Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/4952
Karar No: 2016/2783
Karar Tarihi: 29.02.2016

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/4952 Esas 2016/2783 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, davalı ile birlikte adi ortaklık kurduklarını, işin işleyişinin tamamen davalıya bırakıldığını, ancak davalının ortaklık hesaplarını boşalttığını belirterek alacak davası açmıştır. Mahkeme, davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar vermiştir. Ancak Yargıtay; davacının taleplerine ilişkin olarak mahkemece işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiğini, davalar arasında bağlantı bulunduğundan birleştirme kararının verilmemesinin de doğru olmadığını belirterek kararı bozmuştur. Mahkeme kararı, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre bir dava ticari dava sayılmadan önce tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da düzenlemede Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde hüküm olmalıdır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi, davanın niteliğini ticari hale getirmediğinden, işin ticari nitelikte olması davanın ticari dava haline getirmez.
3. Hukuk Dairesi         2015/4952 E.  ,  2016/2783 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın görevsizlik nedeni ile reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı vekili dilekçesinde; davacının mimar olup ....nin"de ortağı ve yetkilisi olduğunu, tarafların birlikte ... ... Ortaklığını kurduktan sonra işin işleyişinin tamamen davalıya bırakıldığını, ticari faaliyetlerini sürdürürken 11.05.2009 tarihinde davacının iş yeri adresine hacze gelinerek davacıya ait aracın haczedilmek istenmesi üzerine bu durumun araştırıldığını ve davalının, davacının ortağı olduğu şirket ile davacının hesaplarını boşalttığının öğrenildiğini bunun üzerine davacının, davalı ile aralarındaki ortaklığı bitirmek için yasal işlemlere başladığında söz konusu ortaklığın ödenmeyen Vergi ve SSK borcunun bulunduğunun tespit edilmesi üzerine adi ortaklığın borçlarını ödediğini,bunun üzerine .... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2010/433 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açtıklarını, müvekkilce 21.09.2010 tarihine kadar ödenen 45.700,00 TL"nin faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verildiğini, ancak 21.09.2010 tarihinden sonra müvekkili tarafından adi ortaklık için 50.444,43 TL daha ödendiğini belirterek davalının payına düşen 25.222,21 TL"nin dava tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece; davanın görevsizlik nedeniyle reddine,karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili .... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Taraflar arasındaki ilişki; adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
    Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, 23.09.2013 tarihinde açılmıştır.
    6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi"nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
    6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu"nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Buna göre işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
    Somut uyuşmazlıkta ;adi ortaklığı meydana getiren ortaklar tacir sıfatına haiz olmadığından dava ticari dava sayılamaz bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kuşkusuzdur. Görev kamu düzenine ilişkindir. Yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınmalıdır. O halde davacının taleplerine ilişkin olarak mahkemece işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
    Ayrıca; 6100 sayılı HMK"nın 166/1. maddesi; " Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." hükmünü ihtiva etmektedir.
    Eldeki dava ile .... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2010/433 Esas sayılı dosyası arasında bağlantı bulunması nedeniyle davaların birleştirilmesi yönünde karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi