20. Hukuk Dairesi 2013/10694 E. , 2014/4464 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman ve kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi ve davalı Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... Yönetimi, 10/08/2011 havale tarihli dilekçesi ile;... Köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan kadastro çalışmalarında orman alanlarının kısmî ilâna çıkartıldığını,... Köyü sınırları içinde bulunan, 101 ada 1 sayılı orman parselinin bitişiğinde yer alan 1488-1520 numaralı orman sınır noktalarının güney ve güney doğu istikametindeki sahanın, orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman sınırı dışında bırakıldığı iddiasıyla, bu taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Arazi kadastrosu sırasında 206 ada 19 parsel sayılı 3116,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hali arazi vasfı ile, 203 ada 16 parsel sayılı 3621,13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfı ile, 203 ada 15 parsel sayılı 2938,45 m2 yüzölcümündeki taşınmaz tarla vasfı ile 202 ada 13 parsel sayılı 4370,17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfı ile, 202 ada 1 parsel sayılı 12.638,95 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfı ile, 172 ada ada 7 parsel sayılı 4372,85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hali arazi vasfı ile, 172 ada 8 parsel sayılı 11.427,41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kargir samanlık ve tarla vasfı ile, 172 ada 9 parsel sayılı 8.526,39 m2 yüzölçümündeki taşınmaz fındık bahçesi vasfı ile ve 172 ada 11 parsel sayılı 14.244,97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hali arazi vasfı ile belgesizden, malik haneleri boş bırakılarak davalı olarak tespit edilmiş ve mahkemeye gönderilmiştir.
Mahkemece, tutanak zilyetleri davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonucunda: davanın kısmen kabul kısmen reddine, 203 ada 16 ve 206 ada 19 sayılı parsellerin kadastro tespitinin iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına, fen bilirkişilerce hazırlanan ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 202 ada 1 parselin 8761,22 m2"lik kısmının kadastro tespitinin iptaline orman vasfı ile Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen 202 ada 1 parselin 3877,78 m2"lik kısmının ... adına tarla vasfı ile tesbit gibi, fen bilirkişilerce hazırlanan ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 203 ada 15 parselin 995,70 m2"lik kısmının kadastro tespitinin iptaline orman vasfıyla Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen 203 ada 15 sayılı parselin 1942,76 m2"lik kısmının ... adına tarla vasfı ile tespit gibi , 202 ada 13 parselin ... adına tarla vasfı ile tespit gibi, 172 ada 8 sayılı parselin ... adına tarla vasfı ile tespit gibi, 172 ada 9 sayılı parselin ... adına tarla vasfıyla tesbit gibi, 172 ada 7 ve 11 sayılı parsellerin Hazine adına halî arazi vasfı ile tesbit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosu ve kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılıp 13/07/2011-11/08/2011 tarihleri arasında ilân edilen orman kadastrosu vardır.
1) Davacı ... Yönetimi ve davalı Hazine"nin 203 ada 16, 172 ada 8 ve 9, 172 ada 7 ve 11 sayılı parseller ve 203 ada 15 ve 202 ada 1 sayılı parsellerin (A) bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden: İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 203 ada 16 sayılı parselin tamamı ve 202 ada 1 ve 203 ada 15 sayılı parsellerin (A) harfi ile gösterilen bölümlerinin orman sayılan yerlerden, 172 ada 8 ve 9 sayılı parseller ve 172 ada 7 ve 11 sayılı parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına, 172 ada 8 ve 9 sayılı parseller yönünden adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, 172 ada 7 ve 11 sayılı parsellerin ise hali arazi olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı ... Yönetimi ve davalı Hazine"nin 203 ada 15 ve 202 ada 1 parsellerin (B) bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden: Mahkemece, her ne kadar dava konusu edilen yerin, çekişmeli 203 ada 15 ve 202 ada 1 sayılı parsellerin (A) bölümü olduğu belirlenerek bu bölümün orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, (B) bölümlerinin ise dava konusu olmadığı belirlenerek davalı gerçek kişi adına tesciline karar verilmiş ise de; ulaşılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; somut uyuşmazlıkta; çekişmeli taşınmazların malik hanesi açık olup, mahkemece, 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi uyarınca gerçek hak sahibi re"sen belirlenecek, davada taraf olmayanlar adına dahi tescile karar verilebilecektir. Dava konusu taşınmazların kadastro tesbit tutanaklarının malik hanelerinin 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi uyarınca gerçek hak sahibinin belirlenerek doldurulmak üzere mahkemeye aktarıldığından parsellerin tamamının davalı olduğu gözetilmeden bir bölümleri hakkında araştırma yapılarak tescil hükmü kurulması, bir kısmı hakkında da araştırma yapılmaksızın tutanağın edinme nedeninde ismi geçen kişi adına tesciline karar verilmesi doğru değildir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 5, 26, 27 ve 30/2. maddelerinde, kadastro tesbit tarihinden önce dava konusu olan taşınmazlar hakkında ne gibi işlem yapılacağı gösterilmiştir. Orman Yönetiminin 30 günlük kısmî ilân süresi içinde orman kadastrosuna itiraz davası açması nedeniyle dava konusu taşınmazlar hakkında malik hanesi ve niteliği açık bırakılmak suretiyle tesbit tutanağı düzenlendiğine göre, 3402 sayılı Kanunun 27, 28 ve 29. maddeleri gereğince yargılamaya devamla, tesbit tutanağında yazılı hak sahiplerinin 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi gereğince gösterecekleri delillerle mahkemece re"sen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazların gerçek hak sahibi ya da sahipleri adına tesbit ve tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin kısmen davalı olmadıkları gerekçesiyle araştırma yapılmaksızın tutanağın edinme nedeninde ismi geçen kişi adına tesciline karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.
Orman sınırlandırması yapılmayan veya sınırlandırmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukukî durumunun 3116, 4785, 5658, 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Kanun, sadece hangi nitelikteki taşınmazların Devlet Ormanı sayılacağını göstermiş ve Devlet Ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince, aynı Kanunun 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Kanun ile iadeye tâbi tutulmuş; iadenin koşulları aynı Kanunda gösterilmiştir.
Bu nedenle mahkemece, çekişmeli 203 ada 15 ve 202 ada 1 parsel sayılı taşınmazların (B) bölümüne yönelik olarak, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi veya mühendisi, bir ziraaat mühendisi ve bir fen elemanı marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki
durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, çekişmeli 203 ada 15 ve 202 ada 1 parsel sayılı taşınmazların (B) bölümlerinin orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte, tarım uzmanı bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl süreyle ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, tescile karar verilecek gerçek kişiler yanında, (murisler) yönünden de aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı ... Yönetimi ve davalı Hazine vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 203 ada 16, 172 ada 8 ve 9, 172 ada 7 ve 11 sayılı parseller ve 203 ada 15 ve 202 ada 1 sayılı parsellerin (A) bölümlerine yönünden usül ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı ... Yönetimi ve davalı Hazine vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle 203 ada 15 ve 202 ada 1 sayılı parsellerin (B) bölümlerine yönelik hükmün BOZULMASINA 14/04/2014 günü oy birliği ile karar verildi.