
Esas No: 2022/7060
Karar No: 2022/16161
Karar Tarihi: 05.10.2022
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/7060 Esas 2022/16161 Karar Sayılı İlamı
2. Ceza Dairesi 2022/7060 E. , 2022/16161 K."İçtihat Metni"
Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 116/1, 151/1 ve 62/1. (üç kez) maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis, 5 ay hapis ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair İSTANBUL 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/04/2015 tarihli ve 2014/205 esas, 2015/186 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25/06/2022 gün ve 94660652-105-34-12254-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/07/2022 gün ve 2022/7060 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 24/09/2019 tarihli ve 2019/10159 esas, 2019/11112 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, mahkemenin 09/04/2015 tarihli hükümle dosyadan el çektiği, bu itibarla 15/04/2015 tarihinde dosyayı yeniden ele alarak vermiş olduğu ek kararın hukukî değerden yoksun olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/1. maddesinde "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır." hükmünün yer alması karşısında, somut olayda sanığa atılı suçun 01/02/2013 tarihinde işlendiği, tekerrüre esas alınan İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2010 tarihli 2008/921 esas, 2010/41 sayılı ilamın ise suç tarihinden sonra 29/09/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, anılan ilamın tekerrüre esas alınmayacağı gibi, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınacak başka bir ilamının da bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Sanığın kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık olarak belirlenen eylemini cezai yaptırıma bağlayan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesinde hapis cezasının alt sınırının suç tarihi itibariyle 2 yıl olduğu gözetilmeden, temel hapis cezasının 3 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 24/09/2019 tarihli ve 2019/10159 esas, 2019/11112 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, mahkemenin 09/04/2015 tarihli hükümle dosyadan el çektiği, bu itibarla 15/04/2015 tarihinde dosyayı yeniden ele alarak vermiş olduğu ek kararın hukukî değerden yoksun olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
1-Mahkemenin 09/04/2015 tarih, 2014/205 esas ve 2015/186 karar sayılı kararında sanık ... hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken suçun işleniş biçimi ve özelliği de dikkate alınarak takdiren alt sınırdan olmak üzere TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ancak maddenin alt sınırının suç tarihi itibarıyla 2 yıl hapis cezası öngördüğü ve bu nedenle çelişkinin oluştuğunun anlaşılması,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/1. maddesinde "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır." hükmünün yer alması karşısında, somut olayda sanığa atılı suçların 01/02/2013 tarihinde işlendiği, tekerrüre esas alınan İstanbul 32. (Şişli 9.) Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2010 tarihli 2008/921 esas, 2010/41 sayılı ilamın ise suç tarihinden sonra 29/09/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, anılan ilamın tekerrüre esas alınmayacağı gibi, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınacak başka bir ilamının da bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde TCK’nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (İSTANBUL) 24. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 09/04/2015 tarihli ve 2014/205 E. ve 2015/186 K. sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 05/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.