23. Hukuk Dairesi 2019/1267 E. , 2020/1418 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... Ltd. Şti. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketler arasında ihale sonrası hizmet alımı sözleşmesi imzalandığını, yapılacak iş kapsamında davalı şirketler bünyesinde çalışan dava dışı işçi ..."nun kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının tahsili talebiyle açtığı iş davasının kabul edildiğini, hükmolunan alacakların müvekkili tarafından icra dosyasına ödendiğini, ödenen işçilik alacaklarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek 7.462,91 TL"nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili, davacının işveren sıfatı ile tüm işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, dava dışı işçinin müvekkili şirkette bir yılı aşmayan çalışması nedeniyle kıdem tazminatı talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili, 6552 Sayılı Yasa ile davacının rücu davasının yasal dayanağının kalmadığını, işçiler ile ilgili tüm yetki ve sorumluluğun davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili, asıl işveren davacı ile alt işverenler arasında muvazaa olduğunu iş müfettişlerinin raporuyla ortaya çıktığını, işçilerin davacının işçileri olduğunun tespit edildiğini, 6552 Sayılı Yasa"nın yürürlüğe girmesiyle işçilik alacaklarından ilgili kamu kurum ve kuruluşunun tek başına sorumlu hale geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı işçinin davalılardan ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti"de çalışma süresinin bir yıldan az olması ve bu davalıların son işveren olmamaları nedeniyle sorumluluklarına gidilemeyeceği, davalı ... Ltd. Şti. aleyhine açılan dava yönünden, yerleşik Yargıtay içtihatları da dikkate alınarak davacı tarafından ödenen tazminatın yarısından sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davalı ... Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 3.731,45 TL rücu alacağının, dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekili ve davalı ... Ltd. Şti. vekillerinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Bu durumda mahkemece kıdem tazminatı İş Mahkemesinde yapılan hesap üzerinden, işçinin yüklenicilerdeki bir yıldan az süreli olan çalışmaları da dahil olmak üzere çalıştığı toplam süre dikkate alınarak belirlendikten sonra davalı yüklenicilerin işçiyi çalıştırdıkları süreyle orantılı sorumlu tutulmaları, diğer talepler yönünden yukarıdaki ilkeler çerçevesinde bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davalılar ... Ldt.Şti. ve ... Ltd.Şti. yönünden davanın reddine, davalı ... Ltd.Şti."nin ödenen bedelin yarısından sorumlu tutulmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ... Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 02.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.