
Esas No: 2019/7018
Karar No: 2022/4313
Karar Tarihi: 14.03.2022
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/7018 Esas 2022/4313 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanık, mağdur Dağlı'ya hakaret ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkum olmuştur. Ancak sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu yanında açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen 3 kişi ile beraber işlediği anlaşıldığından, TCK'nın 109/3-b maddesi uygulanmadan eksik ceza tayini kararı verilmiştir. Mağdurun verdiği ifadelerde sanığın kendisiyle birlikte olmayı teklif ettiğinin istikrarlı bir şekilde ifade edilmesi nedeniyle, TCK'nın 109/5. maddesi şartlarının oluşmadığına karar verilmiştir. Sanığın katılan ...'ya karşı işlediği hakaret ve tehdit suçlarından ise, suç tarihinde uzlaştırma kapsamına girmeyen TCK 106/1-1. cümlesinde yer alan suç ile birlikte zaman ve mekan birliği içerisinde hakaret suçunun işlenmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı ancak TCK'nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun daha sonraki bir kanunla mümkün hale gelmesi nedeniyle, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği kararı verilmiştir. Kararda, TCK'nın 109/3-b, 109/5, 106/1-1 maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 253/3 maddesi detaylı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanığın mağdur ... Dağlı'ya karşı işlediği hakaret ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan temyiz talebinin incelemesinde,
Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu yanında açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen 3 kişi ile beraber işlediğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında TCK'nın 109/3-b maddesi uygulanmaması sureti ile eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mağdurun aşamalarda alınan ifadelerinde, istikrarlı bir şekilde sanığın kendisiyle birlikte olmayı teklif ettiğini fakat kendisinin kabul etmediği beyanı karşısında mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede yer alan TCK'nın 109/5. maddesinin şartlarının oluşmadığı şeklindeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın mahkemeye katılamadığına, kendisini savunmadığına ve savunma hakkının kısıtlandığına yönelik temyiz itirazı yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanığın katılan ...'ya karşı işlediği hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan temyiz talebinin incelemesinde,
Sanığın katılana karşı suç tarihi itibariyle uzlaştırma kapsamına girmeyen TCK 106/1-1. cümlesinde yer alan suç ile birlikte zaman ve mekan birliği içerisinde hakaret suçunu işlediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesi uyarınca uzlaşma
hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, fakat TCK.nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.