10. Hukuk Dairesi 2015/1656 E. , 2015/3683 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İş Mahkemesi
Dava, rücûan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ......tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan Kurum zararının tahsili istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücû alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26. maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücû hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı, ya da, hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, Kurum tarafından gönderilen peşin değer cetvelindeki gelire girme tarihi itibariyle bağlanan gelirin ilk peşin değerinin kusura isabet eden miktarıyla sınırlı hüküm kurulması gereğine karşın, sigortalıya bağlanan gelirde kanunlar ve katsayılar nedeniyle meydana gelen artışların da dahil edilmesi etmek suretiyle hesaplanan miktarın kusur karşılığına hükmedilmiş olması isabetsizdir.
Sigortalının % 19,2 olarak belirlenen sürekli iş göremezlik oranına işverence yapılan itiraz üzerine, 506 sayılı Yasa"nın 109. maddesinde öngörülen prosedür işletildiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp Genel Kurulu"ndan alınan raporlara göre iş göremezlik oranının baştan itibaren % 14,3 olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, % 19,2 oranını esas alan peşin değer cetvelinin esas alındığı, ayrıca, Kanun ve katsayı değişikliklerinden kaynaklanan artışların dışlanmadığı anlaşılmaktadır.
Peşin değer, gelecekte ödenecek gelirlerin, yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanan tutarını ifade etmekte olup; Kurum, iş kazası, ya da, meslek hastalığı ile malullük sonucu sigortalılara ve bunların ölümü halinde hak sahiplerine yaptığı her türlü ödemelerle bağlamış bulunduğu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerini, zarara sebep olan işveren, ya da üçüncü kişilere rucu etmektedir.
Sürekli işgöremezlik derecesindeki değişim nedeniyle, gelir hesabındaki unsurlardan biri olan işgöremezlik oranınındaki değişme, ilk peşin değer miktarını etkileyecek olup, yapılması gereken iş; sigortalının sürekli iş göremezlik durumuna girdiği 25.10.2004 tarihi tibarıyla, % 14,2 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden ilk peşin sermaye değerli gelir miktarını Kuruma hesaplattırmaktan ibarettir.
2-Eldeki davada; hükme esas alınan kusur raporunda, kazalı sigortalı %40, işveren adi ortaklığın ortaklarından ... % 30, diğer ortak ise % 30 oranında kusurlu bulunmuşsa da; işverenin adi ortaklık olması karşısında, işveren adi ortaklığın kusur oranının belirlenmesi gerekirken, her bir ortağa ayrı ayrı kusur izafe edilmesi, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece, sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında inceleme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı biçimde hüküm tesis edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istem hâlinde davalılara iadesine, 03.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.