Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/8416
Karar No: 2013/10548
Karar Tarihi: 25.06.2013

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2013/8416 Esas 2013/10548 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen bir dava sonucu, çekişme konusu olan paylı taşınmazda elatmanın önlenmesine ilişkin davanın reddedildiği belirlendi. Dava, paylı mülkiyeti olan davacı ve davalılar arasında gerçekleşti. Mahkeme kararına göre, paylı mülkiyetlerde taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Ancak, paydaşların birbirleri arasında harici bir taksim sözleşmesi veya fiili kullanma biçimi oluştuysa, elatmanın önlenmesi davası yerine çekişmesiz taksim veya şuyun satış yoluyla giderilmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi gereği ahde vefa kuralı ve iyi niyet kuralı gereklidir ki, özellikle taksim veya şuyun satış yoluyla giderilmeden önce kullanma biçimi korunabilsin. Kararda ayrıca, tapuda resmi ifrazları yapılmadan paydaşlar arasında haricen veya fiilen taksim edilip üzerlerine yerleşim alanlarının yapıldığı vurgulanmıştır.
Kanun Maddeleri: Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi; Medeni Kanun’un 706. maddesi; Borçlar Kanunu’nun 213. maddesi; Tapu Kanunu’nun 26. maddesi.
1. Hukuk Dairesi         2013/8416 E.  ,  2013/10548 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : NAZİLLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 26/12/2012
    NUMARASI : 2011/220-2012/328

    Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
    Çekişme konusu 1411 parsel sayılı taşınmazın, davacı A.., davalılar H.. ve R..ile dava dışı kişiler adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu kayden sabittir.
    Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman istiyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şuyun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
    Öte yandan, yurdumuzda sosyal ekonomik nedenlerle kırsal kesimlerden kentlere aşırı akım, nüfus çoğalması, büyük mesken ve işyeri ihtiyacı nedeniyle hızlı yapılaşma karşısında görevli mercilerin aciz kalmaları veya çeşitli nedenlerle göz yummaları sonucu, izinsiz, ruhsatsız, resmi kayıtlara bağlanmayan büyük yerleşim alanları oluştuğu, bu arada paylı taşınmazların tapuda resmi ifrazları yapılmadan paydaşlar arasında haricen veya fiilen taksim edilip üzerlerine büyük mahalleler hatta beldeler yapıldığı bir gerçektir. Bilindiği üzere M.K.nun 706, B.K.nun 2l3, T.K.nun 26. maddeleri hilafına tapulu taşınmazlarda harici veya fiili taksim ile payların mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamaz. Ne var ki, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmiş yada fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemsel olarak ( fiilen) bağımsız bu oluşumun tapuda yapılacak resmi taksime veya şuyun satış suretiyle giderilmesine yahut o yerde bir imar uygulaması yapılmasına kadar korunması, " ahde vefa" kuralının yanında M.K.nun 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralının da bir gereğidir. Aksi halde, pek çok kimse zarar görecek toplum düzeni ve barışı bozulacaktır.
    O halde, paydaşlar arasındaki elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planın olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanılmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi, M.K.nun müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmelidir.
    Somut olaya gelince; hükme yeterli bir araştırrma yapıldığını söyleyebilme imkanı yoktur. Şöyle ki, mahkemece sadece paydaş olan davanın tarafları yönünden bir inceleme yapılmış ve bu şekilde fiili kullanma biçiminin oluştuğu hususu hükme gerekçe yapılmıştır.
    Hal böyle olunca; yerinde yeniden keşif yapılarak, tüm paydaşları bağlayan fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması, oluşmuş ise davacının dava ettiği bölümün kimin kullanımına bırakıldığının açıklığa kavuşturulması, davacının kullanımına bırakılmış ise bu yere hangi davalının ne şekilde müdahale ettiğinin belirlenmesi, aksi halde davacının çekişmesiz olarak kulllandığı ya da kullanabileceği bir bölümün olup olmadığının saptanması, eğer kullandığı veya kullanabileceği bir bölüm yok ise paydaş olmayan davalılar bakımından mutlak biçimde, paydaş olan davalılar bakımından da pay oranında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinin kabulü gerektiği halde noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
    Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 Sayılı HMK.nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 Sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi