13. Hukuk Dairesi 2012/28696 E. , 2013/8630 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... Mahallesi,46736 ada 1 parsel,A Blok 20 no.lu bağımsız bölümde bulunan meskenine su abonesi olabilmek için davalı tarafından haksız olarak 3.250,00 TL kanal katılım ve şebeke bedeli istendiğini belirterek bu bedelin haksız olduğunun tespiti ile yüksek bedel içermeksizin abone yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının, davacıdan ilk su aboneliği sırasında kanal katılım bedeli ile su şebeke hissesi talep edebileceği,daha önce inşaatın başlangıcında yükleniciden arsa emlak değeri üzerinden 26.08.1999 tarihinde tahsil edilen toplam 32.820.000.TL kanal katılım payının avans niteliğinde olduğu,kanal katılım payının tamamının ödendiğine ilişkin karine oluşturmayacağı, bu avansın konutların tamamlanıp ilk su aboneliği sırasında konut emlak değeri üzerinden hesaplanarak tamamlanmasının gerektiği; davacının, avans olarak ödenen kanal katılım payı dışında, ayrıca yasa ve yönetmelikte öngörülen bakiye kanal katılım payını ödediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş;hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının satın aldığı konuta su abonesi olmak için kanal katılım payı ödemekle yükümlü olup olmadığı konusundadır.
2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı başlığı altında 87.maddesi "Belediyelerce ve belediyelere bağlı müesseselerce, aşağıdaki şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, bunlardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden, kanalizasyon harcamalarına katılma payı alınır:
a)Kanalizasyon tesisi yapılması,
b)Mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah edilmesi iki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller
hangi yoldaki kanalizasyona bağlanmış ise, payın hesabında yola ait kanalizasyon giderleri nazara alınır." düzenlemesi getirmiştir. Aynı yasanın 88.maddesi su Tesisleri için 87.maddeye paralel bir düzenleme öngörmüştür.
Bu yasa maddesine dayalı olarak çıkarılan ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 39.maddesinde de gerek yeni bir kanalizasyon tesisi yapılması ve gerekse mevcut tesisin ıslahı durumunda taşınmaz sahiplerinden katılma payı alınacağı öngörülmüş; bunun belli bir oranının inşaat ruhsatı alınma aşamasında avans olarak tahsil edileceği, bakiyesinin de su aboneliği aşamasında bina değeri esas alınmak ve %2 oranını geçememek üzere tahsil edileceği belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen yasa ve tarifeler yönetmeliği hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafça yeni kanalizasyon ve içme suyu tesisleri yapılmış veya mevcutların iyileştirilmesi yapıldığı taktirde, tesislerin hizmet edeceği saha dahilindeki gayrimenkul sahiplerinden yönetmelikte belirlenen ilkelere göre su ve kanalizasyon tesisleri katılım payı talebe hakkı vardır. Ancak bu katılım payı davalı tarafça hizmet götürülmesi koşuluna bağlı olarak alınır. Bu durumda hizmet götürüldüğünün davalı tarafça kanıtlanması halinde davacı katılım payının yüklenici veya kendisi tarafından ödendiğini kanıtlamakla yükümlüdür.
Davacı su abonesi olabilmek için kendisinden 3.250,00 TL kanal katılım ve şebeke bedeli istendiğini belirterek bu bedelin haksız şart olduğunun kabulü ile yüksek bedel içermeksizin abone yapılmasına karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır.Hukukçu Süleyman Yılmaz ve inşaat mühendisi ... i"nin düzenlediği bilirkişi raporu ile,davacının 3.760,00 TL ödemesi gerektiği belirlenmiş, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.Oysa aynı ada parselde yer alan başka bir yerle ilgili olarak,Dairemizin 2012/ 11416 esas sayılı dosyasında mimar ...in düzenlediği rapora göre;davacının 1198,42 TL ödemesi gerektiği belirlenmiştir. O halde mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki farklılığın neden kaynaklandığı, davacının ödemesi gereken miktarın tespiti hususunda yeni bir bilirkişi incelemesi yapılarak, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 3.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.