Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/1923
Karar No: 2020/2239

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2020/1923 Esas 2020/2239 Karar Sayılı İlamı

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi         2020/1923 E.  ,  2020/2239 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı - davacı ... ihbar olunan Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    2859 sayılı Kanun gereğince yapılan yenileme kadastrosu sırasında ... köyü (eski) 1339, yeni 105 ada 2 parsel sayılı taşınmaz, 45161,10 m² yüzölçümü ile tarla vasfıyla malik hanesi boş olarak gösterilmiş ve beyanlar hanesinde ""6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kalmaktadır"" şerhi bulunmaktadır.
    Davacı ... 24.03.2011 tarihli dilekçesinde, ... ili, ... ilçesi, ... köyü hudutları dahilinde 105 ada 2 parsel sayılı taşınmazı orman kadastrosunun 1973 yılı kayıtlarında da 1339 no lu parsel olarak ... olarak adına kayıtlı olduğunu, evveliyatının da 1960 yılından bu yana da 39000 m² olarak tarafından tasarrufu altında kullanmakta olduğunu, söz konusu bulunan taşınmazının 2009 yılında geçen kadastro çalışmalarında 39000 m²"lik taşınmazının 2627 m²"si 2/B olarak adına tescili olarak kayıtlara geçmiş olup tek parça taşınmazının geriye kalan 36373 m²"si ise isimsiz olarak boşta görüldüğü öğrenmiş olduğunu, eski 1339 sayılı parsel yeni kadastro kayıtlarına göre 14/1313 gittisi cilt 1 sayfa 58 de 45161 m² görülmekte olup, yeni 105 ada 2 parsel sayılı taşınmazının tamamının 39000 m² yazılması gerekirken ... 2/B 2627 m² olarak adına tescil görmüş olduğunu, geriye kalan 36373 m² olan kısmının adına yazılması gerekirken isimsiz olarak boş yazılmasından ötürü mağdur duruma düşürüldüğünü, bir bütün olan taşınmazının üzerinde 110 m2 35 yıllık içinde oturduğu evi 9000 m² 35 fındığı, 5 yıllık da meyve ağaçlarının bulunduğunu, söz konusu taşınmazının tamamının 39000 m² kare olduğunu, nizasız fasılsız olarak 1960 yılından bu yana işletmekte olduğu taşınmazının yaklaşık tamamına yakın bir kısmının isimsiz olarak kayıtlara geçmesiyle mağdur duruma düşürüldüğünü, taşınmazın adına 2/B olarak büyük bir kısmının adına tescilli görmediğinden 2011 yılı Torba Kanundan da yararlanamamakta olduğunu, bundan dolayı ... köyü hudutları dahilinde bulunan eski 1339 sayılı parsel yeni 14/1313 cilt 1 sayfa 58 de 45161 m² görülmekte olduğunu, yeni 105 ada 2 parsel sayılı taşınmazının tamamının 39000 m²"nin adına 2/B olarak kayda geçmeyen geriye kalan 36373 m² olan kısmının da adına ... olarak adına tapuya tescilini ve 2011 yılı Torba Kanunundan da faydalandırılmasını talep ve dava etmiştir.
    Birleştirilen dosya davacısı Hazine vekili 24.04.2013 tarihli dilekçesinde, dava konusu taşınmazın 1985 yılında orman sınırları dışına çıkarıldığını ve 2004 yılında yapılan yenileme kadastrosu neticesinde 105 ada 2 parsel sayısını aldığını ancak malik hanesinin açık bırakıldığını, bu nedenle taşınmazın 2/B uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu yönündeki şerhin saklı tutularak taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
    Mahkemece, taşınmazın tapu kütüğünün malikhanesinin açık olması nedeniyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve Hazine tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10.12.2014 gün ve 2014/6920 E. - 10414 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
    Hükmüne uyulan bozma kararında: ""Mahkemece, yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Çekişmeli 1339 sayılı parselin ilk tesbit kayıtlarının tüm tedavülleriyle birlikte tapu müdürlüğünden istenerek, davalı ise dava dosyasının mahkeme arşivinden ve yazı işleri müdürlüğünden de araştırılarak, en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat ve bir fen elemanı marifetiyle taşınmaz başında usûlûnce orman araştırması yapılıp taşınmazın niteliğinin açık şekilde belirlenerek tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre görev ve esas yönünden bir karar verilmelidir"" şeklinde gereğine değinilmiştir.
    Mahkemece bozma kararı sonrası; 1) Mahkememizin birleştirilen 2013/164 Esas sayılı davasında davacı Hazinenin davasının kabulüne, dava konusu 105 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ..."nin 02/10/2015 tarihli raporunun ek 1 krokisinde (A), (G), (F) harfleri ile gösterilen kısmın 2/B vasfıyla Hazine adına tesciline,
    2) Dava konusu 105 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ..."nin 02/10/2015 tarihli raporunun ek 1 krokisinde (D) ve (E) harfleri ile gösterilen kısmın Hazine adına tesciline,
    3) Dava konusu 105 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ..."nin 02/10/2015 tarihli raporunun ek 1 krokisinde (C) ve (B) harfleri ile gösterilen kısmın orman vasfıyla Hazine adına tesciline,
    4) Esas davada davacı ..."un davasının kabulü ile dava konusu 105 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ..."nin 02/10/2015 tarihli raporunun ek 1 krokisinde (A) ve (F) harfleri ile gösterilen kısmın davacı ... tarafından kullanıldığının tespitine ve bu yönde tapuya şerh verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı-davacı ... ihbar olunan Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, tespit tarihinden önce 1984 yılında 2896 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması 19/09/1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. 2005 yılında yenileme kadastrosu yapılmıştır. Daha sonra 3302 sayılı Kanuna göre herhangi bir nedenle orman sınırları dışına kalan yerlerin orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmaları 19/08/2008 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
    1) Orman Yönetimine davanın ihbar edilmiş olması taraf sıfatı ve hükmü temyiz etme hakkıda kazandırmayacağından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
    2) Davalı - davacı Hazinenin temyiz itirazları yönünden; mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmemiş olup verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; çekişmeli 105 ada 2 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin neden açık olduğu araştırılmamış, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede kullanım kadastrosu yapılıp yapılmadığı belirlenmediği gibi tüm tahdit tutanakları dosya arasına getirilmemiş, görev hususu değerlendirilmemiş ve dava konusu taşınmazın 2/B haritasına göre konumu belirlenmediği gibi taleple bağlılık ilkesi gözönüne alınmadan karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
    O halde mahkemece, çekişmeli 105 ada 2 parsel (eski 1339 parsel) sayılı taşınmazın ilk tesbit kayıtlarının tüm tedavülleriyle birlikte tapu müdürlüğünden istenerek, davalı ise dava dosyasının mahkeme arşivinden ve yazı işleri müdürlüğünden de araştırılmalı; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede kullanım kadastrosu yapılmış ise tutanakları dosya içine alınmalı; çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgedeki tüm tahdit çalışmaları ile 3402 sayılı Kanunun 22/a madde uygulama çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri ile en eski tarihli hava fotoğrafları memleket haritası ile varsa kullanım kadastro çalışmalarının yapıldığı yıla ait hava fotoğrafları uydu görüntüleri ve ortofoto haritaları dosya içine alındıktan sonra önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle yeniden yapılacak keşifte 2
    Eylül 1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosu ve aynı Yasanın 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon, 2/B madde uygulaması ve 22/2-a çalışması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde ve 22/2-a çalışma haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı yönetmelikler ile teknik izahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek dava konusu taşınmazın durumu tam olarak belirlenmeli, davacı kişi lehine kullanıcı şerhi verilen 02.10.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ve (F) harfi ile gösterilen taşınmazlar yönünden ise kullanım kadastrosu yapılmış ise keşif sırasında dinlenilecek mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazın tespit tarihinde ve öncesinde kim tarafından, ne şekilde kullanıldığı, tespit tarihi itibariyle fiilî kullanım olup olmadığı, var ise kim tarafından ne şekilde kullanıldığı, tespit günü itibariyle fiilî kullanımın terk edilip edilmediği hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı, alınan beyanlar ile önceki keşif beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, keşfe katılacak fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir rapor ve kroki alınmalı, çekişmeli taşınmaz getirtilen uydu fotoğrafı ve ortofoto haritaları üzerinde gösterilmeli; ziraatçı bilirkişiden, taşınmazın tespit tarihindeki niteliğini ve kullanım durumunu bildiren denetime elverişli rapor alınmalı; tespit tarihi itibariyle fiilî kullanım mevcut ise o tarihteki yani tespit tarihindeki kullanıcı lehine kullanım şerhi verilmesi gerektiği dikkate alınmalı ve bundan sonra tüm delillerle birlikte görev hususu da değerlendirilten sonra sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
    Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
    2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle, davalı - davacı Hazinenin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA temyiz harcının istek halinde iadesine 29/06/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi