Abaküs Yazılım
6. Daire
Esas No: 2017/7570
Karar No: 2021/1125
Karar Tarihi: 03.02.2021

Danıştay 6. Daire 2017/7570 Esas 2021/1125 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2017/7570
Karar No : 2021/1125

DAVACI : …

DAVALI : … Bakanlığı - …
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
03.07.2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 34.maddesindeki "uygulama imar planına göre kat adedi 3 olan binalarda asansör yeri bırakılmak...zorunludur" ifadesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Davacıya ait parselin 134 metrekare, imarının %35 ve inşaat alanının TAKS 47 metrekare olduğu, çekme mesafelerine uyarak fakat çekme mesafelerini çıktıktan sonra ev yapacak alan kalmadığı için asansör yeri bırakmadan kat planlarının çizdirildiği, Adapazarı Belediye Başkanlığının Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 34.maddesinde asansör yeri bırakmak zorunlu olduğunu beyan ettiği ve bu kuralı bireyselleştirip kendisine uygulayarak asansör yeri bırakılmadan yapılan planları reddedeceğini belirterek iptali istenilen kurala dayanak olarak 17.11.2017 tarihinde yapı ruhsat müracaatını kabul etmediği, asansör yeri bırakma mecburiyetinin haksız, hukuksuz, faydasız bir mecburiyet olduğu, engellilerin erişimi ile ilgili yasalar çerçevesinde asgari arsa miktarları veya TAKS miktarları istisna yapılmadan asansör yeri bırakma mecburiyeti konulmuş ise de bunun dar arsalarda işlevsiz olduğu, asansör yerinin, arsayı ev yapılamaz hale getirdiği, bu sebepten asansör maddesinin iptal edilmesi ve 80-180 metre kare arsalarla TAKS 30-70 metre kare istisnasının getirilmesi gerektiği, engellilerin erişimi için ticarethanelere asansör mecburiyeti getirilebileceği, meskenlerin ise çok özel yerler olduğu, meskenler için "ya engelli erişimli ev yaparsın veya hiç yapamazsın" anlayışının yanlış olduğu, bu yönetmeliklerden seneler önce parselasyon yapıldığı, o zamanki yönetmeliklere ve Türk aile yapısının asgari ihtiyaçlarına göre 2+1 bina yapılabilecek büyüklükte arsaya dönüştürüldüğü, bunların müktesep hak olduğu, Türkiye'nin çoğunlukla en fakir zümrelerinin elinde bulunan 80-180 metrekarelik arsaların asansör mecburiyeti kuralı ile fakirlerin elinden alınması anlamı taşımasının sosyal devlet ilkesi ile bağdaşmadığı, davalı idarenin, kişisel tasarruflara karışmaması gerektiği, balkonsuz ev yapılabildiğine göre asansörsüz ev de yapılabilmesi gerektiği, davalının hiç kullanılmayacak bir asansör boşluğunu dayatmaması gerektiği, halk arasında "şimdi asansör boşluğu bırak iskandan sonra odaya çevirirsin" şeklinde yaygın olan dalaverelere gerek olmadığı, davalının insanları böyle dalavere yapmaya mahkum etmemesi gerektiği, engellilerin veya bir kısım insanların farazi ihtiyacı veya konforu için şahıs mülkiyeti olan dar arsaların asansör mecburiyeti ile yok edilmesinin doğru olmadığı belirtilerek dava konusu işlemin iptali gerektiği ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI :
3194 sayılı İmar Kanununun "Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, bu Kanunun yerleşme yerleri ve bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlendiğinin belirtildiği, dolayısıyla Bakanlığın yükümlü olduğu kamu hizmetini mer'i hukuk kuralları çerçevesinde yürütmekte olduğu, sağlıklı yaşam alanlarının oluşturulması esnasında engelli, yaşlı, hamile ve hasta gibi toplumun tüm kitlelerine hitap edebilen düzenlemelerin yapılması gerektiği, bu kapsamda kamu hizmeti amacına uygun olarak engelli, yaşlı, hamile ve hastaların erişimine dair tedbir geliştirilmesi ve yaşam kalitelerine pozitif katkıda bulunulması amaçları ile getirilen dava konusu düzenlemenin yeni bir hüküm olmadığı, 01/06/2013 tarihinden itibaren mevcut olarak bu hüküm uyarınca idari işlemlerin tesis edildiği, bütün idari işlemlerin ortak ve mutlak amacının kamu yararı olduğu, bu işlemlerin kamu düzeninin kurulması ve korunması amacına yönelik olarak genel, objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesinin hukuk devletinin gereklerinden olduğu, bu itibarla idarelerin her zaman sürekli, soyut, nesnel ve herkes için geçerli genel hükümler içeren uyulması zorunlu hukuksal işlemleri olarak adlandırılan düzenleyici işlemleri tek yanlı bir irade açıklamasına dayanarak kamu yararı amacını sağlamak için yürürlüğe koydukları ve bu tarihten itibaren ileriye doğru hukuksal sonuç doğurdukları, henüz inşaata başlanmamış yapılarda kazanılmış hakkın söz konusu olamayacağı, bireyin özel çıkarlarının kamu yararının üzerinde tutularak açıklanan gereklilikler kapsamında yapılan düzenleme ile kişisel bir menfaatin zedelenmesi suretiyle mağduriyet oluştuğu iddiası ile düzenlemenin iptalinin istenilmesinin hukuka uygun olmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ: Yönetmelik gibi düzenleyici işlemlerin; soyut, nesnel ve herkes için geçerli genel hükümler içerdiği, kamu yararı amacını sağlamak için yürürlüğe konularak ve bu tarihten itibaren ileriye doğru hukuksal sonuç doğurduklarından henüz yapı ruhsatı alıp inşaata başlanmamış bir durumda kazanılmış haktan bahsedilemeyeceği, uyuşmazlık konusu düzenlemenin yaşlı hasta, engellilerin sağlık ve yaşam kalitelerini arttırmak amacıyla getirildiği, çağdaş bir sosyal devlette merkezi ve yerel yönetimlerin insan refahının gözetilmesi ilkesi doğrultusunda, halk sağlığını koruyacak ve yaşam kalitesini yükseltecek düzenlemeler yapmasının zorunlu olduğu, aksi bir düşüncenin parsel sahipleri ve bina inşa edenlerin taleplerinin, halkın yaşam kalitesi ve sağlığı üzerinde yaratabileceği olumsuz etkilerin dikkate alınmaması sonucunu doğuracağı anlaşıldığından dava konusu yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ:
Dava, 03.07.2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 34.maddesinde geçen "uygulama imar planına göre kat adedi 3 olan binalarda asansör yeri bırakılmak...zorunludur" ifadesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 124. maddesi; yönetmeliklerin, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri tarafından, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkarılabileceklerini öngörmektedir.
3194 sayılı İmar Kanununun 1. maddesinde; bu Kanunun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlendiği ifade edilmştir.
01.06.2013 tarih ve 28664 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 45. Maddesinde değişiklik yapılarak "İmar planına göre kat adedi 3 olan binalarda asansör yeri bırakılmak, 4 ve daha fazla olanlarda ise asansör tesis edilmek zorundadır. İskan edilen bodrum katlar dahil kat adedi 4 ve daha fazla olan binalarda asansör yapılması zorunludur. Daha az katlı yapılarda da asansör yapılabilir..." hükmü getirilmiş, 03.07.2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 34.maddesinde de yürürlükten kaldırılan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 45. Maddesine paralel olarak "Uygulama imar planına göre kat adedi 3 olan binalarda asansör yeri bırakılmak, 4 ve daha fazla olanlarda ise asansör tesis edilmek zorundadır. İskân edilen bodrum katlar dâhil kat adedi 4 ve daha fazla olan binalarda asansör yapılması zorunludur. Daha az katlı yapılarda da asansör yapılabilir..." kuralı getirilmiş; bu kurala karşı dava açıldıktan sonra 28.07.2018 tarihli, 30492 sayılı Yönetmelik değişikliğiyle Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5 inci maddesinin 27. Fıkrası "Tek bağımsız bölümlü konutlar hariç kat adedi 3 olan binalarda asansör yeri bırakılması, 4 ve daha fazla olan binalarda ise asansör tesisi zorunludur.”; 34 üncü maddesinin 1. fıkrası da "Tek bağımsız bölümlü konutlar hariç uygulama imar planına göre kat adedi 3 olan binalarda asansör yeri bırakılması, 4 ve daha fazla olan binalarda ise asansör tesisi zorunludur. İskân edilen ve ortak alan bulunan bodrum katlar dâhil kat adedi 4 ve daha fazla olan binalarda asansör yapılması zorunludur. Daha az katlı yapılarda da asansör yapılabilir.” şeklide değiştirilerek tek bağımsız bölümlü konutlar asansör zorunluluğundan hariç tutulmuşsa da, uyuşmazlık konusu olan kat adedi 3 olan binalarda asansör yeri bırakılması, 4 ve daha fazla olan binalarda ise asansör tesisi zorunluluğu devam ettiği anlaşılmakla davanın esası incelenmiştir.
İncelenen davada, uyuşmazlık konusu düzenlemenin yaşlı hasta, engellilerin sağlık ve yaşam kalitelerini arttırmak amacıyla getirildiği, çağdaş bir sosyal devlette merkezi ve yerel yönetimlerin insan refahının gözetilmesi ilkesi doğrultusunda, halk sağlığını koruyacak ve yaşam kalitesini yükseltecek düzenlemeler yapmasının zorunlu olduğu, aksi bir düşüncenin arsa sahipleri ve bina inşa edenlerin taleplerinin, halkın yaşam kalitesi ve sağlığı üzerinde yaratabileceği olumsuz etkilerin dikkate alınmaması sonucunu doğuracağı anlaşıldığından dava konusu yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Sakarya ili, Adapazarı ilçesi, Tepekum Mahallesi, …Mevkii, … pafta, … ada, … sayılı parselin maliki olan davacı tarafından, 03.07.2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 34.maddesindeki "uygulama imar planına göre kat adedi 3 olan binalarda asansör yeri bırakılmak...zorunludur" ifadesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 124. maddesinde, "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 1.maddesinde de, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir." hükmü yer almaktadır.
01.06.2013 tarih ve 28664 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 45.maddesinde değişiklik yapılarak "İmar planına göre kat adedi 3 olan binalarda asansör yeri bırakılmak, 4 ve daha fazla olanlarda ise asansör tesis edilmek zorundadır. İskan edilen bodrum katlar dahil kat adedi 4 ve daha fazla olan binalarda asansör yapılması zorunludur. Daha az katlı yapılarda da asansör yapılabilir..." hükmü getirilmiş, 03.07.2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 34.maddesinde de yürürlükten kaldırılan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 45.maddesine paralel olarak "Uygulama imar planına göre kat adedi 3 olan binalarda asansör yeri bırakılmak, 4 ve daha fazla olanlarda ise asansör tesis edilmek zorundadır. İskân edilen bodrum katlar dâhil kat adedi 4 ve daha fazla olan binalarda asansör yapılması zorunludur. Daha az katlı yapılarda da asansör yapılabilir..." kuralı getirilmiştir.
28.07.2018 tarih ve 30492 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliğiyle Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5. maddesinin 27.fıkrası "Tek bağımsız bölümlü konutlar hariç kat adedi 3 olan binalarda asansör yeri bırakılması, 4 ve daha fazla olan binalarda ise asansör tesisi zorunludur.”; 34.maddesinin 1. fıkrası da "Tek bağımsız bölümlü konutlar hariç uygulama imar planına göre kat adedi 3 olan binalarda asansör yeri bırakılması, 4 ve daha fazla olan binalarda ise asansör tesisi zorunludur. İskân edilen ve ortak alan bulunan bodrum katlar dâhil kat adedi 4 ve daha fazla olan binalarda asansör yapılması zorunludur. Daha az katlı yapılarda da asansör yapılabilir.” olarak değiştirilerek tek bağımsız bölümlü konutlar asansör zorunluluğundan hariç tutulmuşsa da, uyuşmazlık konusu olan kat adedi 3 olan binalarda asansör yeri bırakılması, 4 ve daha fazla olan binalarda ise asansör tesisi zorunluluğu devam ettiği anlaşılmakla davanın esası incelenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yönetmelik gibi düzenleyici işlemlerin; soyut, nesnel ve herkes için geçerli genel hükümler içerdiği, kamu yararı amacını sağlamak için yürürlüğe konularak ve bu tarihten itibaren ileriye doğru hukuksal sonuç doğurduklarından henüz yapı ruhsatı alıp inşaata başlanmamış bir durumda kazanılmış haktan bahsedilemeyeceği, uyuşmazlık konusu düzenlemenin yaşlı hasta, engellilerin sağlık ve yaşam kalitelerini arttırmak amacıyla getirildiği, çağdaş bir sosyal devlette merkezi ve yerel yönetimlerin insan refahının gözetilmesi ilkesi doğrultusunda, halk sağlığını koruyacak ve yaşam kalitesini yükseltecek düzenlemeler yapmasının zorunlu olduğu, aksi bir düşüncenin parsel sahipleri ve bina inşa edenlerin taleplerinin, halkın yaşam kalitesi ve sağlığı üzerinde yaratabileceği olumsuz etkilerin dikkate alınmaması sonucunu doğuracağı anlaşıldığından dava konusu yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 03/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi