13. Hukuk Dairesi 2013/1134 E. , 2013/8910 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... eczanesinin sahibi olduğunu, davalı ile 2000 ve 2001 yıllarında ilaç temini için sözleşme imzaladığını, davalı idarenin resmi yazıyla sözleşmenin askıya alındığının ve suç duyurusunda bulunulduğunun bildirildiğini, hak ettiği ücretlerin soruşturmaların olması nedeniyle ödenmediğini, hakkındaki tüm soruşturmaların sonuçlandığını, davalı idarenin soruşturmalar bitmesine ve talep etmesine rağmen ödeme yapmadığını, reçete bedellerinin tahsili için ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığını, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine davalı idarenin temyiz ettiğini, Yargıtay"ın ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması için bozma kararı verdiğini ve mahkemenin ise ceza yargılamasının sonucu beklemek yerine davayı ret ettiğini ileri sürerek 101 adet fatura bedeli olan 72.582.48 TL"nın takip tarihi olan 11.03.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının aynı alacak için ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/304 E sayılı dosyasında dava açtığını, 2009/31 E 2009/94 K sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, kesin hüküm nedeniyle davanın ret edilmesi gerektiğini ve davacının talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, taraflar arasında imzalana sözleşme gereğince hak sahiplerine verilen ilaçlar için düzenlenen 101 adet fatura bedelinin tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalı kesin hüküm itirazında bulunmuş ve talebin haksız olduğunu savunmuştur. Taraflar arasındaki 2001 yılı sözleşmesinin 8"inci maddesinde "...Bağ-Kur müfettişleri tarafından hakkında inceleme ve soruşturma yapılan eczanenin sözleşmesi askıya alınabilir ve ilaç vermesi 6 ay durdurulabilir. Ancak soruşturma süresi uzatılan eczaneler bu kapsam dışındadır. Bu durum eczaneye yazılı olarak bildirilir. Askı tarihinden itibaren eczanenin kurumdan doğmuş ve doğacak olan alacaklarının yapılmakta olan inceleme sonuçlanıncaya ve soruşturma tamamlanıncaya kadar ödenmez" hükmü bulunmaktadır. Davacı hakkında Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 2004/14182 Hz. Sayılı dosyasında dolandırıcılık iddiasıyla yapılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verilmiş, takipsizlik kararına yapılan itiraz ret edilerek bu karar 08.12.2004 tarihinde kesinleşmiştir.Yine Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 2005/64357 Hz. Sayılı dosyasında dolandırıcılık iddiasıyla yapılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verilmiş, bu kararına yapılan itiraz ret edilerek takipsizlik kararı 18.07.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davacının ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/304 E sayılı dosyasında davalı aleyhine bu davaya konu faturaların tahsili amacıyla alacak davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, davalının temyizi üzerine 13 H.D. 2008/219 E 2008/3781 K sayılı ilamıyla "...davacı eczacı hakkındaki son soruşturmanın son soruşturmanın tamamlanıncaya kadar dava konusu fatura bedellerinin hakkında soruşturması devam eden davacıya ödenmemesi gerektiğinin kabulü zorunludur. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu karar verilmesi..." gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, mahkemenin bu bozma ilamına uyarak yargılamaya devam ettiği ve 2009/31 E 2009/94 K sayılı dosyada davanın reddine karar verildiğini ve bu kararın 15.07.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/104 e sayılı dosyasında davacı eczanenin fatura ettiği ilaçları reçete olarak yazan ve diğer ilgili görevliler için yargılama yapıldığı ve yargılamanın halen devam ettiği ve davacının sanıklar arasında yer almadığı anlaşılmıştır. Davacı hakkındaki tüm soruşturmalar sonuçlandıktan sonra 02.07.2009 tarihinde davalıdan alacağının ödenmesini talep etmiştir. Davacının taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre davalıdan alacağın talep etmesi için tüm soruşturmaların sonuçlanması ve davalının temerrüte düşürülmesi gerekmektedir. Davacı hakkındaki soruşturmalar tamamlanmış ve 02.07.2009 tarihli talep yazısı ile davalı temerrüte düşürülmüş olup davacı bu tarihten itibaren yasal faiz talep edebilir. Taraflar arasındaki sözleşmede bu husus açıkça düzenlenmiş olduğundan alınan bilirkişi raporunda davacının 11.11.2003 tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceğinin kabul edilmesi hatalı olmuştur.Hal böyle iken mahkemece, davacının talep edebileceği faize ilişkin bilirkişilerden ek rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik bilirkişi raporuna dayalı olarak 11.11.2003 tarihinden itibaren avans faizinin tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 8.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.