Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/23648
Karar No: 2015/3897
Karar Tarihi: 05.03.2015

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2014/23648 Esas 2015/3897 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2014/23648 E.  ,  2015/3897 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : İş Mahkemesi
    Dava, malûllük aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkindir.


    Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün davalı..... Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ..... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve toplanan delillere göre davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-) 06.09.2005 – 03.02.2012 döneminde 506 sayılı Kanuna tabi 1.989 günlük primi bildirilmiş zorunlu sigortalılığı bulunan davacının 16.03.2012 tarihli malûllük aylığı tahsis başvurusunun, sigortalılık başlangıcı itibarıyla malûl durumda olduğu gerekçesiyle reddedilmesi üzerine açılan işbu davanın mahkemece yapılan yargılamasında, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu’nun beden çalışma gücünün en az %60’ının yitirildiği yönündeki 30.12.2013 tarihli raporuna dayanılarak tahsis talep gününü izleyen aybaşından itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
    Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 53. maddesinde, çalışma gücünün en az 2/3"ünü yitirdiği belirlenen sigortalının malûllük sigortası bakımından malûl sayılacağı, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte, malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arızalarının bulunduğu önceden veya sonradan saptanan sigortalıların bu hastalık veya arızaları nedeni ile malûllük sigortası yardımlarından yararlanamayacakları belirtildikten sonra 54. maddesinde malûllük aylığından faydalanma koşulları; 53. maddeye göre malûl sayılmak, toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak olarak sıralanmış, 56. maddesinde, sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve malûllük aylığına hak kazanan sigortalının aylığının ödenmesine, kendisinin yazılı isteğinden, malûl sayılmasına esas tutulan raporun tarihi yazılı isteğini izleyen takvim ayından sonraki bir tarih ise bu raporun tarihinden sonraki ay başından başlanacağı açıklanmıştır.
    Diğer taraftan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 25. maddesinde, 4. maddenin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60"ını kaybettiği tespit edilen sigortalının malûl sayılacağı, ancak, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün % 60"ını yitirdiği önceden veya sonradan belirlenirse sigortalının bu hastalık sebebiyle malûllük aylığından yararlanamayacağı bildirildikten sonra 26. maddesinde aylık bağlama şartları, 25. maddeye göre malûl sayılmak, en az 10 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak, malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra Kurumdan yazılı istekte bulunmak olarak sıralanmış, 27. maddesinde de, malûllük aylığının, 4. maddenin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, malûl sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden önce ise yazılı istek tarihini, malûl sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden sonra ise rapor tarihini izleyen ay başından itibaren başlayacağı hüküm altına alınmıştır.
    Bununla birlikte 506 veya 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince malûllük sigortasından aylık bağlanması istemine ilişkin davalarda, Kuruma başvuruda bulunulduğu tarih itibarıyla tümüyle oluşmayan tahsis koşullarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, özellikle, ...’nın “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması” başlığını taşıyan 141. maddesindeki, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğunu belirten hüküm, 6100 sayılı Kanunun “Usul ekonomisi ilkesi” başlıklı 30. maddesinde yer alan, hakimin, yargılamanın kabul edilebilir süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki düzenleme, sosyal koruma, dayanışma, sosyal denkleştirme ve zorunluluk ilkelerine dayanan sosyal sigortalar, bireyin onuru ile kişiliğinin geliştirilmesi için kaçınılmaz ekonomik, sosyal ve kültürel hakların doyurulması temeline dayanan sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri dikkate alındığında, bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen ay başından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine ilişkin hüküm kurulmalı, kuşkusuz, yargılama aşamasında aylık bağlama koşulları gerçekleşen sigortalı yönünden tahsis talep günü itibarıyla şartlar oluşmamakla Kurumun dava açılmasına sebep olan herhangi bir haksız işleminin de söz konusu bulunmadığı gözetilerek yargılama giderleri buna göre değerlendirilmelidir.
    Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, tüm dosya içeriğine göre sigortalılık başlangıç günü itibarıyla kendisinde malûllük durumu bulunmadığı kanıtlanan davacının yüzde olarak çalışma gücü kayıp oranı, malûllük olgusunun gerçekleştiği tarih ve buna göre aylığın başlangıcı yönünden Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulu’ndan rapor alınmalı, kaybın %60 – 2/3 oranında olduğu anlaşıldığı takdirde 5510 sayılı, en az 2/3 oranında çalışma gücünün yitirildiği saptandığında ise 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamında diğer tahsis koşulları irdelenerek elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
    Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi