseudoanevrizma ve arter ven arasında fistülün oluşabileceği, oluşan bu tablonun tedavisinde embolizasyon ya da cerrahi müdahale kullanıldığı, kişiye konulan tanı ve yapılan ameliyatın tıp kurallarına uygun olduğu, kişide oluşan tablonun bu tip operasyonlarda her türlü özene rağmen oluşabilen ve işlemi yapan hekime herhangi bir tıbbi kusur ya da ihmal izafi edilemeyen komplikasyon olarak nitelendirildiği belirlenmiş, davalı sunulan raporun yetersiz olduğunu, ameliyatın olası sonuçları hakkında bilgilendirilmediğini, ameliyat sonrası gerekli tetkiklerin yapılmadığını, iç kanamanın fark edilemediğini ve durumunun ağırlaşmasına sebep olunduğu gerekçesi ile itiraz etmiş, mahkemece itiraz red edilip bu rapor esas alınarak, davanın reddine karar verilmiştir.
    Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayandırılmıştır.(BK 386-390)(TBK 502.506)
    Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı iş ve işlemlerin, davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Mesleki iş gören vekil özenle davranma zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur (BK 321/1 md)(TBK 400). O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları hafifte olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.
    Vekil, hastanın zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmak ve en emin yol seçilmek gerekir. Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat beklemek hakkına sahiptir. Gereken özen görevini göstermeyen vekil, BK 394/1(TBK 510) maddesi hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya bakılacak olursa; mahkemece Adli Tıp Kurumu raporu esas alınarak hüküm verilmiş ise de; işlemi yapan hekimin ameliyat öncesi ve sonrasında gerekli özeni gösterip göstermediği, ameliyat sonrası oluşan kanamanın daha erken fark edilip edilemeyeceği, hastayı ameliyatın olası sonuçları hakkında bilgilendirip bilgilendirmediği ve ameliyat yerine bu tarz hastalıklarda kullanılan taş kırma yönteminin tercih edilmesinin hastanın daha lehine olup olmadığı, hususlarında rapor yeterli ve doyurucu açıklamayı içermemektedir. Bu nedenle mahkemece, davacının itirazlarını karşılar şekilde, üniversitelerin tıp fakültelerinde görevli konusunda uzman öğretim görevlilerinden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden taraf ve yargı denetimine açık rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi