13. Hukuk Dairesi 2013/3231 E. , 2013/8572 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki ayıplı hizmet nedeniyle ürün bedelinin iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, temizlenmesi için 1720 TL ye aldığı abiye elbisesini davalıya ait işyerine verdiğini, yıkamadan sonra renginin solduğunu, elbisede üstten aşağı uzun uzun beyaz çizgiler oluştuğunu,kumaşının sertleştiğini, ip ip toplandığını, elbisenin kullanılamaz hale geldiğini belirterek değeri olan 1720 TL “ nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davaya konu ürünün ... dışı temizlendiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ayıplı hizmet nedeni ile 1720 TL değerinde olan abiye elbisesinin kullanılamaz hale geldiğini ileri sürmüş, davalı ise,emanet fişinin 5.maddesi uyarınca abiye elbisenin özelliklerinden dolayı garantisiz temizlendiğini, elbisenin boya verdiğini, tek başına özel olarak temizlendiğini, hassas işleme tabi tutulduğunu herhangi bir kusurunun olmadığını savunmuştur. Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmış, tekstil hazır giyim bölümünde görevli öğretim üyesi bilirkişi, dava konusu abiye elbisenin % 100 ipek kumaşın çok hassas, çok özel bir kumaş olduğunu, temizlenmesinin de hassaslık gerektirdiğini, giysi etiketindeki sembollerin tüm bu özellikleri açıkladığını, temizleme sonucunda oluşan renk açılması, boy boy çizgiler, eskimiş kumaş görüntüsü etikette belirtilen sembollere göre işlem yapılmadığını, temizleme işlemi ile ilgili hata olduğunu belirtmiştir. Mahkemece, davaya konu ürünün ... dışı temizlendiği anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilmiş ise de 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun"un 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve "Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şart ın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A, 6/B, 6/C, 7,9, 9/A, 10, 10/A ve 11/ A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az on iki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir..." hükmü, yine 4077 sayılı Kanun"un değişik 6. ve 31. maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde "satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır" hükmü getirilmiştir.Taraflar arasındaki 09.03.2012 tarihli emanet fişinin 5. maddesinde yer alan düzenleme tüketici davacının aleyhine olan ve tüketiciyi külfete sokan sözleşme hükmünün tüketici ile ayrıca müzakere edilerek kararlaştırılmadığı için açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğu kabul edilmelidir. Davalı cevap dilekçesinde de abiye elbisenin boya verdiğini kabul etmiştir. Hal böyle olunca davacının temizleme için verdiği elbiseyi davalının elbisedeki sembollere göre özenle yıkama yükümlülüğü oluşmuştur. Temizleme hizmeti sonucunda elbisenin renginin solduğu, beyaz çizgiler oluştuğu kumaşın ip ip toplandığı elbisesinin kullanılmayacak hale geldiği bilirkişi raporu ile de belirlenmiştir. Ancak davacının temizliğe vermeden önce de bu elbiseyi katıldığı bir düğünde kullandığı ve elbisenin etek uçlarında kirlenmeler olduğu da davacı beyanı ile sabittir.Mahkemece davacının elbiseyi kullandığı amaç ve süre de dikkate alınarak makul bir indirim yapmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.