16. Hukuk Dairesi 2017/2678 E. , 2020/5705 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 261 parsel sayılı 8.584,27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davacı ile davalılar adına tespit ve hükmen tescil edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal, taksim, pay devri ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazdaki davalıların paylarına ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile bu payların adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davacının annesi ..."a ait olduğu, ...’ın, davacı ve kardeşi ... dışında ... ve ... adında çocuklarının da bulunduğu, murisin terekesinin, ölümünden sonra tüm mirasçılarının katılımı ile usulünce paylaşıma konu edilmediği gerekçe gösterilmek sureti ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, değerlendirme hatalı olduğu gibi yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz, tapu kaydına dayalı olarak, müşterek muris ... mirasçıları olan davacı ve davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın annesi ... kızı ...’ın murislerinden intikal eden yer olup, annesi ile kardeşleri arasında yapılan taksim sonucunda taşınmazın annesine, annesinin ölümü ile de kendisi ile tek kardeşi olan ...’a kaldığını, ... ile yaptıkları taksim sonucunda ise kardeşinin tüm miras hakkını aldığını ve çekişmeli taşınmazın bu paylaşım sonucunda kendisine bırakıldığını ileri sürerek dava açmış, ayrıca 12.07.2001 tarihli adi yazılı senede, ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1973/12-1975/79 Esas, Karar sayılı ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1962/188-1967/81 Esas, Karar sayılı dava dosyalarına dayanmıştır. Dosya kapsamında bulunan ...’a ait veraset ilamından ve UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarının incelenmesinden, davacının miras bırakanı ...’ın mirasçıları olarak davacı ... ile davalılardan ...’ın bulunduğu, mirasçıları arasında ... ve ...’un bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının miras bırakanı ...’ın mirasçıları arasında ... ve ...’un bulunmadığının anlaşılmasına göre, ihtilafın bu kapsamda çözüme kavuşturulması, bir diğer ifade ile taşınmazın davacının murisi ...’ya ait olduğunun belirlenmesi halinde, mirasçıları olarak görünen davacı ile kardeşi ... arasında bir taksim yapılıp, yapılmadığının belirlenmesi sureti ile karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemenin bu yöndeki araştırması yeterli olmayıp, davacının dayandığı senet üzerinde durulmamış, davacının murisi ...’ya ait olduğu bildirilen taşınmazın mirasçıları olan davacı ve kardeşi arasında taksim edilip edilmediği hususunda ayrıntılı beyan alınmamış, ayrıca çekişmeli taşınmazın tespiti, tarafların müşterek murisleri ... mirasçıları adına tapu kaydına dayalı olarak yapıldığına ve bu tapu kaydının da taşınmaza uymadığı hususunda bir iddia ileri sürülmediğine göre, taşınmazın tapu kayıt malikleri arasında haricen taksim edilip edilmediği, taksime konu edilmiş ise davacının miras bırakanı ...’ya isabet edip etmediği hususlarına yönelik araştırma yapılması gerekirken, bu hususta mahalli bilirkişi ve tanıklardan beyan alınmamış, davacının dayandığı dava dosyaları getirtilerek bu dosyadaki delillerden de yararlanılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma, inceleme ve uygulamaya dayanılarak hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; Mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için, öncelikle davacının dayandığı ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1973/12-1975/79 Esas, Karar sayılı ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1962/188-1967/81 Esas, Karar sayılı dava dosyaları getirtilmek suretiyle dosya ikmal edilmeli, bundan sonra çekişmeli taşınmazı iyi bilen, elverdiğince yaşlı ve yansız mahalli bilirkişiler ve taraf tanıkları, 12.07.2001 tarihli senet mümzileri ile fen bilirkişisinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı ve çekişmeli taşınmazın, tespite esas tapu kaydının malikleri olan tarafların müşterek murisi ... mirasçıları arasında taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise taşınmazın kime isabet ettiği, kimden kime ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ve ne zamandan beri kullanıldığı hususlarında ayrıntılı beyan alınmalı, taşınmazın harici taksim yolu ile davacının miras bırakanı ...’ya düştüğünün anlaşılması halinde, ... mirasçısı ...’nın payını davacıya devredip devretmediği ya da davacı ile bu kişi arasında bir taksim bulunup bulunmadığı sorulup saptanılmalı, davacının dayandığı senet içeriği, senet mümzilerden sorularak davacının kardeşi ...’nın miras payını alıp almadığı ve çekişmeli taşınmazın davacıya taksimen isabet edip etmediği kesin olarak belirlenmeli, beyanlar arasında çelişki doğduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, çelişkinin giderilmemesi halinde hangi beyana hangi gerekçeyle üstünlük tanındığı karar yerinde açıklanmalı; fen bilirkişisine, keşfi takibe, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir rapor ve kroki düzenlettirilmeli; ayrıca davacının dayandığı dava dosyalarının içeriklerinden yararlanılmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirmeyle ve yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.