Abaküs Yazılım
2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/5556
Karar No: 2020/6521

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020/5556 Esas 2020/6521 Karar Sayılı İlamı

Özet:


İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nde görülen boşanma davasında, davacı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası kabul edildi. Tarafların ortak çocuğunun velayeti davacı anneye verildi, ortak çocuk yararına 500 TL iştirak nafakası, davacı kadın yararına 300 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminata karar verildi. Ancak davacı kadın, kusur belirlemesi, çocuklar yararına tedbir nafakasına hükmedilmemesi, yoksulluk nafakasına ilişkin hükmün anlaşılır olmaması ve nafakalar ile tazminatların miktarları yönünden, davalı erkek ise kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar, velayet düzenlemesi ve kişisel ilişkinin süresi yönünden itirazda bulundu. Bölge adliye mahkemesi kararında, talebe uygun olmayan istinaf sınırlaması yapılmak suretiyle karar verildiği belirtilerek kararın münhasıran bu sebeple bozulması gerektiği hükmedildi. Kararda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesinde düzenlenen istinaf incelemesi yöntemi açıklanarak, istinafın kamu düzenine aykırılık görülen haller dışında, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı vurgulandı. Kararda açıklanan kanun maddeleri: Hukuk Muhakemeleri Kan
2. Hukuk Dairesi         2020/5556 E.  ,  2020/6521 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    DAVA TÜRÜ : Boşanma

    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri ile iştirak nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
    Dava, kadın tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup davalı erkek tarafından usulüne uygun tebligata rağmen süresinden sonra sunulan cevap dilekçesi ile davanın reddi istenilmiş, yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin, davacı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu belirtilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, tarafların ortak çocuklarından ..."nın velayetinin davacı anneye verilmesine, ortak çocuk yararına 500 TL iştirak nafakasına, davacı kadın yararına 300 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminata karar verilmiştir.
    İlk derece mahkemesi hükmüne karşı, davacı kadın tarafından "kusur belirlemesi, çocuklar yararına tedbir nafakasına hükmedilmemesi, yoksulluk nafakasına ilişkin hükmün anlaşılır olmaması, nafakaların ve tazminatların miktarı" yönünden, davalı erkek tarafından ise; "kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar, velayet düzenlemesi ve kişisel ilişkinin süresi" yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Her ne kadar bölge adliye mahkemesince kadının "kusur belirlemesine" yönelik istinaf talebi bulunmadığı belirtilerek buna göre istinaf incelemesi yapılmış ise de davacı kadının 30.03.2018 tarihli istinaf dilekçesinin 7. bendindeki açıklamaya göre "kusur belirlemesine" yönelik istinaf talebi bulunmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 355. maddesinde; istinaf incelemesinin, kamu düzenine aykırılık görülen haller dışında, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı düzenlenmiştir. Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. İlk derece mahkemesince, her iki tarafa da kusur yüklenmiş olmasına ve davacı kadının istinaf dilekçesi içeriğine göre kusur belirlemesine yönelik istinaf talebi bulunmasına karşın, talebe uygun olmayan istinaf sınırlaması yapılmak suretiyle karar verilmesi doğru olmamış ve kararın münhasıran bu sebeple bozulması gerektirmiştir.
    SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 16.12.2020 (Çrş.)






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi