10. Hukuk Dairesi 2015/1328 E. , 2015/4038 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İş Mahkemesi
Dava, ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi...... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davacının, eşinin vefat ettiği 04.04.2005 tarihinden itibaren babasından da ölüm aylığına hak kazandığı açık ise de, her kanunun yürürlükte olduğu dönemde uygulanmasına dair genel ilke çerçevesinde, 506 sayılı Yasa"nın 99. ve 5510 sayılı Yasaların 97. maddeleri gözetilerek, davacının babasının ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanunun 99’uncu maddesinde belirlenen sürede istenmeyen gelir veya aylığın tümünün zamanaşımına uğrayacağı ve bu gerçekleştiğinde gelir veya aylığın yazılı talep tarihini takip eden aybaşından itibaren bağlanabileceği, başka bir deyişle, yazılı talep tarihinden önceki gelir veya aylıkların istenemeyeceğine dair düzenleme ve davacının ilk tahsis talebinde bulunduğu 04.04.2012 tarihli talebi gözetilip, 5510 sayılı Kanunun 97/1’inci maddesindeki; her bir gelir veya aylık için beş yıllık zamanaşımı süresi ve gelir ve aylığın doğumundan itibaren beş yıl içinde istenmemesi halinde, zamanaşımına uğrayacağına dair düzenlemeler dikkate alınarak, 506 sayılı Kanunun 99’uncu maddesindeki, “gelir ve aylıkların yazılı talep tarihinden itibaren başlayacağı”na ilişkin hükme paralel bir düzenleme yapılmamış olduğu için anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarih olan 01.10.2008 tarihi ve sonrasında doğan davacıya ait ölüm aylıkları yönünden ilk tahsis talep tarihi olan 04.04.2012 tarihi itibariyle, beş yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından, davacıya ancak, 01.10.2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerekecektir. O halde, mahkemece, davacıya, 01.10.2008 tarihinden itibaren sigortalı babasından ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesi gerekirken, bu husus da herhangi bir karar verilmemesi, yerinde görülmemişti
2-Davalı Kurum tarafından davacıya, yargılama aşamasında ölüm geliri bağlandığı anlaşılmakla, muris baba ve eşin ölüm tarihlerinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasanın Gelir ve aylıkların birleşmesi başlıklı 92. maddesi "hem malullük hem de yaşlılık sigortasından aylık bağlanmasına hak kazanan sigortalıya, bu aylıklardan yüksek olanı, aylıklar eşitse yalnız yaşlılık aylığı bağlanır. Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine, bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir. Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanmadan önce iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan ve sermayeye çevrilen gelirler ile yaşlılık sigortasından yapılacak toptan ödemelerde bu fıkra hükmü uygulanmaz.” hükmü gözetilerek buna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Hükmün 1 nolu bendindeki “yetim aylığı” ibaresinde önce gelmek üzere “01.10.2008 tarihinden itibaren” yazılmasına, yine 1 nolu bendindeki “TESPİTİNE” kelimesinden sonra gelmek üzere “davacıya bağlanacak ölüm aylığı ve bağlanan ölüm geliri hususunda 506 sayılı Yasanın 92. maddesi hususunun davalı Kurum tarafından dikkate alınmasına” yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.