10. Hukuk Dairesi 2015/1232 E. , 2015/3679 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne Karar verilmiştir.
Hükmün, davacı, davalılardan ..., ... ve şirket avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi....... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hükmü temyiz eden davalıların, ıslaha karşı süresinde zamanaşımı defi"nde bulundukları halde, yöntemince irdelenmediği görülmüştür
Borçlar Kanununun 332/1. maddesinde belirtilen işçi-işveren arasındaki akde aykırılık eylemleri ve bu çevrede maddenin 2. fıkrası gereğince işverenin akde aykırı davranışları (işçi sağlığı ve iş güvenliğinin gerektirdiği önlemlerin alınmaması vs.) sonucu, 26/1. maddeyle vaki ilişkilendirme, bir bakıma akde aykırı hareketten doğan tazminat davaları hakkındaki hükümlere tabii olmakla; zamanaşımnın, işverenler açısından Borçlar Kanununun 125. maddesine göre belirlenmesi gerektiği gözetildiğinde on yıldır.
Zararlandırıcı sigorta olayına neden olan 3. şahıslar yönünden; üçüncü kişi ile sigortalı arasında akdi bir ilişki söz konusu olmayıp 506 sayılı Kanununu 26/2 maddesi ile Borçlar Kanununa yollamada bulunulduğundan, Borçlar Kanunun 60. maddesinde öngörülen bir ve on yıllık haksız fiil zamanaşımı süresinin uygulaması gerekir.
Zamanaşımnın başlangıcı konusuna gelince; 506 sayılı Kanunda zamanaşmının (özel olarak) düzenlenmediği düşünüldüğünde; genel hükümler çerçevesinde çözüm arama gereği vardır. Gerçekten de Borçlar Kanunun 128 maddesinde: “Zaman aşımı, alacağın muaccel olduğu zamanda başlar” denilmektedir. Kurum açısından alacak hakkı, bağladığı gelirin yetkili organ tarafından onaylandığı tarihte ödenebilir hale geleceğinden, muacceliyet’in onay tarihi olacağı açıktır. O halde, masraflar için sarf ödeme, gelirler için ilk peşin sermaye değerinin
başlangıçtaki gelir bağlama onay tarihinde (gelirler kesilerek filil ödemeye dönüşmüşse, her bir gelirin fiili ödeme tarihinde )zararı öğrenmiş olacağının ve zamanaşımının bu tarihte başlayacağının kabulü gerekir.
Mahkemece; yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, 09.09.2001 tarihli iş kazası sonucu ölen sigortalı.........."un hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir ile cenaze giderini ve aynı kazada yaralanan sigortalı........ için yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri ve tedavi giderlerinin 506 sayılı Yasa"nın 26. maddesine dayalı tahsili istemine ilişkin davada, davalı işveren şirket yönünden Geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinin ödeme ve sarf tarihlerinden itibaren 10 yıllık sürenin geçtiği, diğer davalılar yönünden ise, kaza tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin geçtiği ve ıslahla artırılan tutarların zamanaşımına uğradığının gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, belirtilen aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, diğer davalı ..."ın hükmü temyiz etmemesi nedeniyle davacı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu da gözetilerek; 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; sigortalı ........için gerçekleştirilen 666,24 TL tedavi giderinin 546,75 TL sinin tüm davalılardan bakiyesinin davalı ..."dan sarf tarihi olan 17.09.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine;
2-)521,36 TL geçici iş göremezlik ödemesinin 399 TL sinin tüm davalılardan bakiyesinin yalnız davalı ..."dan ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte;
3-)Sigortalı ölen Bayram için gerçekleştirilen 108,06 TL cenaze yardımının 85,31 TL sinin tüm davalılardan bakiyesinin davalı ..."dan sarf tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı kuruma verilmesine;
4-)20.083,89 TL ilk peşin sermaye değerinin onay tarihi 31.10.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine;
5-)2-Alınması gereken 1.460,39 TL harcın önceki bozulan kararla birlikte tahsil edilen 1.319,47 TL harçtan mahsubu ile bakiye 140,32 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına;
6-)Davacı tarafından yargılama aşamasında Yargıtay bozma ilamı öncesi sarf edilen toplam 2.013,42 TL yargılama gideri, 15,00 TL tebligat, 18,50 TL posta gideri ile Yargıtay bozma ilamı sonrası sarf edilen 97,00 TL tebligat, 1.090,00 TL talimat giderinden ibaret toplam 3.233,92 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre 3.193,98 TL sinin davalılardan bakiyesinin davalı ..."dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı Kuruma verilmesine,
7-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 2.566 TL vekalet ücretinin 2.533,00 TL sinin tüm davalılardan bakiyesinin davalı ..."dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı kuruma verilmesine;
5-Davalılar ............... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 264,4 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine" yazılmasına ve kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan ..., ... ve................ San. ve Tic. A.Ş."den alınmasına, 03.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.