10. Hukuk Dairesi 2014/1197 E. , 2015/3632 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Mahkemesi
İcra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemi davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ancak yargılama masraflarının davalıdan tahsiline ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesini tarafların avukatlarının istemesi ve davalı avukatının duruşma talep etmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.03.2015 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davacı adına Av. ....., davalı adına Av.... geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunanların açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi...... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının avukatının tüm, davalının avukatının sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-) 6385 sayılı Kanunun 14. maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 47. maddedeki; "... Sosyal güvenlik kanunlarına göre emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerlerinde çalışmaları nedeniyle aylıkları kesilmesi gerekenlere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ödeme dönemine kadar yersiz olarak ödendiği tespit edilen aylıklara ilişkin asli ve ferî borçlar, ilgililerin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren dört ay içinde başvuruda bulunmaları halinde 6111 sayılı Kanunun ilgili maddelerine göre yapılandırılır.” düzenlemesi gereğince 6111 sayılı Kanunun 17. maddesinin 31. fıkrasındaki, "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından fazla veya yersiz olarak ödendiği tespit edilen ve 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunların mülga hükümleri ve 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesi gereğince tahsil edilmesi gereken gelir ve aylıklara ilişkin borç asılları ile bu borçlara
anuni faiz uygulanan sürenin başlangıcından bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde bu borçlara uygulanan kanuni faizin tahsilinden vazgeçilir.” hükmünden faydalanan davalının, yargılama sürecinde davaya konu Kurum alacağını yapılandırarak tüm borcu ödediği gözetilerek, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ancak icra takip ve yargılama masraflarının davalıdan alınmasına ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Hukuki nitelik olarak 6111 sayılı Kanun kapsamında tarafların yapılandırma sözleşmesi imzalaması davaya son veren bir sulh işlemidir. Davalı, davacı Kuruma olan borcunu kabul ederek, yapılandırma şartlarından yararlanmak istemiş, Kurum da bir kısım alacaklarından vazgeçmek suretiyle davalı istemini kabul etmek suretiyle davalının borcunu ödemesini ve dolayısıyla alacağının tahsilini sağlamıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 314 ve devamı maddelerine göre, Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Sulh, mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken bir olaydır.
Sulh müessesesininde içinde bulunduğu bazı hallerde dava devam ederken, dava açılmasından sonra meydana gelen (dava konusu alacağın ödenmesi gibi) bir nedenle dava konusu ortadan kalkabilir.
Davanın konusuz kalması halinde, artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmaz. Bu halde, mahkemece, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Bu çerçevede, eldeki gibi Kurumun alacağının tahsili için yürüttüğü icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davalarında da dava konusunun tümü hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekmekte olup; yapılandırma sözleşmesi içinde düşünülmesi gereken icra takip masrafları ve vekalet ücreti yönünden ayrıca takibin devamına karar verilmesinin mümkün olmadığının gözetilmemiş olması;
3-) Öte yandan, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesine göre, Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. 326. maddesinde tarafların kusuru değil, davada haklı çıkma oranları göz önünde tutulmuş olup; 331. maddesinde, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.
Bu yasal çerçevede; Kurum alacaklarının ivedilikle tahsili amacıyla bir kısım Kurum alacağının tahsilinden vazgeçen ve bu yolla borçluları, borçlarını ödemek için teşvik etme amacını güden ve yargılama aşamasında yürürlüğe giren kanun maddesinden faydalanıp borcunu ödeyen davalıyı, davanın açıldığı tarihte haksız
larak nitelendirmek suretiyle anılan kanunun amacına aykırı şekilde yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğinin takdir edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi gereğince ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hükümdeki, ...... İcra Müdürlüğünün 2011/3810 Esas sayılı takip dosyasının icra masraf ve icra vekalet ücreti yönünden DEVAMINA," "Davanın açılmasına borçlu davalı sebebiyet verdiğinden iş bu davanın yargılama giderlerinden borçlu davalının sorumlu tutulmasına, 2-Alınması gereken 24,30 TL karar ve ilam harcının davalı....."dan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT Gereğince hesaplanan 1.320,00 TL vekalet ücretinin davalı...."dan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 30,00 TL Tebligat, 32,50 TL Posta gideri, 200,00 TL Bilirkişi ücreti, olamak üzere toplam 262,50 TL yargılama giderinin daval...."dan alınarak davacı kuruma verilmesine," ibarelerinin silinerek hükümden çıkarılmasına; hükme, "Yaptıkları yargılama giderlerinin tarafların üzerlerinde bırakılmasına" ibaresinin yazılarak eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalı avukatı yararına takdir edilen 1.100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, 03.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.