16. Hukuk Dairesi 2014/603 E. , 2014/1287 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ADANA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/04/2013
NUMARASI : 2010/889-2013/250
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı Hazine vekili; K.. Köyü 1477 (3028) sayılı parsel olarak Adana Büyükşehir Belediyesi adına ihdasen tescil edilen taşınmazın 579.25 metrekarelik kısmının, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve adı geçen Belediyece yapılan imar uygulaması sonucu kamu alanında kullanılmak üzere terkin edildiğini; bu ihdas parselinin anılan miktarı üzerine de 4724 ada 2 sayılı imar parselinin oluşturulduğunu; ancak, belirtilen şuyulandırma işleminin ve öncesinde aynı bölgede Seyhan Belediyesince yapılmış olan 37 nolu imar düzenlemesinin idari yargı yerinde iptal edildiklerini ve imar parselinin tapu kaydının yolsuz tescil hükmünde olduğunu ileri sürerek; 1477 (3028) sayılı kök parselin kadastro sınırları içinde düzenlemeyle oluşturulan 4724 ada 2 sayılı imar parselinin 579.25 metrekarelik binmeli alana isabet eden kısmının iptali ve Hazine adına tesciliyle tapu kayıtlarının eski hale iadesinin sağlanması isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda “davacının davalı S.. B.. aleyhine açtığı davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulü ile; Adana İli, Ç.. İlçesi, K.. köyü, 1477 kök parselin ihyasına, fen bilirkişisi S.. A.."nın 27.06.2011 tarihli krokili raporunda; sarı renkle taralı olarak gösterilen Adana İli, Ç.. ilçesi, K.. Köyü, 1477 (3028) kök parsele isabet eden 604,92m²"lik, Adana İli, Ç..İlçesi, K..Köyü, 4724 ada, 2 parsel"in imar öncesi kadastral hak durumuna dönülerek 1477 parselin ihyasına, oluşan tapu sicil kayıtlarının iptaline, Hazine adına tesciline” karar verilmiş; hüküm, davalı A.. B.. vekili ile davalı Ç.. B.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptal ve eski hale ihya sureti ile Hazine adına tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece; davalı S.. B.. aleyhine açılan davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden ise, çekişme konusu taşınmazın dayanağı imar uygulamalarının idari yargıda iptal edildiği gerekçesiyle, kök parselin ihyası ile tapu iptal ve Hazine adına tescil isteğinin kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazın bulunduğu alanda Seyhan Belediyesinin 37 nolu imar düzenlemesi yaptığı, daha sonra aynı bölgede Adana Büyükşehir Belediyesi"nin imar uygulaması gerçekleştirdiği, her iki imar düzenlemesinin idari yargı yerinde iptal edilerek, idari yargı kararlarının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı Hazine vekili; çekişmeli yerin, öncesinde devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu halde, Adana Büyükşehir Belediyesi adına ihdas suretiyle tescil edilerek, adı geçen Belediyece yapılan imar uygulaması sonucunda da tamamının kamu alanında kullanılmak üzere terkin edildiğini, ancak anılan imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edilmiş olup, böylece imar parselinin sicil kaydının yolsuz tescil durumuna düştüğünü ileri sürerek tapu iptal ve Hazine adına tescil ile tapu kaydının eski hale iadesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, imar uygulamasının dayanağı olan idari işlemin iptal edilmesi ile sicilin illetten yoksun kalacağı ve yolsuz tescil durumuna düşeceği açıktır. Dayanıksız kalan (illetten mücerret) kaydın iptali ve kadastral parselin geometrik ve hukuki durumunun ihyası şeklinde karar verilmesi gerekeceği tartışmasızdır. Öte yandan; çekişmeli taşınmazın Belediye sınırları içerisinde ve kadastro sırasında tespit dışı bırakılan yer olduğunun belirlenmesi halinde, 1966 tarihinde yürürlüğe giren 775 sayılı Yasa"nın 3/2. maddesinde öngörülen Belediyeye devri gerekli taşınmazlardan olup olmadığının açıklığa kavuşturulması; şayet yasa gereğince Belediyeye devri gereken yerlerden olduğu tespit edilirse, Hazine"nin taşınmazda mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı gözetilerek Hazinenin davasının reddine karar verilmesi; diğer taraftan, 775 sayılı Yasanın 3. maddesi her ne kadar 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 sayılı Yasa ile iptal edilmiş ise de; iptal kararının bu tarihten önce doğmuş olan haklara etkili olmayacağı, bir başka ifadeyle kazanılmış hakkın korunması gerekeceği kuşkusuzdur. Ayrıca; kapanmış yollar bakımından da, 3194 sayılı Yasa"nın 17. maddesi hükmü uyarınca Belediye adına tescilin öngörüldüğü ve 2644 sayılı Tapu Kanunu"nun 21. maddesi hükmünün de kapanmış yolların içinde bulunduğu tüzel kişi adına tescili gerektiğini düzenlediği bilinmektedir. Somut olaya gelince; mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulamanın hüküm kurmaya elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Mahallinde yapılan uygulama neticesinde teknik bilirkişi, “çekişmeli 1477 sayılı parselin, Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan uygulamada tescil harici yerden (yoldan) ihdas suretiyle oluşturulduğu, kök parsele dönüşüm halinde, 2. Uygulama ortadan kalktığından 4724 ada 1 ve 4725 ada 1 sayılı imar parsellerinin oluşturulduğu duruma, 1. uygulamanın da iptali nedeniyle kadastro durumuna dönüleceği, bu halde 1477 sayılı parselin tescil harici yerde kaldığı” şeklinde rapor sunmuş olup; 1477 sayılı kök parselin tescil bildiriminde (ihdas beyannamesinde), 176 nolu parselin yola terkinden ihdas edildiğinin belirtildiği de gözetilerek; çelişkiler giderilmediği gibi, çekişme konusu taşınmazın imar uygulamalarından önceki vasfı (Seyhan Belediyesi’nin imar düzenlemesinden önceki niteliği ile anılan şuyulandırma işlemi sonucu akıbeti, Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan imar uygulaması sırasında nereden ihdas edildiği) ve Hazine ile ilgisinin bulunup bulunmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanmamış ve ayrıca Belediyeye devri gereken yerlerden olup olmadığı hususu üzerinde de durulmamıştır. Öte yandan, davalılardan A.. D..’ın irtibatlı olduğundan bahisle birleştirme talebinde bulunduğu dava dosyası getirtilip incelenmemiş; irtibat durumu değerlendirilmemiş; yine 176 sayılı kadastral parsel ile dava konusu 4724 ada 2 sayılı imar parselinin ilk tesislerinden itibaren tedavüllü tapu kayıtları (kütük sayfaları) ve dayanak belgeleri (Belediye Encümen kararları, şuyulandırma cetvelleri, vs) temin edilerek, taşınmazın hangi uygulamalar kapsamında kaldığı hususu denetlenmemiştir. Kabule göre de; çekişmeli imar parselinin iptal edilen kısmı net bir şekilde belirtilerek bu bölümün tapusunun iptali ve bu kısmın Hazine adına tesciline hükmedilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak biçimde yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetsizdir. Hal böyle olunca; yukarıda değinilen ilkeler ve yasal düzenlemeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması, tarafların tüm delillerinin toplanması, toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 14.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.