Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/1657
Karar No: 2014/1471
Karar Tarihi: 24.02.2014

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2014/1657 Esas 2014/1471 Karar Sayılı İlamı

16. Hukuk Dairesi         2014/1657 E.  ,  2014/1471 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : KÖYCEĞİZ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 05/11/2013
    NUMARASI : 2012/293-2013/314

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Davacı, 6831 sayılı Yasa"nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan ancak 2/B parselinde yapılan kullanım kadastrosu sırasında, kapsam dışında bulunduğunu iddia ettiği taşınmaz bölümlerinin Hazine adına tapuya tescili, 6831 sayılı Yasa"nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kendi kullanımında bulunduğu hususlarının tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, 09.11.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 341,49 metrekare, (B) harfiyle gösterilen 207,64 metrekare ve (C) harfiyle gösterilen 43,88 metrekare yüzölçümlerindeki taşınmazların Hazine adına tescili isteminin reddine, söz konusu taşınmaz bölümlerinin davacının zilyetliğinde olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun, 15.01.2009 tarih ve 5841 sayılı Yasa ile değişik EK-4. maddesi, 6831 sayılı Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5/6/1986 tarihli ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu, kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı hususlarının, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek ve Hazine adına tescil edilmek suretiyle kadastrosunun yapılacağı hükmünü içermektedir. "Kullanım kadastrosu" olarak isimlendirilen bu çalışmanın amacı, 2/B sahalarını, fiili kullanım durumlarını dikkate alarak parsellere ayırmak ve bu taşınmazları 2/B alanı olarak Hazine adına tescil ederken, taşınmazlar üzerinde fiili kullanımı bulunanları ve muhdesatları tespit ederek tapunun beyanlar hanesinde göstermektir. Bu çalışmalar sırasında, 2/B sahaları içinde mevcut dere ve yol gibi kamuya terk edilmiş yerler ise haritasında gösterilmekte ve tapudan terkin edilmektedir.
    Kullanım kadastrosu sırasında hakkında kullanım kadastrosu tutanağı tanzim edilen taşınmazlar yönünden tutanağın beyanlar hanesinde yer alan ya da alması gereken kullanıcı ve muhdesat şerhlerine ilişkin olarak askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesinde, askı ilanından sonra ise genel mahkemelerde kullanım kadastrosuna itiraz davası açılmasının mümkün bulunduğu hususu tartışmasızdır.
    Hakkında kullanım kadastrosu tutanağı tanzim edilmeyen taşınmazlar yönünden dava açılıp açılamayacağı sorununu ise farklı ihtimalleri göz önünde bulundurarak değerlendirmek gerekmektedir.
    Kullanım kadastrosu çalışmaları birim bazlı yapılan yıllık planlamalar doğrultusunda ve daha önceden orman sınırları dışına çıkarılmış bulunan 2/B parsellerinde yapılır. Çalışmalar başlamadan önce, ilk olarak 2/B paftalarının aplikasyonları yapılır, varsa teknik hatalar düzeltilir ve kullanım kadastrosu bu sınırlar içinde yapılır. Belirlenen sınırlar içinde kalan ancak, fiili kullanım durumuna aykırı olarak hakkında tutanak düzenlenmediği iddia olunan taşınmazlar yönünden fiili kullanıcı iddiasında bulunan kişiler tarafından Hazine (kamuya terk edilen yol vb yerler için ilgili kamu tüzel kişiliği dahil) aleyhine dava açılması da mümkündür. Açılacak bu davada, çekişmeli taşınmazın öncesi 2/B parseli olarak Hazine adına tapuda kayıtlı bulunduğu için, taşınmazın Hazine adına tescili ile beyanlar hanesine kullanıcı ve/veya muhdesat şerhi verilmesi istenebilir.
    Diğer taraftan, kullanım kadastrosu çalışmasına tabi 2/B parseli içinde bulunduğu halde, aplikasyon ve teknik hatanın düzeltilmesi çalışmaları sırasında yapılan yanlışlıklar sonucu kullanım kadastrosu sınırları içine alınmayan taşınmazlar varsa; idarenin, kullanım kadastrosu yapılması planlanan 2/B parselinin bir bölümünü kullanım kadastrosu yapılacak sınırlar dışında bırakma yetkisi bulunmadığından; bu taşınmazlar hakkında da 2/B parseli olarak Hazine adına tescil edilmesi ve kullanıcı ya da muhdesat şerhi verilmesi istemiyle dava açılması da mümkündür.
    Ancak, hangi birim ve hangi 2/B parsellerinde ne zaman ve hangi sırayla kullanım kadastrosu yapılacağını planlama hususunun takdiri idareye ait bulunduğundan, henüz kullanım kadastrosu çalışması yapılmayan 2/B parselleri hakkında, idareyi kullanım kadastrosu yapmaya zorlayacak şekilde adli yargı yerinde dava açılamaz. Bu nedenlerle, idarece kullanım kadastrosu yapılması planlanmayan ve henüz kullanım kadastrosu çalışmalarına başlanmayan 2/B parselleri hakkında, fiili kullanım durumuna göre parsel ihdas edilerek Hazine adına tescili ve tapu kaydına kullanıcı ya da muhdesat şerhi verilmesi istemiyle dava açılması mümkün bulunmamaktadır.
    Dairemizin içtihat ve uygulamaları yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda istikrar kazanmıştır.
    Somut olaya gelince, davacı, kullanım kadastrosu sırasında, 2/B parseli kapsamında olduğu halde aplikasyon ve teknik hataların düzeltilmesi işlemi sırasında 2/B parselinin bir bölümünün kullanım kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı ve bu bölüm üzerinde kalan bir kısım taşınmazların kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak, söz konusu taşınmaz bölümlerinin Hazine adına tescili ve kendi adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. İdarece, çekişmeli taşınmazın da içinde bulunduğu iddia edilen 2/B parselinde kullanım kadastrosu çalışmaları yapıldığı anlaşıldığına göre, davacının tescil ve şerh istemiyle dava açmasında bir usulsüzlük bulunmamakta olup, mahkemenin "tespit" kararı ile yetinilmesi gerektiği yönündeki düşüncesinde isabet bulunmamaktadır. Ne var ki, çekişmeli taşınmazın kullanım kadastrosu yapılması planlanan 2/B sahası kapsamında olup olmadığı; başka bir anlatımla, aplikasyon ve teknik hataların düzeltilmesi çalışması sonucunda kullanım kadastrosu yapılmasına karar verilen alanın sınırları ile 2/B parseli sınırları arasında uyumsuzluk bulunup bulunmadığı ve çekişmeli taşınmaz bölümlerinin kullanım kadastrosu çalışması yapılan sınırlar dışında ancak 2/B parseli kapsamında olup olmadığı yönünde yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli değildir. Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu alınan fen bilirkişi raporu, birden fazla orman sınır noktasını içermediği için denetime elverişli bulunmamaktadır. Davanın mahiyetine ilişkin hatalı değerlendirmeye ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
    Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için, öncelikle kesinleşmiş orman tahdit ve 2/B tutanakları, haritaları, bu haritaların tesisine esas ölçü krokisi, ölçü ve hesap çizelgeleri getirtilmeli, bundan sonra Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman iki orman mühendisi ve bir harita mühendisi bilirkişiden oluşacak fen bilirkişi kurulu aracılığıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, uzman bilirkişi kurulu eliyle, 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi gereğince yapılan orman sınır düzeltme çalışmasının, kesinleşmiş orman kadastrosu ve 2/B çalışması tutanak ve haritalarına uygun olarak yapılıp yapılmadığı araştırılmalı; kesinleşmiş orman kadastrosu, varsa aplikasyon ve 2/B haritaları ile Ek 4. madde gereğince düzeltilen 2/B kullanım kadastrosu sınırlarına ilişkin paftalar, ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek değişik açı ve uzaklıklarda olan, en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktası görülecek biçimde dava konusu taşınmazın ve komşu taşınmazların konumları işaretlenmeli; orman kadastro haritasındaki sınır noktaları, aplikasyon haritasındaki sınır noktaları ve Ek-4 çalışmasıyla düzeltilen orman sınır noktaları, kadastro paftası üzerinde ayrı renkli kalemlerle çizilmek suretiyle bilirkişilerden denetime elverişli rapor ve harita alınarak 2/B parseli sınırı ile EK-4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sınırının çakışıp çakışmadığı; çakışmıyorsa, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin 2/B sahası içinde kalıp kalmadığı kesin ve denetime elverişli şekilde saptanmalıdır. Yapılacak inceleme ve araştırma sonunda, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin Ek-4. madde uyarınca yapılan düzeltme sınırının dışında ancak kullanım kadastrosuna tabi olan 2/B sahasının içinde olduğunun anlaşılması halinde, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin Hazine adına tapuya tesciline, tapu kaydının beyanlar hanesine taşınmazların 6831 sayılı Yasa"nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve davacı tarafın kullanımında bulunduğu hususlarının şerh edilmesine; Ek-4. madde uyarınca oluşturulan sınır hattının doğru olduğu ve çekişmeli taşınmaz bölümlerinin 2/B sahası dışında kaldığının anlaşılması halinde ise davanın reddine karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan şekilde inceleme yapılmaksızın ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi isabetsizdir.
    Kabule göre de, mahkemece hakkında tespit kararı verilen taşınmazlardan, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (C) harfiyle gösterilen 43,88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümü, 2/B sahası ve dava kapsamı dışında olduğu halde, hakkında hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
    Davalı Hazine vekili ile davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi